13 Eylül 2008 Cumartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Ahmet TAŞGETİREN
Ahmet TAŞGETİREN
atasgetiren@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Ama sevgili dostlar...

Ben, Doğan grubunun, gerek patronluk, gerek yazı işlerine hakim zihniyet ve gerekse, kimi köşeler bakımından AK Parti iktidarından hiç hazzetmediğinden adım gibi eminim.
Ben, Doğan grubundaki AK Parti karşıtlığının bir ayağında, çok net ideolojik tercihler bulunduğundan ve bunun benim inançlarımı ilgilendirdiğinden de kuşkum yok.

Ben, Doğan grubunun medyacılıkla iş ilişkilerini iç içe götürdüğünden, sahip olduğu medya gücünü iş bitirmek için kullandığından da adım gibi eminim. Ben, bu son kapışmada Hilton meselesinin büyük etkisi olabileceğinden de şüphe duymam. Doğan grubunun, hükümete muhalefette CHP ile dirsek teması içinde olduğu da ayan - beyan görülüyor.

Doğan grubunun sürdürdüğü muhalefette, Ergenekon konusunun da etkili olmasını mümkün görüyorum. En azından yolsuzluk iddialarının Ergenekon konusunu gündemden düşürdüğünden ve Doğan grubunun amiral gemisinin Ergenekon konusuna hep mesafeli durduğundan yola çıkılırsa, bu ihtimal ihmal edilemeyecek bir nitelik kazanıyor. Ama sevgili dostlar... Bütün bunlara rağmen, ortaya atılan yolsuzluk iddialarının doğru cevaplanması ve bu işten herkesin alnının akı ile çıkması ya da suçluların varsa ayıklanması gerekiyor.

Doğru cevaplama dediğimde, mesela, yolsuzluk iddiasının cevabı, Önder Sav'ın Peygamberimizle ilgili sözleri değildir. Onunla hesaplaşılmalıdır, Önder Sav'dan o sözlerin hesabı sorulmalıdır evet, ama, "Bize yolsuzluk isnat ediyorsunuz ama siz de şunu söylediniz" tarzındaki bir söylem, açık konuşalım işi mecrasından kaydırma niyeti olarak algılanır. Hatta bakın, "Bize yolsuzluk isnat ediyorsunuz ama, siz de şurada yolsuzluk yaptınız" türünden bir savunma da "aklanma" getirmiyor.

Bu söylem sadece "Tencere dibin kara...." çerçevesine oturur. Yolsuzluklar birbirini götürsün ve tartışma bitsin, yaklaşımı sağlıklı bir yaklaşım değildir. Doğru cevaplama, Almanya'da görülmekte olan davada işin nereye varacağı noktasında toplanıyor. -Almanya'daki Deniz Feneri'nde gerçekte ne oldu? Doğrusu ben, Doğan grubunun iddialarından bağımsız olarak bu konuyu merak ediyorum. -İtiraflar neyi kapsıyor? Ne kadar gerçekliği ifade ediyor? -Almanya - Türkiye arasında nasıl bir para trafiği oldu?

-Bu trafik, sadece Almanlar'ın para transferinde gösterdiği hassasiyet sebebiyle mi sorun haline geldi?

-Bu süreçte kimin mali imkanları nasıl gelişti?

-Fakir - fukara için toplanan paralar, şahsi veya gayrı şahsi anlamda - yani dava aynı dava mantığıylabaşka alanlara transfer edildi mi?

-Almanya'daki davaya nasıl bakılıyor? Kimi yazarların iddia ettiği gibi Almanlar'ın Türkiye hesaplaşması ve AK Parti'yi zora sokma stratejisi mi söz konusu? Yoksa var olan bir yolsuzluk iddiasını soruşturan ve gerçeği ortaya çıkarmayı amaçlayan normal bir yargı süreci mi?

