09 Ekim 2009 Cuma
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Bu topraklarda hiçbir şey olmadı!

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Orhan Pamuk'la ilgili kararını duymuşsunuzdur.

Duymadınızsa tez elden öğrenseniz iyi olur. Çünkü eğer Türkiye hakkında konuşmaya meraklı biriyseniz, bu karar bir gün gelip sizi de vurabilir.

Önce olayı özetleyelim:

Orhan Pamuk yabancı bir dergiye verdiği söyleşide "Bu topraklarda 1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürt öldürüldü" demişti. Bu sözler o zaman Türkiye'de çok tepki çekti, çok eleştirildi. Eleştirilerin asıl yöneldiği nokta rakamın abartılı oluşuydu. Kimse kalkıp da "Bu topraklarda hiçbir Ermeni'nin, hiçbir Kürt'ün burnu kanamadı" diyemeyeceği için; zaten devletin bir diplomatı -Kamuran Gürün- sayıyı 300 bin olarak "resmileştirdiği" için; tartışma 300 bin rakamının baz alındığı; 300 binle 1 milyon arasında gidip gelen bir açık eksiltmeye dönüştü.

Her neyse, böyle bir tartışma yaşandı ve kapandı...

Ama hayır kapanmadı!

Pamuk'un bu sözünden fena halde alınan altı kişi "Vay sen bana nasıl katil dersin" diyerek dava açtı ve manevi tazminat talebinde bulundu.

Gayrı ciddi bir talepti; daha çok sembolik bir protesto davranışı gibi algılandı ve önemsenmedi. Nitekim, davaya bakan Şişli 3'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi de davayı reddetti. Konu temyize gitti, geldi, mahkeme kararında diretti, tekrar gitti, lafı uzatmayalım, sonunda bir de baktık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bizim sembolik bir çıkış diye gördüğümüz iddiayı ciddiye almış ve davacıların Pamuk aleyhine tazminat davası açabileceğine hükmetmiş!

İnanılması gerçekten zor.

Gerçekten çığır açıcı bir karar!

Nasıl bir çığır açtığını şöyle birkaç örnekle somutlamaya çalışalım:

Bu karardan sonra biri kalkıp da "Bu topraklarda şu kadar kişi polis işkencesiyle öldürüldü" demeye görsün. Polis teşkilatında kaç kişi varsa her birinin tek tek "Vay sen bana işkenceci katil dedin" diye dava açma hakkı doğmuş bulunuyor.

Aynı şekilde "bu topraklarda" şimdiye kadar şu kadar travestinin hunharca öldürüldüğünü söylediğinizde de 72 milyonun her birinin "homofobik katil yerine kondum" diye dava açması mümkün.

Tabii, insanları rencide eden tek şey cinayet suçlaması altında kalmak da değil.

Diyelim bir araştırmacının "bu topraklarda" aile içi şiddetin çok yaygın olduğunu, yaklaşık on milyon kocanın karısını dövdüğünü söylemesi durumunda bütün kocaların mahkeme kapısına yığılıp "töhmet altında bırakıldığı, dayakçı maço erkek suçlamasıyla karşı karşıya bulunduğu" gerekçesiyle manevi tazminat talep etme hakkı doğar.

Ya da; bir başka araştırma, hakim ve savcıların yüzde şu kadarının rüşvet almaya meyyal olduğunu ortaya çıkarmışsa, aynı şekilde bütün hakim ve savcılar tek tek "hırsızlık suçlamasıyla karşı karşıya bulundukları ve rencide oldukları" iddiasıyla dava açıp o araştırmacıyı anasından doğduğuna pişman edebilirler.

Kararı veren Yargıtay üyeleri şu kadarını bile düşünmüyorlar ki, Orhan Pamuk'un o sözüne kızanların hemen hepsi, karşı argüman olarak "Ermeniler de Türkler'i öldürdü" dediler, diyorlar...

Peki, bu durumda, Ermeni vatandaşlarımızın da aynı şekilde manevi tazminat davası açma hakkı doğmuyor mu? Ya bu karar üzerine onlar da tek tek "Vay sen bana nasıl katil dersin; Ermeni çetecilerin işledikleri suçu bana nasıl bulaştırırsın" diye dava açmaya kalkarlarsa ne olacak?

x x x

Doğrusu bu yazıyı yazarken kapıldığım duygu şu: Böyle bir kararın absürtlüğünü ispatlamaya çalışmak, bunun için örnekler vermek zorunda kalmak ne kadar da sıkıcı ve bayat... Yazdığım her şey malumun ilanı gibi görünüyor ve okuyucunun anlayışına hakaret ettiğim duygusuna kapılıyorum. Ama öte yandan; ortada kapı gibi bir yüksek mahkeme kararı var ve biz ciddiye almazsak içtihat oluşturması işten bile değil...

En iyisi şöyle bitireyim:

Böyle bir yüksek yargı kararından sonra, "bu topraklarda" fikir özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden nasıl bahsedebileceğiz, bilmiyorum gerçekten.

Bu kararın tek bir sonucu vardır: Bu topraklarla ilgili her eleştiri 72 milyonun her birini tek tek rencide edebiliyor ve tazminat isteme hakkı doğuruyorsa, yapılabilecek tek şey, bu topraklarda olup biten hiçbir şeyi konuşmamaktır.

