31 Ocak 2010 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Erhan AFYONCU
Erhan AFYONCU
eafyoncu@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Vergi azalacak diye sigara aleyhtarlığını suç kabul etmiştik

TEKEL işçilerinin eylemleri bana tütünün Türkiye'deki ilginç macerasını hatırlattı. 16. yüzyılda sigara aleyhtarlığı makbulken, 19. yüzyılda sigara aleyhtarlığı suç kabul edilmişti.
Hükümet son yıllarda insan sağlığına zararlı sigarayı kamuya açık yerlerde yasaklayarak Türk milletinin geleceği açısından son derece önemli bir iş yaptı. İnşallah milletimiz dört asırdan beri devam eden bu kötü alışkanlığından kurtulur.

Amerika'dan Türkiye'ye

Kolomb, 1492'de Amerika kıtasına ayak bastıktan keşif için Küba'nın iç kısımlarına gönderdiği mürettebatı ilk defa tütün içen insanlarla karşılaşmıştı. Amerika Kıtası'nın keşfinden sonra dünyaya yayılmaya başlayan tütün, 1570'lerde Osmanlı coğrafyasına girdi. Tütünün Osmanlı İmparatorluğu'ndaki durumu Fehmi Yılmaz'ın doktora teziyle aydınlatılmıştır. Yılmaz'ın "Osmanlı İmparatorluğu'nda Tütün: Sosyal, Siyasî ve Ekonomik Tahlili (1600-1833)" isimli tezinden tütünün ülkemizdeki macerasını naklediyoruz.

Tütün Türkiye'de ilk defa Milas'ta 1583'te üretildi. 1598'den sonra İngiliz, Fransız ve Hollandalı tüccarlar tütünü başta İstanbul olmak üzere imparatorluğun büyük şehirlere getirmeye başlamalarıyla birlikte tütün ticareti ve tütün tüketimi yayıldı. Bu gelişme üzerine tütünle ilgili tartışmalar başladı. 1609'da başlayan tütün içme yasağı bazı aksamalarla 1649'a kadar sürdü. Şeyhülislam Bahâi Efendi'nin 1649'da tütünün mübah olduğuna dair fetva vermesinin ardından yasağı resmen kalkmasa da uygulanmaz oldu.

Tütün vergi getirince aleyhine konuşmak suç oldu

Yasağın kalkmasıyla birlikte 17. yüzyılın ortalarından itibaren Makedonya, Marmara ve Ege bölgeleri ile Halep ve Lazkiye'de tütün ekimi yoğun olarak yapıldı. 19. yüzyılın ikinci yarısında imparatorluğun yüzde 38'inde 150 bin çiftçi 1 milyon dönümde tütün tarımı yapıyordu.

Selanik, Yenice-i Karasu, İzmir, Lazkiye, Halep, Sam, İskenderiye, Kahire ve Samsun gibi şehirler tütün ticaretinde öne çıktı. Tütün esnafı 18. yüzyılın ilk çeyreğinde lonca teşkilatı içinde teşkilatlandılar. Tütün 1688'de gümrük vergisine tabi tutuldu. Tütün tarımından da vergi alınmaya başladı.

Tütün zamanla o kadar önemli bir ürün hâline gelmişti ki imparatorluk yönetimi 1861'de ithal edilen maddelerin gümrüklerini yüzde 5'ten yüzde 8'e çıkartırken, ham tütünün ithalini yerli üretimi ve ticareti korumak amacıyla tamamen yasakladı. Mamul tütün ürünlerini de o zamana kadar hiç görülmemiş bir şekilde yüzde 70-75 oranında vergilendirdi.

Fehmi Yılmaz'ın tespitlerine göre 18. yüzyıldan itibaren tütün gelirlerinin hazinenin önemli gelir kaynakları içinde yerini alması ve esham sisteminin ilk defa tütün mukataalarında uygulanışı, bu sektörü diğerlerine göre daha önemli ve ayrıcalıklı hale getirdi. 18. yüzyıl başında tütünden alınan vergi bütçenin yüzde 1'i civarındayken, bu oran 19. yüzyılın ikinci yarısında yüzde 5'ine ulaşmıştı. Bu yüzden 17. yüzyılda tütün lehinde risale yazan bir kişi devlet nazarında tehlike arz ederken, 19. yüzyılda tütün aleyhinde bir risale yazan, devlet nazarında tehlikeli kabul edilerek, Afyon Kalesi'ne hapse gönderilmişti.

Dördüncü Murad'ın yasakları

1633'te meydana gelen büyük İstanbul yangını, şehrin beşte dördünü yok etmişti. Bu hadise üzerine kahvehanelerde hoşnut­suzluk dile getirilmeye başlandı. Dördüncü Murad otoritesini daha yeni kuruyordu. Bu durum karşısında padişah bir ferman yayınla­yarak, kahve ve tütün içilmesini yasakladı. Kahvehaneleri kapattı. Bir yıl sonra meyhaneler de kapatıldı ve içki yasağı başladı. Bu yasaklara uyulup uyulmadığı bizzat Dördüncü Murad tarafından sıkı ve sert bir şekilde denetlendi. Onun hükümdarlığı müddetince de bu yasaklar uygulandı. Kahve ve meyhanelerin kapatılmasının asıl se­bebi buraların muhalefet odağı olup, devlet yönetiminin eleşti­rilmesiydi. Bu yasaklarda tu­tuculuğu ile tanınan devrin önde gelen ulemasından Kadızâde'nin de tesiri vardı.