Bu sorular varken, zihinleri durultmak mümkün değil. Ben, davamın temiz kalmasını istiyorum, insanların kişisel sapmaları varsa, bunun İslam üzerinden meşrulaştırılmasını kabul etmiyorum. Bunun İslam'a büyük bedel ödettiğine inanıyorum. Bunun, bu alanda hizmet veren ve hiçbir şaibesi bulunmayan yapılara zarar verdiğini düşünüyorum ve bunun, insanların hamiyet duygularını tahrip ettiğini düşünüyorum. Hüsnü zan esastır, evet doğru.
 Ama, sevgili dostlar, şu meşhur holding faciası da, islami unsurlar - camiler, komisyoncu hocalar vs- kullanılarak oluşan sürecin içinde patladı. Sonunda "din istismarı" teması güçlendi, oradan hareketle, bütün islami hizmetlere istismar damgası vurularak baskılar geldi ve en önemlisi, insanların dini hassasiyetleri bulandı. Tek kelime ile pis bir işti o. Şöyle bir şey duymuştum:

-Avrupa'da elinde siyah çanta taşıyan hoca tipindeki insanlardan korkmaya başladı işçiler. İşin garibi, bu tür meseleler artık AB çapında konuşuluyor. Şu anda, tüm AB kamuoyu dahil, İslam'la ilintilendirilmiş yeni bir holding skandalı gibi bakılıyor hadiseye...

Ve bunun AK Parti iktidarı ile bağlantılı gibi görünmesi yadırganıyor. Bunu İslam'a, dindarlara ödetmeye kimin hakkı var? Demem o ki, bu iş temizlenmeli. Dilerim ki Almanya'daki Deniz Feneri de temiz çıksın. Bir tek kişiye şaibe bulaşmasın. Dilerim ki, Almanya'daki işten Türkiye Deniz Feneri'nin üzerine tek siyah nokta düşmesin.

Dilerim ki bu işin içinden Kanal 7 pirüpak çıksın. Dilerim ki Doğan grubu, Hilton'u ile baş başa kalsın. Dilerim ki, Başbakan, sergilediği öfkede haklı olsun. Dilerim ki bundan böyle, bu tür yolsuzluk iddialarını üzerimizden atmak için uğraşmak zorunda kalmayalım. Sevgili dostlar, TV 5 ile CNN Türk arasındaki pazarlık canımı sıkıyor. Hayır, onu da Doğan grubunun alıyor olmasından değil, TV 5'in nasıl kurulduğu, bu satış noktasına nasıl gelindiği ve satıştan gelen paranın ne olacağı açısından...




Yazarın son yazıları









  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

PKK ile şiddetli çatışma çıktı

HAKKARİ'nin Irak sınırındaki Çukurca ilçesine sızmaya çalışan bir...

Uludere’de komplo kuruldu

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Uludere olayının hükümete yönelik...

PKK ile MİT'in Oslo anlaşması

Hakan Fidan ve yardımcısı Afet Güneş’in Oslo’da terör örgütünün...

Dehşete düşüren MİT belgeleri

Türkiye MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve eski müsteşar Emre Taner’in...

PKK'dan hain tuzak

Diyarbakır’da terör örgütü yandaşları tarafından bir bankanın...

‘Mike’ olunca kıymete bindi

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, afet yönetimi konusunda söylediklerini...

Mehmet Baransu'dan şok iddia

Gazeteci Mehmet Baransu kendisini takip eden MİT görevlilerini...

Konuşursam Türkiye sarsılır

Yapımcılığını ve sunuculuğunu Mehmet Ali Birand’ın yaptığı ’Son...

Özal ailesinden şok tavır

Turgut Özal'ın ölümüyle ilgili soruşturma Özal ailesinin tutumu...

İşte günün karikatürü

Kasım Özkan gündemi sizin için çizdi...

Ağrı- Van karayoluna çığ düştü

Ağrı- Van karayoluna çığ düştü, çok sayıda araç mahsur kaldı

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.