Avrupa yolu ve teneke kupa
Çok değil, iki sezon önce Fenerbahçe yönetimi, Türkiye Kupası ile ilgili şu açıklamayı yapıyordu:
"Bu kupa bizim için bir değer taşımıyor. Kimsenin figüranı olmayacağız.
Önümüzdeki sezonlarda bu kupa oyunlarına PAF takımı ağırlıklı çıkacağız. Bu maçları oynasak ne olur, oynamasak ne olur?" Evet çok değil, aradan kısa bir zaman geçti. Fenerbahçe'nin tüm umudu işte o beğenmedikleri kupa oldu.
26 yıldır alınamayan bir kupa hem futbol takımının hem de yönetiminin kurtarıcısı olacaktı. O kupayı 2 yıl önce beğenmeyenler, yine ona sahip olamadılar. Ligde ve kupada geriye düşen Fenerbahçe'nin imdadına ise yine bu kupa yetişti. Beşiktaş kupayı kazandı ama ligde de çok iddialı. Beşiktaş'ın şu anda ligde başarılı olmasını isteyenlerin başında ise Fenerbahçeliler geliyor.
Çünkü Beşiktaş'ın ligi ilk iki sırada bitirmesi Fenerbahçe'yi Avrupa Ligi'ne gönderecek. Yani bazı kendini bilmezlerin teneke dedikleri kupa, Fenerbahçe'ye Avrupa yolunu açıyor. Şu işe bak, boşuna dememişler: "Büyük lokma ye, büyük söz söyleme."
Başkana bak, futbolcuya bak
Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı yakın dostumdur. Sessiz sakin kişiliği ile tanınır. Başkan, son Trabzonspor maçından sonra karşılaşmayı yöneten hakem Hüseyin Göçek için kendisine uzatılan mikrofonlara şunları söyledi: "Hakemde insandır, hata yapabilir. Son dakikada yediğimiz gol öncesi faul vardı ya da yoktu demek bize düşmez. Bu yorumu hakem hocaları yapsın.
Ben maçın hakeminin art niyetle bir karar verdiğine inanmam." Kulübün başkanı, kaybedilen maçtan sonra böylesine fairplaylik bir açıklama yaparken, takımın futbolcusu genç Sercan bakın mikrofonlara neler yumurtluyordu:
"Hakemi Allah'a havale ediyorum. O'nu cezalandırmak istiyorum ama elimden bir şey gelmiyor." Bursaspor'un başkanına bakın, bir de futbolcusuna. Sercan'a kim dur diyecek merak ediyorum. Daha yolun başındaki bir futbolcunun bu sözleri onun yanına kar kalmaz. Benden ona bir ağabey nasihati. Vakit geçirmeden telefona sarılsın ve hakem Göçek’ten özür dilesin.
İsimsiz kahraman
Sezon başında kulübün gelirlerine haciz konmuştu. Doğru dürüst transfer yapılmadığı gibi, yeni gelenlere de ödemeler olmamıştı. Parasızlık sebebiyle takımın zaman zaman sahaya çıkıp çıkmayacağı bile belli olmuyordu. İşte bütün bu imkansızlıklara rağmen Diyarbakırspor, milyon dolarlık bütçelere sahip rakiplerini geride bırakarak yeniden Süper Lig'e döndü. Dönmesine döndü de takımı bugünlere getiren ve başarının en büyük mimarı yine manşete çıkmadı. Evet, manşete çıkması asıl gereken ise bu takımın teknik direktörü Coşkun Demirbakan'dı. Coşkun'u iyi tanırım...
Reklamı sevmez, işine aşıktır. Futbolla yatar, futbolla kalkar. Futbolseverler onu Eskişehirspor ve Fenerbahçe'den iyi bilirler. Diyarbakırspor'un isimsiz kahramanı yine sessiz sedasız köşesinde oturuyor. Türk futbolu adına hepimizin bu isimsiz kahramana bir teşekkür borcu var. Sağol Coşkun, başarıların daim olsun.
Güvenlikçileri kim koruyacak?
5149sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Yasası'nın 5. maddesi gereği statlarda polis ve jandarma olmayacak. Onların yerine, kulüpler tarafından kurulan özel güvenlik birimleri bu görevi üstlenecek. “Buna kim inanır?” derseniz, sorunun cevabı "Hiç kimse"dir. Maçlarda yaşanan olayları hepimiz biliyoruz. Tribünde ve sahanın içinde öyle olaylar yaşadık ki polis bile zaman zaman işin içinden çıkamadı. Gözü dönmüş fanatikleri özel güvenlikçilerin durduracağını düşünenlere çocuklar ve kargalar bile güler.
Özel güvenlikçiler bu olayları bir tek şekilde halledebilir. Nasıl mı? Çok basit. Onlarda kendilerine birer koruyucu bulurlarsa.
Yabancı hakem
Süper Lig'de hakem hatalarının zirve yaptığı dönemlerde, bazı büyük kulüpler gündeme yabancı hakem konusunu getirmişlerdi. Bilhassa önemli derbilere yurt dışından hakem gelmesi isteniyordu. Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ile Barcelona arasında oynanan yarı final maçını ve hakemini çoğu futbolsever izlemiştir.
Norveçli Tom Henning Ovrebo'nun maçın içine nasıl ettiğini sadece bizler değil, tüm dünya gördü. Bu Norveçli, bu performansını bizim ligde önemli bir maçta gösterse neler olacağını bir düşünün. Yabancı hakem diyenlere bir soru; Norveçli Ovrebo'nun önümüzdeki haftasonu yapılacak Beşiktaş-Galatasaray ezeli rekbetinde düdük çalmasını ister misiniz?
Yazarın son yazıları