Dumandan göz gözü görmez oldu

Önemli Osmanlı tarihçilerinden Peçuylu İbrahim, tarihinde tütünün Türkiye'de yayılmasını "İnsanlar arasında o kadar rağbet gördü ki, ayak takımından bazı insanların tütünü çok içmelerinden hâsıl olan duman yüzünden kahvehanelerde insanların birbirini görmesi güçleşirdi. Sokaklarda ve pazarlarda insanların lüle ellerinden düşmez olup birbirinin yüzüne gözüne puf puf ederek sokakları ve mahalleleri kokuttular ve tütün üzerine şiirler yazarak münasebetsiz bir halde okuttular. Bu yüzden birçok münakaşalar oldu. Bunun kötü kokusu hemen her içenin sakalını, bıyığını, sarığını ve hatta iç çamaşırlarını ve evinin içini kokuttuğu gibi, halı keçe gibi evlere serilenleri de yer yer yaktığı, külü ve kömürü ile her tarafı kirlettiği, uyuduktan sonra dimağa çıkan kötü kokusu ve bunlar kâfi değilmiş gibi daima kullanmanın neticesi olarak çalışmaktan ve elleri iş görmekten geri kaldılar" şeklinde anlatır.

Payitaht-ı Zemin'in plan ve haritaları

Batı'da bir şehirle, bir devletle, herhangi bir olayla, bir savaşla veya bir konuyla ilgili haritaların bir araya getirildiği birçok kitaba rastlarsınız. Ancak bizde bu tür kitaplar yok gibidir. Ayşe Yetişkin Kubilay, Payitaht-ı Zemin, yani dünyanın başkenti İstanbul'un 1422-1922 yılları arasında muhteşem görüntülerini içeren 100 harita ve planı bir araya getirdi. İstanbul için bu kadar haritanın ilk defa bir araya getirildiği kitap da Ağaoğlu sponsorluğunda Denizler Kitabevi tarafından "İstanbul Haritaları, 1422-1922" adıyla yayınlandı. Christoforo Buondelmonte'nin 1422 yılındaki planıyla başlayan kitap, 1922 yılına ait Jacques Pervitich'in sigorta haritasıyla sona eriyor. Harita ve planlarda İstanbul'un birbirinden muhteşem görüntüleriyle karşılaşıyoruz. Bu haritalar aynı zamanda İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed tarafından fethinden sonra Türk idaresindeyken nasıl büyüyüp geliştiğini gözler önüne seriyor.

İstanbul'un birbirinden muhteşem bir şekilde gözler önüne seren Sebastian Münster'in 1544'te, Braun-Hogenberg'in 1572'de, Jean Baptist Liebaux'un 1705'te, Johann Baptist Homann'ın 1730'da, Georg Matthaus Seuter'in yine 1730'da yayınladığı haritalar ile 1750'de yayınlanan ve yayıncısını bilmediğimiz anonim harita mutlaka görülmeli.

 

 





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (2 yorum)
evliya celebi malum eserinde tütünün amerikanin fethinden öncede ayasoya nin bahcesinde bulunan bir binanin icinde papazlar tarafindan icildigini atalarindan duydugunu yaziyor.saygilar.
kubi - 02:10 / 2010.02.08
sigara fabrikasi satildi.hic kimsenin icmesini istemem.indanimiz iciyor,su soz gercek oldu"dumanini yel parasini el alir""parasini gercekten el aliyor,amerikan sigara sirketi alip,kar ettim diye parasini kendi ulkesini tranfer ediyor.sigaranin actigi zararlari kapatmak bize dusuyor,zarar iki kez gerceklesiyor.sigara fabrikalari satilmasaydi para icede kalir bu paraylada sigaranin zararlarinin giderilmesinde kullanilirdi
Baris - 21:59 / 2010.01.31



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Tam o anda çekildi

Birbirinden güzel kareler...

600 yıldır çürümeyen ceset

Dünyada insan aklının çözemediği, bilimin açıklayamadığı, insanları...

Polis annenin en acı anı

Motosiklet kazası için olay yerine giden kadın polis, oğlunun...

11 yaşındaki çocuğun acı sonu

Park halinde duran otomobilde çıkan yangında 11 yaşındaki çocuk...

AKM rezil bir yapı!

Ünlü mimar Dr. Sinan Genim Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin...

Uzmanından modanın şifreleri

Genç tasarımcı Raşit Bağzıbağlı modanın şifrelerini bizim için...

Hastanede harakiri yaptı

İzmir’de, duyanları şaşkına çeviren bir olay yaşandı.

Karun'u yere batıran günah

Karun, Hz. Musa'ya samimi olarak inanan, gündüzleri oruç tutup...

Vahşi kurt saldırıları

Doğada çekilen kurt saldırıları dehşet veriyor.

Peygamberimizin bilinen tek resmi

Resmi görenler gözyaşlarını tutamadı.

A'dan Z'ye kahvenin öyküsü

Usta kalem Beşir Ayvazoğlu, yeni kitabı Kahveniz Nasıl Olsun'da...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.