Dün işten çıktım, eve gidiyorum...
Dışarıda müthiş bir kar yağıyor, arabada kış lastikleri takılı ama yine de tedirginim...
Çünkü önümde, sağımda, solumda kış lastiği kullanmayan araçlar bulunabilir.
Ve içlerinden biri kayıp bana bir zarar verebilir.
Telefon çaldı; açtım, Bülent Ersoy...
Tam Boğaziçi Köprüsü'nün üzerindeyim.
Önümde göz gözü görmüyor ve karşımda son 'Hürrem!'
"Nasılsınız Bilal Bey" dedi...
Ve ekledi, "Sizin gibi bir tecrübe, gerçek saçla peruğu nasıl ayırt edemez?"
Meğer, Bülent Ersoy'un 'Hürrem kızılı' saçları perukmuş!
"Sadece ben değil, bütün medya yanıldı. Gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar başarılı bir peruk yapmışlar" dedim...
"Kuaför Muammer Yaprakgül benim için özel yaptı. Bundan iki tane var. Öbürü de aynı renk, onun şekli değişik, bir gün arayla Denizli'deki konserimde taktım. Bunlar çok özel yapım; 'Etli peruk' diyorlar. Tanesi kaç lira biliyor musun?"
"Hayır bilmiyorum."
"7 bin euro..."
Sarışın Bülent Ersoy nasıl olur?
Deli gibi yağan tipiden önümü görmeye çalışırken sordum:
"Gerçekten pahalıymış. Neden Hürrem gibi kızıl bir renk seçtiniz?"
"Bana ne Hürrem'den Bilal'ciğim. Ben Bülent Ersoy'um. Benim, o Meyrem denilen kıza benzemek istediğimi yazmışsın. Olur mu, ben o dünkü kızı mı örnek alacağım? Şimdi kızıl renk moda diye, havam şöyle bir değişsin istedim, yaptım. Hani insan bazen değişiklik ister ya! Bak yakında sarışın da olacağım. Sarışın Bülent Ersoy nasıl olur sence?"
"Ama siz koyu tenlisiniz, iyi olmaz herhalde."
"Olur olur... Şunu iyi tespit etmişsin, kızıl peruğu takınca açık renk makyaj yaptırıp cildimi açtım. Sarışın olunca da yakıştırırım ben. Ama sana şunu da söyleyeyim, Bülent Ersoy siyah renk saçtan asla vazgeçmeyecek."
Telefonda konuşurken tipi diner gibi oldu, ama Bülent Hanım'ın Meryem Uzerli ile ilgili öfkesi dinmemişti...
"O hanım, ekranda yeşil iri taşlı bir yüzük takmıştı dizinin ilk bölümlerinde hatırladın mı?"
"Evet, hatırladım."
"O imitasyon biliyorsun; onun gerçeğini yani hakiki zümrüt yüzüğü ben taktığımda o küçük kız Almanya'daki evinin önünde ip atlıyordu!"
"Sizdeki mücevherlerin hiçbir sanatçıda olmadığını biliyorum" dedim...
Telefonu kapattığımda, çok şükür kazasız belasız eve ulaşmıştım.
bülent ersoydaki mücevherler türkiyenin en zengin is kadınlarinda bile yoktur.