Anladığım kadarıyla, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu üyelerinin istedikleri de bu zaten.

 

 





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (8 yorum)
geçmişine taş atanın geleceğine gülle atarlar demiş rahmetli vahapzade.pamuk beyinin kendisinin de söylediği gibi kabaran banka hesaplarıyla bir süre devran sürersin ama gülle atılmış bir gelecek seni bekliyor inşallah.
ülkü - 23:15 / 2010.03.19
gülay hanımı severek ve birçok konudaki hassasiyetini, cesaretini takdir ediyorum.. ancak bu sefer fazlaca hassas davranmış sanki.. bir milletin, kurumların, toplumların ve toplulukların masumiyeti çiğneniyorsa, suçsuzluk karinesine itibar edilmeden aşağılanarak, hakarete varan art niyetli suçlamalar bilinçli bir şekilde yapılıyorsa insanların hak arama yolları neden kapatılsın ki? neticede dava açma hakkı verilmiş, infaz kararı çıkmamış ya.. yagılanbilmeli diyorsak butür in
okur - 15:43 / 2010.03.16
bu topraklarda sadece ermenilerin öldürdüğü sivil müslüman 1,500.000 milyon bu topraklarda hiç bir şey olmadı diyebilirmisiniz?ayrıca bu topraklarda yaşayıpda hainlik yapıldığını da bilmemiz gerekir.
adnan tuğ - 09:21 / 2010.03.16
dış işleri bakanımızın dediği gibi biz ozamanlar çanakale ve kurtuluş savaşının mücadelesini veriyorduk istenmeyen olayların olduğuda kesin
lamih adıyaman - 19:36 / 2010.03.08
gülay hanım sizin gibi cesur kalmler olduğu müddetçe ülkemiz mutlaka aydınlığa kavuşacaktır emekli tsk mensunu
doğan 38 - 08:58 / 2010.02.16
acaba büyükanıt bizim orduyu rencidi eden şeyler söylediği için dava acılsa ne yaparlarkiii.zira bu türk ordusunun hepsini pkk üstüne yollasan birşey yapamaz anlamında küçük düşürüçü sözler sarfetmişti. büyük ordumuzun muzaffer ğenarali olarak.ğazinin biri dava acsa merak ediyorum.madem birşey yapamıyacaktıkta bizleri oraya niye yolladınız diye.düşünüyorumda acaba........
cafer64 - 23:10 / 2010.02.03
bana en zulümce gelen söz vatan hainliğidir.bu sözü kimler neye göre konuşuyorlar? bir zamanlar solculara vatan haini dediler.sonra milliyetçi muhafazakarlara dediler.en son olarak dindarlar bazı kurumkarca vatan haini oldular. öyleki o kurumlara gazeteleri,kendileri hanımları girip çıkamıyorlar.o yüzden kimse kimseyi vatan haini gibi bayatlamış sözlerle öteki ilan etmesin.hepimiz bu ülkenin asıl sahipleriyiz.hiç kimse bir zümre,grup,kurum olarak tek başına bu ülkenin yekpara sahibide değildir.
darbe karşıtı - 11:04 / 2010.01.17
ittihatçılar ermeni tehciri yapmışlar.neden çünkü o zamanlar savaş varmış ve ruslar ermenileri kullanmış.doğu anadoluda çoluk çocuk demeden türk kürt müslümanları öldürmüşler.şimdiki ermeniler mi öldürdü hayır.onun için böyle fitne çıkarmak doğru değil.o zaman ermeniler öldürülmüş olsa bile bunda benim suçum ne?bizden ne istiyorsunuz?!!
Niyazi - 14:36 / 2010.01.11



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Ermenilerin büyük korkusu

Ermeni toplumu, uzun süredir karışıklığın sürdüğü Suriye'de Esad...

İsrail büyükelçiliklerine saldırı

İsrail Dışişleri Bakanlığı, 2 ülkedeki büyükelçiliklerine saldırı...

45 milletvekili ihraç edildi

Parti başkanlarının kararına uymayan 45 milletvekili, partilerinden...

Esad'ın büyük Türkiye planı

Beşşar Esad'ın yazışmalarını ele geçiren bilgisayar korsanları İran...

BAFTA ödülleri sahiplerini buldu

İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi ödüllerinin sahipleri...

Ünlü aktör hayatını kaybetti

82 yaşındaki oyuncu hayata veda etti...

Muhammed el Dabi istifa etti

Arap Birliği'nin Suriye'deki gözlemci heyetinin başkanı olan Sudanlı...

Fransa'ya ilk iptal

Sözde Ermeni soykırımı iddialarının reddini suç sayan yasa...

İsrail'e Türkiye engeli

Jerusalem Post gazetesi, Türkiye'nin İsrail’i NATO tatbikatına...

5.9 büyüklüğünde deprem

Depremde şu ana kadar can ve mal kaybı bildirilmedi...

Twitter bir ismi daha öldürdü!

Babasının ölümünden sonra onun yerine geçen Kuzey Kore'nin genç...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.