Baydemir, Osmanlı döneminde olsa çoktan sürülmüştü
Osman Baydemir, küfürlü konuşmasıyla gündeme oturdu. Osmanlı döneminde olsa küfrettiği için çoktan oturduğu mahalleden başka bir yere sürülmüştü...
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, küfürlü konuşmasıyla gündeme oturdu. İşin en komik tarafı daha önce ağzından dinle ilgili bir şey duymaya pek alışık olmadığımız Baydemir, kendini Kur’an-ı Kerim’den ayetle savunmaya kalktı.
KÜFRETTİKLERİ İÇİN SÜRÜLDÜLER
Osmanlı döneminde şetm yani küfür, taz’ir sınıfına giren suçlardandı. Bunlar hakimin takdirine bırakılmıştı. Bu yüzden hakim ya küfreden kişiyi uyarır ya sürgün eder ya da başka bir ceza verirdi. Tarihteki en ilginç küfür davalarından birisi Eyüp ve İstanbul şer’iye sicillerine yansımış bir davadır.
Nisan 1662’de Eyüp mahkemesine gelen Servi Mahallesi imamı İbrahim oğlu Hasan, Müezzin Hasan oğlu Mehmed Halife ile mahalle halkından Mustafa oğlu Derviş Halil, Yusuf oğlu Mehmed, Osman oğlu Ömer, Mehmed oğlu Abdullah, Mehmed oğlu İbrahim ve başka birçok kişi mahallede bulunan Abdi kızı Saliha ile Saliha’nın kızı Fatma’dan şikâyetçi oldular.
SÜRGÜN GiTTiKLERi YERDEN DE SÜRÜLDÜLER
Şikâyetin sebebi Saliha ve Fatma isimli hatunların kendi hallerinde olmayıp, her zaman fesat üzere olduklarından dolayı bütün mahalleliye nice küfürler edip, halka ıstırap vermeleridir. Fatma ve Saliha bed-zebân, yani ağzı bozuk oldukları için hakim kararıyla mahalleden sürüldüler. Abdi kızı Saliha ile Saliha’nın kızı Fatma, Eyüp’ten sürüldükten sonra Unkapanı yakınlarında Emin Nureddin Mahallesi’ne yerleştiler.
Ancak burada da rahat durmadılar. Mahalle halkına küfür ettikleri gibi kötü hareketler de yaptılar. Mahalleli, Saliha ve Fatma’nın sürülmesi için sadrazamlıktan buyruldu aldı. Eylül 1663’te mahalle imamı İbrahim ve mahalle halkı, İstanbul mahkemesine müracaat ederek Saliha ve Fatma’nın ağzı bozuk olduğu için sürülmesini talep ettiler. Hakimin kararıyla Saliha ve Fatma yeni mahallelerinden de sürüldüler.
OSMANLI CEZA HUKUKU
Osmanlı döneminde uygulanan hukukta cezalar hadd, kısas ve taz’ir olarak üçe ayrılırdı. Allah’ın haklarına karşı işlenen suçların cezası “hadd”dir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’de yer alan suçlardır. Hırsızlık, zina, zina iftirası, yol kesme, şarap içme ve dinden çıkma gibi suçlardır. Bunların çoğunun cezası da Kur’an’da belirtilmiştir. Kur’an’da yer almayanlar ise sünnet ve icmayla tespit edilmiştir.
Devlet başkanlarının bile bu cezaları azaltıp çoğaltma hakkı yoktu. Şahsın hukukuna karşı işlenen suçların cezası, kısas ve diyettir. Kısas, ödeşme cezalarıdır. Kısasın istenmediği durumlarda uygulanan diyet, para veya mal olarak karşı tarafın tatmin edilmesidir. Taz’ir kelimesi ıslah etme anlamına gelir. Taz’ir cezaları ise kadının, yani hakimin takdirine girmiş cezalardır. Kadı, suçluya öğüt de verebilir, azarlayabilir de. Falakaya da yatırabilir, sürgüne de gönderebilir veya teşhir ettirir.
