Favorilerime ekle  |   Ana sayfam yap  |   Arşiv  |   Mobil  |   Bugün Çocuk  |   Bugün TV  |   Genç Kalem  |   TV Rehberi
Bugün Gazetesi
02 Temmuz 2009 Perşembe
Hakan AYGÜN
Hakan AYGÜN
haygun@bugun.com.tr Google Facebook Del.icio.us Digg Favorilerime ekle Arkadaşına gönder Yazdır
"Askere darbe" dönemi...
"Yargıya gece yarısı darbesi"ni içerik olarak savunmamak mümkün değil.
Normal 0 21 MicrosoftInternetExplorer4

Askerin iç işleyişine ilişkin disiplin suçları dışında, tüm askerler sivil mahkemelerde yargılanmalı. Oysa bizde bırakın askeri, siviller bile askeri mahkemelerde yargılanabiliyordu.

Yapılan değişiklik "muhalefete atılan bacak arasına" rağmen doğrudur.

Yarın AK Parti gider, CHP gelir, emin olun kimse "gece yarısı değişikliğini" yeniden eski haline değiştirmeye kalkmaz.

Aklın yolu bir!

Türkiye, askerin yetkilerine ilişkin darbe dönemlerinden kalma ayrıcalıkları Anayasası'ndan, yasalarından temizlemekte çok geç kaldı.

Sadece AB yolu değil, uygarlık yolu da "değişimi ve sivilleşmeyi" gerektiriyor.

Talihsizlik, tüm bu değişikliklerin "askerin alerjili olduğu" bir partinin iktidarına denk gelmesi. "Karşılıklı güçlerin sınanmasına" dönüşmesi.

Yoksa TSK'nın değişime direnmesi hem mantıksız hem de imkansız...

Burada önemli olan, değişimi "askerimizin gururunu kırarak, onu ezerek, küçük düşürerek" yapıp yapmayacağımızdır.

Yaşanan süreçte maalesef asker her gün küçük düşürülüyor.

"Nasıl olsa darbe günleri geçti" diyerek sürekli askere darbe vurulduğu şeklinde bir algılama oluşmaya başladı. Askerdeki "bizden geçmişin intikamı alınıyor" havasını hissetmemek mümkün değil.

Böyle bir hava, acaba "darbe olmasın numarasıyla darbe havası yaratmaya çalışanların" işine yaramaz mı?

AK Parti sanki "arzu etmesinin imkansız olduğu bir gerilim tuzağına" sürükleniyor.

"30 Haziran süreci" başladı....

Yeni sürecin ismi, tarihi MGK'dan günlerce önce konuldu.

Türkiye'de artık hiçbir şey ama hiçbir şey, Albay Dursun Çiçek'in tutuklanmasının gölgesinde, "kağıt parçası"nın tartışıldığı MGK'nın yapıldığı 30 Haziran'ın bir gün öncesinde olduğu gibi olmayacaktır.

Ortada "pus" falan kalmadı.

Hükümet, "malum belge"nin askeri karargahta hazırlandığına inanıyor. Askeri yargıya güvenmiyor.

Genelkurmay da Ergenekon savcıları yani sivil yargı kullanılarak, "Hükümetin elinin üstüne uzandığı" inancında.

Artık, kimsenin kimseye "rol yapacak" hali kalmadı.

30 Haziran MGK'sı karşılıklı rol kesilen son asker-sivil ilişkisidir.

Artık AK Parti'nin askerin alanını daraltan yasa değişikliğini "baskın" şeklinde yapmasını tartışmanın da anlamı kalmamıştır. Bu üslubun "normal düzene" geçişe katkı değil zarar veren bir üslup olduğunu tartışmanın da bir anlamı kalmamıştır.

Türkiye'de asker-sivil ilişkisi, hiç bu kadar tehlikeli bir sürtüşme sürecine girmemişti.

Belki demokratikleşme adına, yaşadıklarımızın çoğunun yaşanması gerekiyordu ama bu şekilde değil!

30 Haziran süreci, "herkesin olabilecek her şeye karşı alarma geçtiği" süreçtir. En uç karşı atakların ve karşı önlemlerin planlanmaya başladığı bir sürece girdik.

Taraflardan biri "teslim bayrağını" çekmedikçe bu süreç bitmeyecektir.

Bu süreçte zıtlaşma sürerse, tutuklamalar albaylardan en tepedeki komutanlara da sıçrayabilir. Bir sabah "çok farklı" da uyanabiliriz...

Gerçekten "çok derin bir uzlaşmaya" ihtiyaç var.

Albayın tutuklanma(ma)sındaki anlam...

Başka bir nedenden, başka bir belgeden mi ötürü tutuklandı henüz bilmiyoruz.

Ama albayın başka bir "vesile" bulunmuş olsa bile, aslen "malum kağıt parçası"ndan tutuklandığını anlamamak için "IQ fakiri" olmak gerekiyor.

Sivil yargı daha doğrusu Ergenekon yargısı diyor ki, askeri yargıya güvenmiyorum.

Org. Başbuğ, sivil yargıdan "sahte belgeyi üretenleri bulmasını" istemişti, sivil yargı yine bula bula Albay Dursun Çiçek'i buldu.

Başbuğ'un "soruşturma yetkisi askeri yargıda" inadına karşı, sivil yargı askerin içine elini attı. Hükümet de yasa değişikliğiyle, Ergenekon savcılarıyla eşzamanlı işbirliği yaptığını çok net gösterdi.

Şu anda "sağlanan tek konsensüs albayın Hasdal Askeri Cezaevi'ne konulması"dır.

Yani kışla, askerini yine sivile vermedi!

Son dakika notu: Akşam saatlerinde tahliye kararı geldi. Söylenecek tek laf var: "Yemdi..." MGK sonrası mini zirveden "tahliye kararı" çıktı... Ergenekon savcıları bağımsızmış!!! Ama iyi oldu, konsensüs ümidi doğdu!



 Yazının Yorumları   



Yazarın son yazıları






Video galeri
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/1/0/0/0/0/1/1/0/1/1/0/file/96365_video.jpg
Nou Camp'ta Messi şov
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/1/1/0/1/1/1/0/file/96221_video.jpg
Kimin adamısın lan sen!
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/1/0/0/0/0/0/1/0/0/0/0/file/96288_video.jpg
Levent Ersöz'ü kurtarma operasyonu

© Copyright 2009 Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. Tüm hakları saklıdır.
Bugün gazetesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.