"Ah Hitler ah... Bütün suç senin" deyip kenara çekilin!
Bir Alman size kötü davranıyor. Diyelim ki, havalimanında pasaport polisi yüzünüze bakıp bir şeyler söylüyor.
Çok sakin olup şunları mırıldanın. Veya arkadaşınıza söyleyin.
"Bu davranış çok normal, Hitler'in torunlarından başka ne beklenir? İşte bu mantık yüzünden İkinci Dünya Savaşı'nda 6 milyon masum insan öldü..."
Veya size bir Polonyalı veya İsrailli Yahudi çok kötü davrandı. Olur ya... Tel Aviv'de dışişleri bakanlığında bir işiniz var, adamın biri Türk'sünüz diye, kötülük yapmak için adeta çırpınıyor. Hele havalimanında potansiyel terörist muamelesi yapmıyorlar mı?
Her neyse onun da yüzüne bakıp şunları mırıldanın...
"Ahh Hitler ah... Bütün suç senin."
Sonra susun. Ama şunları mutlaka düşünün.
İkinci Dünya Savaşı'nda panzerlerini ve askerlerini Moskova üzerine sürmeseydin, zavallıları aç-susuz bırakıp donarak öldürmeseydin, Afrika çöllerinde İngilizler ile savaşmasaydın, Normandiya sahillerini biraz daha kontrol edebilseydin... Bugün dünyanın şekli çok daha iyi olurdu. Kesin çok daha huzurlu olurdu? Ne Filistin sorunu olurdu ne de Gazze'de çocuk katliamı? Ne Amerika'da lobbyler, bobiler borsalarla-bankalarla oynardı ne de global ekonomik kriz yaratılırdı. Silah ve savaş uçakları fabrikaları gece gündüz vardiyalı çalışmaz, ülkeler birbirini yemezdi. Aşı satılsın diye domuz gribi hastalığı yaratılmazdı. Sermaye dünyayı böyle vicdansızca yönetemezdi, bir avuç kişi her taşın altından çıkıp, çıbanbaşı olamazdı? Araştırın dünya sermayesinin yüzde kaçı kimin elinde... Bir ırk, başka hiçbir ırk tarafından sevilmiyorsa bunun mutlaka nedeni var. Sayın Mehmet Barlas NTV'deki yorumlarında bunu da incelesin ya. Katolikler neden yok etmeye kalkmış taa 500 yıl önce, Hitler neden kafayı takmış, çarlar Rusya'dan kovalamış?
Daha söylenecek çok şey var ama susuyorum. Pardon bir cümle daha. Bir kişi parayı çok seviyorsa ondan korkun ve uzak durun.
Çünkü ülkemizde bütün aşağılık komplesi yaşayanlar kendini aydın diye yutturmaya kalkıyor. Artık bir İtalyan'ın İtalya'yı veya Fransız'ın Fransa'yı sevdiği kadar "Ben Türküm, Türkiye'mi seviyorum" diyemiyorsun. Hemen "Sen ırkçısın" diyorlar. Yahudi'ye Yahudi demek suç oluyor. Ne kadar komik bir mantık ve bakış açısı.
Ama çağdaş Avrupa ülkeleri Türkçe hakkında her şeyi yazabiliyor. Onlar ırkçı olmuyor, hakaret etmiş sayılmıyor. Hakkımızda yazılanları ve TV'lerde söylenilenleri bir duysanız...
İşte yaşanan örnek. İsrailli bakan yardımcısının yaptıkları ve özürden sonra bile söyledikleri...
İbrahim Sadri ve bir başka ülke gerçeği...
"Sevgili Aykut Ağabey... Güzel cümlelerin için gönül dolusu teşekkürlerimi iletirim.
Malum olduğu üzere, marifet iltifata tabidir. Bazen karamsarlığa kapıldığı olmuyor değil insanın...
Bunca güzel şey yapmaya çalışıp da hiçbir yerden bir ses duymamak insanı kırıyor. Yahu diyorsunuz kendi kendinize, madem i'rabdan mahallin yok o zaman şiir dinletilerindeki bunca kalabalık da neyin nesi?
Hani diyordu ya (Allah ömrünü uzun etsin) kanserle boğuşurken değerli oyuncu Nedim Doğan: 'Bari gazete bulmacalarının herhangi birinde resimdeki sanatçı diye bir kere sorsalar da gözüm açık gitmesem.' İşte o hesap bizimkisi...
Seviyeli birliktelik, düzeyli ilişki gibi herzelere bulaşmayınca geriye sadece 'resimdeki sanatçı' olmayı beklemek kalıyor.
Ama hiç olmazsa sevenlerimiz yakamızı bırakmıyor ya, o da bize fazlasıyla yetiyor. Benim yaşım genç(!) Aykut Ağabey... Ben beklerim...
Uzun zaman sonra yeniden heyecanlandıran o güzel tespitlerin için tekrar teşekkürler. Selamların en güzeli ile selam olsun."
İbrahim Sadri
2010'un 'ilk halk kahramanı' Prof. Dr. Cihan Aksoy...
Gün oluyor bir medyum, gün oluyor 'Kanseri otlarla yendim' diyen bir kimya profesörü, kimi zaman sözünü esirgemeyen ama çok sempatik bir ilahiyatçı veya sosyolog halkın kahramanı oluyor. Hangi TV programına katılsa reytingi tavana vuruyor. Deprem zamanını 'Deprem Dede'yi hatırlayın.
Son günlerde ise kimle konuşsam Kanal D'nin 'Doktorum' programında tanıdığımız Prof. Dr. Cihan Aksoy'u soruyor. Aksoy'un katıldığı Doktorum, dizi tekrarlarından ve kadın programlarında daha çok izleniyor. Aksoy'u özellikle bel-sırt ağrıları çeken orta yaş kadınları kahraman yaptı.
İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı'nda hoca olan Cihan Aksoy'u günlük hayatımızda her saat yaşadığımız pek çok hareketimizi bize anlattı, öğretti. Sabah yataktan kalkmak nasıl olur, bilgisayarın başında yazı yazmak nasıl? Kadınlara ev işi yaparken eğilip kalkmayı bile... Sakın her bel ağrısında, 'Fıtık oldum' diye EMAR ticareti yapanlara paranızı kaptırmayın.
Prof. Dr. Aksoy o kadar sempatik, o kadar halka yakın ve konusunu iyi bilen doktor ki en cahil insanımızı etkiliyor. Can kulağı ile dinlenilip, önerileri ciddiye alınıyor.
'Acıların çocuğu' dönemi şimdi 'ağa çocuğu..."
Arabesk ve halk müziği dalında şöhreti ve parayı yakalayan erkek yorumcuların 'banko' taktiği vardı. Hepsi 'acıların Çocuğu' olduğunu iddia eder. Hatta Emrah'ın böyle şarkısı ve filmi bile var. Mahsun Kırmızıgül, çocukluğunda çaycılık yaptığını anlatır, İbrahim Tatlıses inşaatlarda demir işçisi olduğunu falan filan... Hepsi çocukken fakirlik çekmiş, hatta sürünmüştür. Belki de bunların hepsi doğrudur. Ama önce iyi bir taktiktir. Çünkü hedef kitleleri yani albümlerini satın alan, hayran diye bilinen kitle, ezilenlerdir. Varoş çocukları, köyüne adeta esir düşen köy gençleri...
Son günlerde biri var ki, hepsinden çok farklı. Gerçi o da çocukluğunda her işe girip çıkmış hatta sürünmüş ama bu farklı. Varlık içinde yokluk onun ki. Besnili ağa oğlu Tuncay Okutan...
Adıyaman ve civarında yaşayan herkes Besni'nin 'Okutan ailesini' tanır. Onlar her ne kadar 'Çiftçiyiz' dese de 'Okutanlar' ağalık simgesidir. Bilmiyorum kaç köy Okutanlar'a bağlı. Her seçimde aşiretten birisi Ankara'ya TBMM'ye gönderildiğine göre hesabını siz yapın.
Tuncay babasının 'Mühendis olacaksın' diye şart koşması yüzünden müzisyen olduğunu yıllarca saklamış. Üniversiteden aynen evi gibi kaçıp, bulaşıkçılık yapmış, saz çalıp para kazanmış. Yaşam öyküsü o kadar ilginç ki TV dizisine senaryo olur. Babası bu kadar engin ve güçlü iken sürünen delikanlının öyküsü... Ama müziği iyi öğrenmiş. Babası oğlunun müzisyen olduğunu, İstanbul'daki Adıyamanlılar Gecesi'nde sahnede görünce öğrenmiş. Adam resmen şok olmuş.
Tuncay'ı yakında TV'lerde görmeye başlayacaksınız. Çünkü TV'ye çıkmama kararını değiştirdi. Şimdiye dek sadece İstanbul Büyükşehir Kültür A.Ş'nin ve Adıyaman Vakfı'nın konserlerine katılıyordu. Yapımcısı Şahin Özer ile birlikte bilinen tanıtım ve çalışma temposuna girdi. Onun için 'Yeni Ahmet Kaya' diyorlar. Sesinin rengi ve yorumu gerçekten rahmetliye benziyor.
sevgili dostlar tuncay okutanı da ailesini çok iyi tanırım besniden ailesi hewedi köylerinin sözü geçenlerindedndir hatta bugün araştırdım hevedi aşiretinin dağılmadan önceki aşiret reisi ali ibrahim okutan yani tuncay okutanın dedesinin babasını sanırım yani herneyse tuncay kardeşimizin sanatına bakalım adam üretiyomu kardeşim üretiyor en son şifalı müzikleri gördüm zaman gazatesinde en çok satan albümmüş hadi bakalım yolun açık olsun kardeşimmm aykut beyin de yüreğine sağlık
öncelikle köşenizde yerel sanatçılara yer verdiğiniz için size miteşekkürüm fakat tuncay kardeşim çok beyfendi bir görselliği olan sanatçımız ama sizin köşenizde yazdığınız gibi öyle aşiret reis i baba her dönem millet vekili meclise gönderne diye bişi yoktur kaldiki okutan ailesi besninin sıredan yasayan bi esnaf kaldıkı balcılıkla ugrasan bır babanın oglu siyasi görüşleri de dün hadep idi bugun akp
bırak senı biz anlatalım halk dınlesın tuncay kardesım bu yazı senın ne kadar hosuna gıttı..
her yönü ile çok güzel bir köşe yazısı.tuncay okutan kardeşimiz beyefendiliği ile çok daha güzel yerlere gelecektir.
sevgili ünal abicim yüreğine sağlık sen bu alemin kralısın.. bu arada tuncak okutan benim hemşerim oda türkülerin kralı yolu açık olsun desteklerin için çok tşkler ederiz. adıyaman besni
harika bir köse yazisi..elinize saglik..
mrb. aykut abi.ben yavuz sultan selimin memleketi besniden muharrem çulcu.eğitim bayramında eski ve yeni besniyi beraber gezmiştik.ogün benim büromda besni için yazdıkların hala övgü ile konuşulurken bugünde besnili kardeşim tuncay okutan için yazdıklarınla kalbimizi bir kez daha fethettin önünde saygı ile eğiliyorum.inşallah bir kez daha bizleri onurlandırırsan belediye başkanımızdan rica edip size hemşehrilik beratı verilmesini arz edeceğim.en derin saygılarımla.0532 765 26 97