18 Ocak 2010 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt

Kan kusan iktidar!

Ankara yeni yıla hızlı girmişti, tempo düşürmeden devam ediyor.
Gündemde esaslı konular var. Zaten bir yıl sonrası seçim. Hal böyle olunca hararet de şimdiden yükseldi. Anketler havada uçuşuyor, senaryolar kulaktan kulağa yayılıyor.

Bir yandan da 'sivil vesayet' gibi suni gündemler pompalanıyor. Ama daha önce Malezya ve İran sendromlarını uyduranlar şimdi de 'sivil vesayet' söylemiyle yeni bir yol açmanın derdinde. Yaşı müsait olanlar hatırlar Baykal 20 yıl önce de Özal için 'sivil diktatör' kampanyası yürütmüştü.

Hükümet açısından bugünlerin hararetli konusu ise anayasa değişikliği. Partide görüş ayrılıkları var. Bir kesim "Ne olursa olsun artık anayasal değişiklikler yapmalıyız" derken etkili bir başka kesim de "Birinci anayasa değişikliği girişimimizde neler olduğu ortada. Az daha kapatılıyorduk. Eğer yeniden bir düzenleme çalışmasına başlarsak bu kez bizi kesin olarak kapatırlar" görüşünü dillendiriyor. Bir üçüncü kesim ise "Esas meselemiz ekonomi olmalı. Yeni anayasa talebinde olanların toplamı yüzde bir etmez" diyor. Parti yetkili kurullarının alacağı karar henüz net değil. Ama hazırlığı tamamlanmış üç ya da 4 mini paketin varlığı biliniyor.

Siyasetin mevcut aritmetiğinin bir anayasa değişikliğine imkân tanımadığı da ortada. Fakat ortada bir başka gerçek var. Darbe anayasası ile Türkiye'nin artık bir yere gitmesi mümkün değil. Hatta bu şekliyle ayakta kalması da imkânsız. Herkes anayasa konusunda şikâyetçi ama adım atmaya gelince ortada kimse kalmıyor. Son olarak yaklaşık bir ay önce Bakan Egemen Bağış, Baykal'a bir çağrı yapmıştı, "Buyurun anayasayı siz yapın biz destek verelim." Hatta bu çağrıyı birkaç kez yeniledi Bakan Bağış. Ama CHP'den dönüş olmadı. Yani ne yaparım ne yaptırırım durumu var muhalefet açısından.

Her fırsatta dile getirdik, tekrar hatırlatalım. Türkiye'nin bugün tartıştığı birçok sorunu aslında sistemik aksaklıklardan türeyip büyüdü. Kürt sorunu nereden çıktı? Bireysel inanç özgürlükleri, asker sivil ilişkileri, yargıdaki vesayetçi yaklaşım... AK Parti iktidarında neredeyse 50'ye yakın çete ve mafya vari örgütlenme çökertildi. Ama darbe girişimlerinin, eylem planlarının ardı arkası kesilmiyor. Çünkü sistemin bizatihi kendisi sorun üretiyor, besleyip büyütüyor. Bu ülkede Başbakan'ın bilmediği gizli hesaplar, kozmik odalar var. Büyüklüğü ve nasıl kullanıldığı bilinmeyen 'örtülü ödenekler' var. Bugün ortaya çıkıyor ki o örtülü ödeneklerden hatırı sayılır paralar buhar olmuş. Bazıları 'mercimek tanesi' dese de 7.5 trilyonun hesabı verilemiyor. İddialar vahim. Yasa dışı dinleme cihazları alındığı da söyleniyor, bazı gazete ve toplantıların finanse edildiği de.

Örnekleri uzatmak mümkün. Türkiye'de devlet yapılanmasının kendisi bizatihi problemli. İsimler ya da iktidarlar değişse de yeraltındaki paralel yapı iktidarını sürdürüyor.

Başbakan Erdoğan önceki gün İstanbul'daki bir törende yargıdan gördüğü defansı anlatırken "Bize kan kusturuyorlar" dedi. Başbakan sonuna kadar haklı. Hem belediyeler hem de hükümetin yaptığı birçok icraata bizzat yargı muhalefet ediyor. Gecekondu yapılmasına 'yaşam hakkı' olarak bakan yargı, milyar dolar para sayıp yatırım yapacak olan yabancı sermayeye hayır diyor.

Ama Başbakan'ın haksız olduğu bir konu var. Siz iktidardasınız. İktidarın, muhalefet partisi üslubuyla şikâyet etme hakkı yoktur. 2002 seçimlerinde ve 2007'de halk size büyük bir destek verdi. Son anketler de gösteriyor ki geniş halk kitleleri hâlâ sizle olan birlikteliğini sürdürüyor.

Unutmayalım. Bu ülkede kahramandan bol bir şey yoktur. 'Vatan elden gidiyor' diyerek durumdan vazife çıkartacak ve etrafına toplayacağı üç beş yandaşla maceraya girecek çok adam vardır.

