Sanki yeni kurulmuş bir takım gibi... Futbolcular ilk defa birlikte mücadele ediyorlar sanki... Biliniyor ki; Rijkaard'ın felsefesi; ayağa isabetli ve hızlı paslar, topsuz oyuncuların hareketli olmaları, hücuma birlikte çıkmak, kaybedilen toplar sonucunda "şemsiye" gibi kapanmak...
Ama nerde... Futbolcuların sahada birbirlerini anlayamama, bilmez tavırları var, neden? Her oyuncu kaçak dövüşüyor. Sebep? Az yorulsunlar...
Böyle bir oyun sonucunda gelecek maçlarda taraftar takımana ne derece güven duyar? Galatasaray'ın en iyi oyuncusu defansın sağındaki Sabri. Dinamo gibi. Hem defans hem forvet... Ve aldığı her topu olumlu kullandı.
Hücumlarda, rakip ceza alanına vuruş tekniğiyle mükemmel toplar da çıkardı. Ama Nonda'dan başka oyuncu yok ki!
"Galatasaray fazla hücumcuyla oynuyor" deniyor ama bir türlü hızlı kanat akını çıkışlarında ceza alanında çoğalamıyor.
Ayhan tekniği iyi bir oyuncu. Ayhan'ın görevi takımın hücum organizasyonlarında teknik kapasitesi nedeniyle organize bir görevi var. Ama bütün verdiği toplar hep rakibe...
Barış efendi, "takımda yer bulmuyorum, oynatılmıyorsam giderim" söylemlerini takip ediyorum. Oynadığın son oyunlarda görevini mükemmel yapıyordun. Sorumsuzca gördüğün 2 sarı kart, arkadaşlarını yalnız bırakman affedilmemeli.
Bu performans gelecek maçlar için kaygı verici... Uyarıyorum....