Ana sayfa » Yazarlar » Toktamış ATEŞ
03 Mayıs 2008 Cumartesi
Toktamış ATEŞ
Toktamış ATEŞ
tokta@bugun.com.tr
Google Facebook Del.icio.us Digg Favorilerime ekle Arkadaşına gönder Yazdır
Referandum sürprizi
Siyasal gündemimizi işgal eden, iç politika sorunlarından hiçbirinin çözümüne değin, netleşen bir şey yok. Ne "Anayasa değişimi", ne "Anayasa Mahkemesi'nde uygulanacak taktik", konusunda; AKP'nin tam netleşen bir tavrı yok. Bazen, "galiba böyle...
..", gibisinden bir düşünceye kapılıyoruz. Fakat kısa sürede, doğru olmadığını anlıyoruz...Sayın Cumhuriyet Başsavcısı'nın iddianamesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesinden sonra, AKP'nin nasıl bir tutum takınacağı, yanıta rağmen (şimdilik) belirsiz, ama çok önemli. Öylesine önemli ki; bu, bir "rejim sorununa", bile yol açabilir. Fakat bu konunun biraz açıklanmasında yarar var.

Daha önceleri de, aynı konuya defalarca ve defalarca değinmemin yanı sıra; salı günkü yazımda da, altını çizmiştim. Fakat araya 1 Mayıs girdiği için, konunun tamamlanmasını bugüne bıraktım. Eğer laiklik, "egemenlikle" ilgili bir kavramsa; yani laiklik, "bir toplumda; yönetenlerin, yönetme yetkisinin kaynağı ile ilgili", bir kavramsa; o zaman, halk egemenliği ile, laiklik arasında mutlak bir paralellik vardır. Cumhuriyet Başsavcısı'nın iddianamesiyle ilgili, fazla bir şey söylemek istemiyorum.

Zaten bu konuda ileri- geri konuşma, yasal olarak da suç oluşturabileceğinden, dikkatli ve duyarlı olmamız gerek. Fakat internet üzerinden aldığımız iddianamedeki suç kanıtları, benim açımdan inandırıcı olmadı. Onları bir yana bırakarak; bizim Fatih'teki evin etrafında türeyen kara çarşaflıların, çoğalma hızını saptasalar, çok daha inandırıcı bir iddianame kaleme alabilirlerdi. Gerçekten, kara çarşaflı hanımlarımızın sayısı; sanki bir yerden işaret almışlarcasına, inanılmaz bir biçimde arttı. Eskiden, daha çok Çarşamba ve Draman taraflarında görülen bu hanımlar, şimdi Fevzi Paşa caddesinin, sağ tarafındaki sokaklara dadandılar. Ne diyelim, hayırlısı olsun. Bu da onların tercihleri...

AKP'nin, bu yargı süreci içinde, ne yapacağı henüz belli olmadı. Ben olsam, Anayasa değişikliğine gider ve sorunu kökünden çözerim. Ancak bunu yapabilmek için, MHP'yi de ikna etmeleri ve biraz aşağıda vurgulayacağım nedenden ötürü, işi referanduma bırakmamaları gerek. Kimi hukukçularımız; devam eden bir davayla ilgili olarak, sonucu etkileyecek bir değişiklik yapılamayacağını, bunun "etik" olmayacağını ileri sürüyorlar. Doğrusu son zamanlarda, etik kurallarının hayli yıprandığını düşünüyorum. Ve uçuruma itilmek istenen bir siyasal kadronun, kendini kurtarmak için bu yola başvurmasını, çok garip karşılamam...

Ancak, böyle bir anayasa değişikliği önerisi, referanduma giderse; hiç beklenmeyen, daha doğrusu, AKP'lilerin hiç beklemediği, bir sonuç ortaya çıkabilir. Eğer halkımız bu referandumu, "laikliğin oylanması", olarak değerlendirirse, ya da böyle değerlendirmesi konusunda ikna olursa; öyle sanıyorum ki, laiklikten ödün vermeyecektir. Türk halkı, en az yarım yüzyıldır, kendi kaderine egemendir ve birkaç kez ara verilmiş olsa bile, çoğulcu demokrasinin nimetlerinden yararlanmasını bilmektedir. Zaten, çok partili demokrasiye ara verilen dönemlerde, en kısa zamanda çok partili demokrasiye dönüleceği sözü verilmektedir ve bu söz, (12 Eylül'de biraz gecikmeli olsa bile), tutulmaktadır.

Laiklik, Türk halkının ruhuna işlemiştir. Örneğin, Atatürk'ün yaşadığı 1920'li, 1930'lu yıllarda, bir referandum yapılsa ve "laik düzenden mi yanasınız, yoksa Hilafet'i geri mi istersiniz?", diye sorulsa; laik düzene sahip çıkanlar, azınlıkta kalırdı. 1930'lardaki "Serbest Fırka" olayı, bunu gösteren ilginç bir işarettir.

Aynı soruyu bugün sorsanız; tüm partilerin aldıkları oyları da göz önünde bulundurarak iddia ediyorum, halkımızın yüzde 90'dan fazlası, laik düzene sahip çıkar. Çünkü, laikliğin getirdiği, "egemenlik hakkının", değerini bilir. Eğer anayasayla ilgili yapılacak bir referandum laiklik referandumuna dönüştürülürse, AKP çok zora girebilir. Bu nedenle, eğer anayasa değişikliğini referandumsuz yapamayacaksa, bu yola hiç başvurmaması gerekir. Ayrıca; ülke öylesine "gerilir ki", referandum sonucu ne olursa olsun hiç kimse bir şey kazanamamış olur...






Yazarın son yazıları






Çok Okunanlar
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.