Yıllardan beri hep söylerim, yazarım ama yine de bazıları hiç ders almaz.
Her zaman bunu iddia ederim, büyüklerin aralarında oynadıkları maç hangi şartlarda ve nerede oynanırsa oynansın sonucunu önceden kestirmek mümkün değildir. İşte palavracılara son bir ders de dünkü 90 dakikayı gösterebiliriz. Fenerbahçe, herkesin kaybeder dediği maçta bir futbol dersi vererek kötü senaryoculara da en anlamlı mesajı yolladı. "Büyükler, şike yapmaz."
Fenerbahçe her zaman Fenerbahçe'dir. Bunu en iyi bilenlerden biri şüphesiz Beşiktaş teknik direktörü Mustafa Denizli olmalıydı. Ancak dün Beşiktaş, oynanmadan maç kazanılacağını zannetti. Bu maçta Beşiktaş'ın mazeret göstereceği birşey yoktur. Fenerbahçe, Fenerbahçe gibi oynayınca yıldızları ayaklarını konuşturunca karşılaşmayı kazanmasını bildi. Maçın son yarım saatine kadar, Fenerbahçe futbol olarak da rakibine pek göz açtırmadı.
Deivid ve Emre'nin saha içi kavgasından sonra Aragones'in yaptığı değişiklik Fenerbahçe'yi futbol olarak geriye düşürdü. Önce Emre Belözoğlu, ardından da Semih'in çıkmasıyla Beşiktaş maça ağırlığını koydu. Mustafa Denizli, Yusuf'u yine ilk 45 dakika kulübede tutarken bana göre yine gecenin en büyük yanlışını yaptı. Güiza'nın son derece kaliteli bir oyuncu olduğunu dün gece bir kere daha gördük.
Edu ve Lugano'nun olmayışı bile Fenerbahçe'yi dün gece defansında çok büyük sıkıntılara düşürmedi. Yokluktan stoper oynayan Gökhan Gönül ile genç Yasin ve de tecrübeli Roberto Carlos defansta inanılmaz işler yaptılar. Bol rakamlı dolarları cebe indirip televizyon ve gazetelerde ahkam kesen eski yıldız futbolcular da dün geceki maçın kasetini alıp defalarca izlesinler. İzlesinler ki bu işlerin palavrayla yürümeyeceğini bir defa daha anlasınlar.