14 Haziran 2009 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Erhan AFYONCU
Erhan AFYONCU
eafyoncu@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Osmanlı Sünniliğine Sünni muhalefet

Muhafazakâr yazarların AK Parti'ye karşı yaptıkları eleştiriler muhalif partilerinkinden çok daha etkili oluyor.
Muhafazakâr bir partiye en ciddi ve yıpratıcı eleştiri muhafazakâr kesimden geldi. Osmanlı döneminde de aynı durum yaşanmıştı

Adalet ve Kalkınma Partisi siyasi hayatımıza girdiği günden beri siyasi ve siyasi olmayan muhalifleri tarafından sürekli eleştirildi, yıpratmak için yoğun kampanyalar yürütüldü ancak hiçbiri etkili olmadı. Üstüne üstlük AK Parti eleştiriler sayesinde büyüdü. Fakat Ahmet Taşgetiren, Ali Bulaç, Hakan Albayrak gibi muhafazakâr yazarların AK Parti'ye karşı yaptıkları eleştiriler Hakan Aygün'ün dediği gibi muhalif partilerden çok daha etkili oldu. Yani muhafazakâr bir partiye en ciddi ve yıpratıcı eleştiri muhafazakâr kesimden geldi.

İlk ciddi muhalefet

Osmanlı İmparatorluğu'nda Sünni esaslara dayalı bir res­mi düşünce vardı. Zaman zaman bu düşünceye muhalif olanlar çıkmışsa da etkili olamamışlardı. Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı resmi düşüncesine ilk ciddi muhalefetin, Sünniliğin içeri­sinden geldiğini söyler. 16. yüzyılın ikinci yarısında İmam Birgivi, Osmanlı resmi düşüncesine karşı çıkmıştı.

İmam Birgivi verdiği vaazlarla halkı Kur'an'a ve Hazret-i Peygamber'in sünnetine dönmeye çağırdı. Birgivi'ye göre mezarlar üzerinde türbe yapılmamalı, türbelerde mum yakılmamalı, para ile Kur'an okutulmamalı, savaş zamanı dışında çalgı dinlenil­memeli, zengin çocuklarına para ile ilim payesi verilmemeliydi.

Birgivi para vakfetmenin caiz olmadığını söyleyince dö­nemin şeyhülislâmı Ebussuud Efendi ile çatıştı. Şeyhülislâm, Birgivi'ye halkın arasına fitne sokmaması tavsiyesinde bulundu.

Kadızâdeliler

Birgivi'nin kendi döneminde devlet ve halk katında fazla itibar bulmayan fikirleri, 17. yüzyılda oldukça popüler oldu. Birgivi'nin Hazret-i Peygamber'den sonra ortaya çıkan her şeyin reddedil­mesi fikrini benimseyen Kadızâdeliler hareketinin öncüsü Kadızâde Mehmed, devlet ve toplum hayatında sarsıntıların yaşandığı bu dönemde hatipliğini de kullanarak, yıllarca halkı ve devlet kademelerini etkiledi.

Kadızâdeliler, Dördüncü Murad döneminden itibaren devlet kademelerinde ve İstanbul'da oldukça etkili oldular. Ancak Köprülü Mehmed Paşa, 1656'da sadrazam olunca muhaliflerini sindirmek ve yeni yöne­timinde söz sahibi olmak için harekete geçmeleri bu hareketin sonunu getirdi.

YENİLMEZ TÜRK İMAJI

AK Parti mahalli seçimlerden açık ara birinci parti olarak çıktı ancak durdurulamaz imajını kaybettiği gibi yenilmezlik efsanesi de bitti. Muhalefet partilerine güven geldi. Aynı durum asırlar önce Osmanlı ile Avrupa arasında da yaşanmıştı.

İstanbul'un fethinden sonra Türk ilerleyişinin bir türlü durdurulamaması ve savaşlarda ardı ardına başarısız olunmasıyla Avrupa'da "Türkler'in yenilmez" olduğu anla­yışı doğmuştu.