Hükümete düşen görev sistemik aksaklıkları kalıcı şekilde tamir edecek yasal düzenlemeleri yapmak. Bunun acı faturaları ve siyaseten olumsuz sonuçları olsa da bunu yapmak zorunda. Çünkü kişilere bağlı gelişen kısmi iyileşmeler onlar iktidardan inince daha ağır yaptırımlara dönüşür. Bunun örnekleri de daha önce yaşandı.

Belki bazı çevrelerden aksi yönde görüşler pompalansa bile halka gitmekten çekinmemek lazım. Sonuçta iktidar şikâyet değil çözüm üretme makamıdır.

 

 





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (8 yorum)
bu millet ak partinin arkasında yeterki sandığı halkın önüne koysun bakın bakalım refarandum nasıl geçermiş.ama bir takım beyin sulandırıcılar ortalığı karıştırmak istiyor.ben bir ak partili olarak konuşuyorum korkunun ecele faydası olmaz anayasa değişikliği mutlaka halkın önüne konmalıdır.
şahin 44 - 19:46 / 2010.03.10
demokrasiden bi haber chp aşığı birinin seçtikleriyle yüksek mahkeme oluşturursan halkın seçtikleri kan kusar, ülkeyı yönetemez konuma gelir..
şemsettın Büyükoğlu - 17:48 / 2010.03.07
vural ve adnan tuğ kardeşler siz a.k.p. ye oy falan vermediniz. eğer oy verseydiniz konuya yaklaşım muhalefet gibi değil yapıcı olurdunuz. hükümetin önüne çıkarılan engelleri başından beri göz önünde bulundurursanız. hükümetin ne demek istediğini anlardınız hükümet hala dik ve ayakta. ve bize her dönüşünde sonuna kadar destek vermeliyiz ki! ne olduğu belli olmayan, kimin devlet kimin, törör olduğu bilinmeyenden halkı korusun.
ilaç46 - 22:55 / 2010.03.01
türkiye dünya genelinde sağlıkta eğitimde yaşanabilir ülkeler konumunda hep enlerde bu insanları çok enterese etmiyor galiba ulus olarak aşağılanmayı kanıksadık
nusret erdem ankara - 13:50 / 2010.02.18
hala kan kusturuyorlar demek komik oluyor. mecliste en çok milletvekili sizde. %46 arkanızda. daha ne mağdur edebiyatı bu anlaşılır gibi değil? biz dik duran bir partiye oy vermiştik. böyle eğilip bükülen bir parti türkiye'yi yönetemez artık.
Vural - 22:57 / 2010.02.15
akp ağlıyarak madurları oynuyarak bir seçim daha alamaz 8 yıl dır tekbaşına iktidar bir partinin şikayet etme lüksü yok olamazda 367 vekile kadar ulaştı memleketi karıştırdı beceremiyorsan çeker gidersin.
adnan tuğ - 11:38 / 2010.02.10
anayasa mahkemesini tümden ortadan kaldırmak lazım.cünkü 11 hukukcu 70 milyon insanın yerine oyunu kollanıyor.hukukcu demek bin şahit lazım.onların hukukcu olduklarına inanmam imkansız.cünkü mazileri ortada.düdük caldımı hemen koşar oraya dedigini yapar.hukuk onların aklına gelmez.ülkeye gercek hukukcu lazım.
mert - 22:30 / 2010.01.18
türkiyedeki mevcut sistemle istersen 550 milletvekilin olsun birşey bile yapamıyabiliyorsun. bunun örneğini 401 milletvekilinin oyladığı bir yasayı birkaç hukukçu elinin tersi ile itiverdi. hani yasama meclisin işi idi. önce anayasa değişecek kardeşim. yoksa yapqamazsın.
kaplan - 15:22 / 2010.01.18



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Kadir Topbaş ameliyat oldu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın ameliyatı olduğu...

İçtüzük krizinin perde arkası

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih KapusuzMeclis içtüzük krizini...

Erdoğan ne zaman taburcu olacak?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sağlık durumu ile ilgili son...

AK Parti'li başkana silahlı saldırı

Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Ova beldesinin AK Parti belde başkanı...

Mesut Yılmaz'ın kara lekesi

Anayasa Mahkemesi'nin 'Yüce Divan' sıfatıyla 1964 yılından günümüze...

CHP'de stratejiler değişti

CHP'de muhalifler yargının 26 Şubat kurultayının 'ihtiyati tedbir...

CHP'de kurultay tarihi değişti

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, daha önce 1 Mart'ta yapılacağı açıklanan...

'MİT'çiler yerine Çiller notu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurmaylarının yanlış...

AK Parti'li 2 vekil ölümden döndü

AK Parti Bitlis vekili işadamı Vahit Kiler ile Bitlis Milletvekili...

Bahçeli'den MİT açıklaması

MHP lideri Devlet Bahçeli MİT soruşturması sürecinde yaşanan...

Kurultay’da taktik savaşları

CHP’de, muhaliflerin 26 Şubat kurultayının “ihtiyati tedbir kararıyla...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.