02 Şubat 2012 Perşembe
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Erhan BAŞYURT
Erhan BAŞYURT
ebasyurt@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

'Türkçe konuşmak' mı, 'sessiz diplomasi' mi?

Türkiye uzun süredir dış politikada "Türkçe konuşmak" olarak nitelendirilen, gerilim artırıcı politikaları tercih etti.
Gerilim stratejisi, güç dengesinin lehte olduğu ikili krizlerde olumlu sonuç verse de, güç dengesinin aleyhte olduğu krizlerde ters tepiyor.
İkincisi sürekli "Türkçe konuşmak", dünyaya "uzlaşma ve barış kültüründen uzak", kavgacı bir ülke imajı vermemize neden oluyor.
Fransa'da "soykırımı inkâr yasası"nın Senato'nun onayından geçmesinin ardından Türkiye'nin izlediği politikalar, bu açıdan dikkat çekiciydi.
Tepkiler ölçülü bir dille ifade edildi.

Sarkozy'nin oyunu bozuldu

Sarkozy'nin dış politikada yeni bir zafer kazandığı görüntüsü verip, Türkiye karşıtı sağ seçmenleri arkasına alma oyunu bozuldu.
50 vekil "evet" derken oylamaya katılmayan 65 vekil, 77 senatör ile birlikte özgürlük karşıtı yasayı Anayasa Konseyi'ne götürdüler.
Sessiz sedasız yürütülen lobi çalışmaları ve diplomasi sonuç verdi.
Gerilim artırılmayarak, Fransa kamuoyunda akıl tutulması yaşanmasının önüne geçildi.
Sarkozy, ülke çıkarlarını siyasi amellerine alet etme fırsatını bulamadı.
Demek ki, kimi zaman "sessiz diplomasi" daha başarılı sonuçlar veriyor.
Her şey bitti mi?
Tabii ki 'hayır.'
Bugün Fransa'da yaşanan yarın Ermeni diasporasının güçlü olduğu başka ülkelerde tekrarlanabilir.
Nitekim 1915 olaylarını soykırımı olarak kabul eden ülke parlamentolarının sayısı 22'yi buluyor.
Diaspora, gözünü karartmış şekilde 100'üncü yıla kadar, tazminat ve toprak gibi yeni bir aşamaya geçebilmenin hayallerini kuruyor.

Büyükelçi kibarca söylüyor

Türkiye ne yapmalı?
Birincisi, "soykırımı" şiddet içeren bir suçlama olduğu için, şiddet çağrışımı yapan bir dille iddialara yanıt vermemeli.
Şayet herhangi bir ülkeye uygulanacaksa, ekonomik yaptırımları dahi dile getirmeden ama hissettirerek hayata geçirmeli.
İkincisi, yeni girişimler başlamadan Türkiye, bir akademik aydınlatma kampanyası başlatmalı.
Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Laurent Bili dün Zaman'a verdiği beyanatta diyor ki: "Birinci Dünya Savaşı'nda 2 buçuk milyon Türk'ün de hayatını kaybettiğini Fransa'ya anlatmamız lazım."
Aslında kibarca "gerçekleri anlatmada yetersiz kaldınız" diyor.

Bari kitapları çevirelim

Türk Tarih Kurumu Ermeni Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Kemal Çiçek, BUGÜN televizyonunda Perde Arkası programına yaptığı açıklamada, Fransız senatör ve vekillerin eline verilebilecek, Türkiye'nin tezlerini anlatan tek bir Fransızca çalışma olmadığını anlattı.
Hatta dönem telgraflarının çarpıtılarak okunduğunu, "aslı budur" diye bir aydınlatma girişiminin bile yapıl(a)madığını anlattı.
Oysa Türkiye'de son yıllarda 1915 tehciri ile ilgili birçok bilimsel çalışma yapıldı.
Demek ki şimdiden bu eserlerin İngilizce'nin dışındaki Fransızca, Almanca, Rusça, İspanyolca ve Arapça gibi yaygın dillere çevrilmesi gerekiyor.
Bu da uzun dönemli "sessiz diplomasi"dir.
Diplomasiyi sadece kriz anlarında hatırlamayı terk etmeliyiz.
Yarım yüzyıllık kara propagandaya, yarım günde cevap vermek mümkün değil.




Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (4 yorum)
"aslında kibarca "gerçekleri anlatmada yetersiz kaldınız" diyor." hayır efendim;bu konuda en çuk mücadele eden,tanınan sayın halaçoğlu'nu görevden fransa başbakanı sarkozy'mi aldı diyor,uyanın balığa gidelim diye bas bas bağırıyor.kurtla yiyip çobanla ağlanmaz diyor.sarkozy de,libya de,bop de eeeee
mümin - 14:50 / 2012.02.03
ne yani kanıtladı diye mi tutuklandı?dalga mı geçiyorsun?biri araştırma yapıp bi sonuca varsa,sonra birini öldürse,tutuklanınca,yaptığı araştırmaya mı bağlamak gerelir.trajik.
PABUÇ DEMOKRATINA 15.09 A - 16:43 / 2012.02.02
sn yazar mehmet perinçek aylarca rus arşivlerinde araştırma yaptı gün yüzüne çıkmamış belgeleri kitabında yayınladı ermeni soykırımının yalan olduğunu kanıtladı ama ülkeye döner dönmez tutuklandı ermeniler şimdi ellerini ovuşturuyorlar bunun izahını yapabilirmisiniz
yorgun demokrat - 15:09 / 2012.02.02
tribünlere değil,ülkenize oynuyorsanız,konuşmanız da ona göredir.önemli olan konuşmak değil,sonuç almaktır.50 yıldır,sert köşeli laflar edip kıçüstü oturmak yerine;uygun kişilere,yerinde sözler sarfetmek, akıldır.
laf - 13:21 / 2012.02.02



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Türkiye'ye yazık ediliyor

BUGÜN Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt hukuk tanımaz...

Manşetlerde 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs Darbesi, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye...

Kamer Genç'ten zehir gibi açıklama

"Kavgaysa kavga, silahlı mücadeleyse silahlı mücadele, kana kan...

Pınarbaşı saldırısında şok detay

Pınarbaşı Emniyet Müdürlüğü'ne yönelik intihar saldırısında...

Türkiye-Suriye sınırında çatışma

SURİYE ordusu ile muhalifler arasında Türkiye sınırına 10 kilometre...

"Her kürtaj bir Uludere"

Başbakan Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Kongresi'nde konuştu...

Başakşehir'den anlamlı sergi

Başakşehir Belediyesi’nin eğitim merkezli hizmet anlayışına güzel bir...

Hain saldırının asıl hedefi

Kayseri'de düzenlenen hain saldırının asıl hedefi neresiydi?

Ümit Kocasakal suç işledi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma...

Silvan yolunda 70 kg bomba

Silvan'da yapımı devam eden Silvan Barajı'nda güvenlik önlemi alan...

Bakın nerde ortaya çıktı?

Fransa'ya sığınan Cem Uzan'ın, tek umudu Galatasaray'ın bir Fransız...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.