Dünyanın 17'nci veya 18'inci ekonomisi Türkiye, küresel kriz savaşında galip gelmek ve ilk 10'a çıkmak için kendisine yol arıyor.
Peki, bu yolu ararken ülkeye "Kaç doktor, kaç mühendis, kaç imam, kaç biyolog, kaç hemşire, kaç oto motorcusu, kaç, kaportacı, kaç genetik uzmanı, kaç avukat, kaç ekonomist, kaç boyacı, kaç ayakkabı ustası, kaç stilist lazım?" diye soruyor mu?
Hayır, bunu sormaya gerek bile duymuyor.
İşte bu yüzden anne babalarının milyarlarca liralar harcayıp, "dershane sektörünü ihya ederek", üniversitelere girip oradan mezun olan gençler iş bulamıyor. Güvenlikçi, itfaiyeci, hatta tuvalet temizleyiciliğine bile eyvallah ediyorlar!
Bu meslekleri küçümsemiyoruz, ancak yazık değil mi onca yıl okumaya.
Bir yandan da işverenler, istedikleri nitelikte elemana ulaşamıyorlar.
Neden? Çünkü, meslek sahibi yapmak için eğitim veren ancak tam tersine gidenleri adeta mesleksizleştiren, uygulaması zayıf meslek liselerinden mezun olanları, işverenler yeterli bulmuyor.
Düşünün, 45 yıl önceki GMC araba motorlarında uygulama yapan Motor Meslek Lisesi mezunu bir genci Ford, Renault veya Fiat firmaları alıp nasıl çalıştırsın!
Yeni kurtarıcı Çubukçu
Geçenlerde Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile meslek liseleri üzerine kısa bir sohbetimiz olmuştu. Çubukçu, bu okullarda yapısal reformlara gidileceğinden söz etmiş, firmaların eleman ihtiyacına göre 'özel meslek liseleri' kurmaları için teşvik edileceğini söylemişti.
Birkaç gün sonra, Ali Koç'tan bir davet aldım. Konu yine meslek liseleriydi.
Koç için meslek liseleri "memleket meselesi"ydi. Gruba alınan her 100 kişiden 80'i bu okullardan alınıp, yeniden eğitilerek, Koç elemanı oluyordu.
Koç Topluluğu, Vehbi Koç Vakfı, Dünya Bankası ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 2006 yılında başlatılan 7 yıllık projedeki son durumu öğrendik. 81 ilde, 262 okulda, 8 bin meslek lisesi öğrencisine staj destekli eğitim bursu, istihdam önceliği ve 'koç'luk sağlayarak hem eğitime hem de istihdama destek veren Koç, sanıyorum ki, Çubukçu ile de konunun yaygınlaşması için anlamlı işbirlikleri yapacak.
Koruyucu melekler ve şirket okulları
Holdingin Nakkaştepe'deki merkez ofisinde Kurumsal İletişim Direktörü Oya Ünlü Kızıl karşıladı ve "yuvarlak masa" düzeninde Ali Koç'un ev sahipliğinde oturduk. Çok boyutlu bir tartışmalar gündeme geldi.
Kızıl, 'MLMM' diye kodlanan "Meslek Lisesi, Memleket Meselesi" projesini başından bu yana yürütüyor. Bursiyerlerden söz edince Ali Koç'un duyarlılık katsayısı iyice yükseldi. "Gelen mektupları evde okuyunca hem üzülüp hem seviniyorum" diyen Koç, başka firmaların da kendi yollarını izlemesini önerdi.
Haklıydı. 1.5 milyon teknik meslek liseliye sadece Koç yetişemez ki.
Kızıl, holdingin Dünya Bankası'nın "Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışması"na MLMM kapsamında sponsor olduğunu söyledi. Yarışmada, "Okulum Yetkili Serviste Projesi" ile Birmot İzmir'den projeye destek veren gönüllüler, Konak Motor Meslek Lisesi'ndeki bursiyerlerle 20 bin dolar ödüllü birinciliği kazanmışlar.
Kızıl, 4 yıldır süren projede bu yıl ilk 12'nci sınıf öğrencileri olduğunu, onları verilen rehberliklerle iş arama ve bulma konularına yönlendirdiklerini söyledi. Bu rehberlikleri 'Melek' diye adlandırılan liderler yapıyor. Hemen hatırlatalım. Her Koç şirketi 10 okula odaklanıyor. Mesela, TOFAŞ ile Arçelik'in 10-15 okulu bulunuyor. 10 ildeki okullarda TOFAŞ-Fiat laboratuvarları açılmış.
Meslek liseleri için ne yapılsa yeridir. Kalkınmanın, rekabetin sırrı da burada yatıyor. Şu katsayı komedisi artık son bulmalı!