TERCÜMELER YETiM KALDI
Türkiye’nin gelişmesine paralel olarak son yıllarda birçok kitap çevrilmeye başlandı. Ancak en büyük problem Türkçe’yi iyi bilen mütercim sıkıntısı. Tercümelerin çoğu, çalakalem yapılıyor, mütercimler çevirdikleri metinlerle ilgili hiçbir araştırma yapmadan çeviriyi bitiriyorlar. Bu alandaki istisnalardan biri ise Teoman Tunçdoğan’dı. 1 Aralık 2009’da Allah’ın rahmetine uğurladığımız Teoman Tunçdoğan, hem Fransızca’ya hem de Türkçe’ye hakim, çevirdiği metinlerle ilgili uzun araştırmalar yapan Türkiye’nin en iyi mütercimlerinden biriydi.
Teoman Tunçdoğan, 14 Ağustos 1942’de Zonguldak Ereğli’de dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Fransız ve Roman Dilleri ve Edebiyatları Bölümü’nden mezun oldu. Meydan Larousse ve Büyük Larousse’un Türkçe neşrinde çalıştı. Bazı okullarda öğretmenlik yaptı. 1990’dan sonra tarih alanında birçok çeviri yaptı. Kendisinin bizzat veya bir ekiple birlikte çevirdiği eserlerin bir kısmı şunlardır:
AMANSIZ BİR HASTALIĞA YAKALANDI
Comelian, Kuzey-Güney İlişkileri; Theodorides, Biyoloji Tarihi; Renouvin, Dünya Savaşı; Maurice Duverger, Siyasal Rejimler; Tonello, Yıldızlar Savaşı; Ruelland, Kutsal Savaşlar Tarihi; Renouvin, I. Dünya Savaşı; Ortaçağ Avrupası’nda Yaşam; Maspero, Kara Kumsal; Fizik Tarihi; Tıp Tarihi; Haçlı Seferleri; İtalya Tarihi; Futbol; Semantik Akımlar; Fizik- Kimya-Biyoloji Sözlüğü; Ünlü Kişiler Sözlüğü; Siyaset Sözlüğü; Robert Mantran, İstanbul Tarihi; Tavernier, 17. Yüzyılda Topkapı Sarayı; Tavernier Seyahatnamesi; Bernard Camile Collas, 1864’te Türkiye; Paul de Regla, Hafiyeler Ülkesi Türkiye, Sultan Murat V ve Abdulhamit II; Stephane Lauzanne, Uçurumun Kenarındaki Türkiye; Tournefort Seyahatnamesi; Fresne-Canaye Seyahatnamesi 1573. Rahmetli Teoman Tunçdoğan, ölümünden önce Türk tarihinin en önemli kaynaklarından biri olan Halkondil Tarihi’ni Doç. Dr. Mustafa Daş ile birlikte Türk Tarih Kurumu için yayına hazırlıyordu. Çeviriyi yaparken amansız bir hastalığa yakalandı. Bundan sonra, en büyük dileği elindeki çeviriyi bitirmekti ve Cenab-ı Hakk’ın lütfuyla Halkondil Tarihi çevirisini bitirdikten sonra vefat etti. Nur içinde yatsın.
Yazının Yorumları (3 yorum)
ben olsam bunları fizana sürerdim
okur - misafir - 14:39 / 2010.01.20
osmanlı olsaydı sen bunu bile diyemezdin baydemir,sen ve senin gibilere abilik yapanlar acaba kendi ülkelerinde sizin gibilere söz hakkı veriyormu sanıyorsun
trabzonlu - misafir - 16:05 / 2009.12.29
sayin afyoncu.osmanli döneminde olmadiginizi unuttunuz galiba,hatirlatayim isterseniz sene 2009,un son günleri yani birkac gün sonra 2010.yinede basarilar dilegiyle
hasan.hüseyin - misafir - 17:08 / 2009.12.27
Yazarın son yazıları