Ben de bu konuda iki takımın istatistiklerine baktım.
İlk yarıda ilk kez üst üste 3 maç kazanan Trabzonspor hayli formda. Karadeniz ekibi son 10 maçta sadece 1 defa yenebildiği Fenerbahçe karşısında favori.
Ancak avantajlarını sonuca yansıtabilmek için dikkat etmesi gereken çok önemli hususlar var.
Trabzonspor'un 90 dakikalık performansına baktığınız zaman en çok golü ilk yarının son 15 dakikasında ve ikinci yarının ikinci çeyreğinde yemiş.
Bu istatistik Bordo-Mavililer'in ilk yarının sonlarında oyun disiplininden koptuğu, ikinci yarının ortalarında da gol bulmak için telaşa kapılıp savunma güvenliğini ihmal ettiği şeklinde yorumlanabilir. Özellikle evinde oynadığı maçlarda taraftar baskısının da etkisiyle bu zaaf artmış.
Bordo-Mavililer'in attığı gollerin yüzde 65'ini ilk yarıda bulması da baskıdan uzak dönemlerde üretken olduğunu gösteriyor.
Buna karşılık Fenerbahçe'nin de ikinci yarıda daha golcü bir takım olduğu dikkat çekiyor. Fenerbahçe'nin en çok gol yediği son çeyrek, Trabzonspor'un da en az gol ürettiği zaman dilimine denk geliyor.
Trabzonspor iç sahada, Fenerbahçe de dış sahada gol sıkıntısı çekiyor.
Futbolda matematiksel veriler sonucu belirlemiyor. Ama iki takımın oyun karakterini ve potansiyelini ortaya koyması bakımından önemli.
Trabzonspor'un kalecisinin tecrübesizliği en zayıf yönü. Fenerbahçe'nin kazanması için orta sahasının iyi çalışması ve Alex'in de gününde olması şart.
Tabi bir de hakem faktörü var. İnşallah maçın sonucunu Bülent Yıldırım belirlemez.
Tanjeviç'le WC'ye gidersek
Bizim esnafın helaya gitmek için kapıya astığı yazı, FIBA'ya ilham olmuş.
Uluslar arası Basketbol Federasyonu ülkemizde yapılacak 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası (World Championship) gençlik pazarlamasında fotoğraftaki, “WC'ye gittim gelicemî esprisini kullanma kararı almış. Bence de çok ilginç.
Dilerim 28 Ağustos'ta başlayacak bu şampiyonada C Grubu'nda Yunanistan, Porto Riko, Rusya, Çin ve Fildişi Sahili ile eşleşen Mill Takımımız'ın hocası Tanjevic, hepimizi karın ağrısı yüzünden WC'ye mahkum etmez.
Terörü spor yener
Badminton Federasyonu Başkanı Murat Özmekik çok ilginç şeyler anlattı. Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da çocukları terörden uzak tutmak için, “Taşı bırak, top oynaî şeklinde bir proje uyguladıklarını söyledi.
10 bin antrenörle Türkiye'de Badminton eğitimini tabana yaydıklarını belirten Özmekik, “Toplumsal barışı sağlamak için spor çok önemli bir faktör. Bütün çocuklar ve gençler sporu seviyor ve spor ayrıştıran değil, kaynaştıran bir olay. O yüzden cezaevleri dahil toplumun bütün kesimlerini spor yapmaya teşvik ediyoruz. Bu sporun içinde din adamlarından güvenlik görevlilerine kadar herkes varî dedi.
Türkiye'de çok genç bir spor olan Badminton'un 10 bin antrenörü olması bana da ilginç geldi. Dün Bağcılar Spor Salonu'nda 28 ülkeden 170 sporcunun katılımıyla başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Uluslar arası Badminton Turnuvası bu sporu daha yakından tanımak isteyenler için ilginç bir deneyim olabilir.
Terim “Sencilî değil, bencil
Oğuz Çetin futbolculuk yıllarında İmparator'du. Fatih Terim de teknik direktörlük döneminde bu ünvana layık görüldü. Sonra iki İmparator'un yolu Milli Takım'da kesişti. Ama belli ki yıldızları pek barışmamış.
Oğuz Çetin, Aksiyon'da yayınlanan röportajında Terim'in “Sencilî değil, bencil olmasından yakınmış.
Özellikle başarıları kendine maletmesinden ve onları görmezden gelmesinden rahatsız.
“Biz üniversite mezunu, kültürlü insanlarız sözleriyle de üstü kapalı şekilde Fatih Terim'in kendileriyle bu anlamda boy ölçüşemeyeceğini anlatıyor.
Bence eleştirileri çok yersiz ve gereksiz.
Çünkü herkes kadar Oğuz Çetin de Fatih Terim'in “Megalomanî olduğunu biliyordu.
O zaman, “Neden onun yanında çalışmayı kabul ettinî diye sorarlar adama...