"Yenilmez Türk" imajı ilk olarak 1565'te Malta kuşatmasında başarısız olunmasıyla sarsıldı. Osmanlılar 1571'deki İnebahtı Deniz Muharebesi'ni kaybedince Avrupa­lılar kendilerine güvenlerini kazandılar.

Hristiyan dünyası, güç birliği ve sağlam bir iradeyle Osmanlılar'ın yüzyıllardır korku salan gücünün engellenebileceğini anlamışlardı. Yenilmez denilen Türk yenilmiş, Osmanlı'nın yenilmezlik efsanesi bitmişti.

Vah vah... Bu hallere de mi düştün!

Geçen hafta, Halil Berktay'ın Murat Bardakçı'nın yazılarından sonra ne yapacağını bilemeyecek bir hâle geldiğini, bu yüzden de bana ve İlber hocaya saldırdığını söylemiştim. Berktay'ın hızını alamayıp bu hafta Bardakçı'nın kedisine yahut balkonunda beslediği güvercinlerine falan saldırmasını bekliyordum.

Ancak, Berktay'ın durumu çok daha vahimmiş, eli ayağına dolandığı için her zamanki âdeti olan saldırmayı bile unutmuş, hatta yazı gününün geldiğini ve köşesini yazması gerektiğini bile hatırlayamamış.

Günler sonra aklı başına gelince dünkü yazısında yine hakaretlere başladı. Bana ve Bardakçı'ya "küçük beyinli" dedi. Berktay gibiler, ortaya dişe dokunur bir şeyler koymaktan aciz oldukları için, tek yapabildikleri sadece etrafa hakarettir.

Halil Berktay'ın dünkü yazısını okuduktan sonra "Yarabbi, aklımı başımda tuttuğun, beynimi birileri gibi bulandırmadığın, dolayısıyla yazı günümü unutturacak şekilde şoklara uğratmadığın ve ciddi şekilde yazıp konuşabilme yeteneğimde bir eksilme yaşatmadığın için sana şükürler olsun" dedim.

Yazdıklarımız yüzünden vücut kimyasında ve beyin fonksiyonlarında çok önemli değişmeler olduğu gözlenen Halil Berktay, bu yüzden, daha önce sorduğum asıl önemli soruya bir türlü cevap veremiyor.

Sorumu tekrarlayayım: Halil Bey, hangi alanda, ne zaman ve kimlerin bulunduğu jüri tarafından doçent yapıldığını açıkla! Merakla bekliyorum...

Allah düşmanımı bile Halil Berktay'ın durumuna düşürmesin, ona yaşattığı şokları kimselere yaşatmasın.





Yazarın son yazıları









  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

13 ile müjdeli haber

Başbakan Erdoğan’ın seçim mitinginde duyurduğu 'Nüfusu 750 bini aşan...

Başbakan Erdoğan operasyon geçirdi

Başbakanlık, Erdoğan'ın sindirim sistemi operasyonunun ikinci ve son...

Emeklilik yaşı 75 mi oluyor?

Bugün Gazetesi yazarı Sadettin Orhan, İsveç'in 65 olan emeklilik...

Kaçma anı saniye saniye kaydedildi

Soyguncunun elinde bıçakla kaçma anı kameralara böyle yansıdı...

İDO seferleri iptal oldu

İşte hava muhalefeti sebebiyle iptal olan seferler...

Kaza geçiren vekillerden haber var

Trafik kazasında yaralanan AK Partili vekiller hava ambulansıyla...

Canlı bombanın hedefi neydi?

İstanbul'daki patlamanın üzerindeki sis perdesi aralandı...

Savcı o MİT'çileri yakalayın dedi

Savcı geri adım atmadı. Mazeret bildiren MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın...

Gül'den MİT açıklaması

Cumhurbaşkanı Gül, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Emre Taner ve Afet...

Gülen'i övdüğüm için aforoz ettiler

Usta gazetesi Mehmet Ali Birand, 28 Şubat dönemi ile ilgili tarihi...

Öcalan'ın mektubu ile şehit oldular

BDP Diyarbakır İl Başkanlığı’nda ele geçirilen belgeler arasında PKK...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.