Ana sayfa » Yazarlar » Mehmet PAKSU
31 Ocak 2010 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Mehmet PAKSU
Mehmet PAKSU
mpaksu@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Nikâhtan önce hamile kalmıştım...

Ben 33 yaşında bir ev hanımıyım. 10 yıl önce evlendim, maalesef nişanlılık döneminde nikâhımız yokken hamile kaldım, çocuğumuz evlendikten sonra oldu.
Çok hastalık geçirdim, ameliyatlar oldum, depresyona girdim. Şu an çocuğum çok yaramaz, sözümü dinlemiyor. Hayırsız evlat olur mu? Çok tövbe ettim, ne yapabilirim? (Rumuz: Çocuğum)

Bu durumda tövbe etmekten ve pişmanlık duyup Allah'ın affına sığınmaktan başka yapacak bir şey yoktur.

Bu tür büyük hatalar ömür boyu insanın aklını, kalbini ve vicdanını kemirir. Çünkü akıldan çıkacak bir olay değildir.

Sadece siz değil, eşiniz de aynı şekilde yaptığı hatanın mahcubiyetini, manevi ezikliğini vicdanen hissetmesi lazım.

Çünkü o da hem büyük bir günah işlemiştir hem de çocuğunun nikâhsız olarak dünyaya gelmesi gibi ağır bir vebal yüklenmiştir.

Burada çocuğun bir suçu ve hatası yoktur. Çocuk masumdur ve hiçbir şeyden haberi yoktur.

Şayet çocuk olayı bu zamana kadar duymamışsa ve öğrenmemişse hiçbir şekilde söylemeyin ve anlatmayın. Çevrenizin de bundan haberi varsa, çocuğun kulağına bu bilginin girmemesine dikkat edin.

Çektiğiniz hastalıklar, ameliyatlar ve depresyonlara girmenizi, hatalarınızın bir kefareti olarak görmeniz bir tür pişmanlık olarak değerlendirilebilir.

Çocuğun yaramazlığını, söz dinlememesini bütünüyle "nikâhsız beraberlik sonucu doğmasına" vermekle bir yere varamazsınız. Çünkü normal bir evlilik sonucu doğan çocuklarda da bu çeşit olumsuz davranışlar görülebilir.

Bu hal sizin depresyonunuzu tetikleyici bir unsur olmasın. Bundan sonra yapacağınız bir şey varsa, o da çocuğun eğitimi üzerinde çok ciddi olarak durmanızdır.

Özellikle çocuğun manevi ve ahlaki eğitimine, iyi ve hayırlı bir insan olarak büyümesine ayrı bir özen gösterin. En önemli işiniz bu olsun...

Böylece siz de rahatlarsınız, hatanızın telafisine çalışmış olursunuz, bir yerde, fiili bir istiğfar yaparsınız.

Diğer yandan evladın hayırlısı da olur, hayırsızı da. Peygamberimiz, her çocuğun İslam fıtratı/yaratılışı üzerine dünyaya geldiğini belirtir, dini hayatını anne babasının belirlediğini ifade eder. Böylece ebeveyne büyük bir sorumluluk yükler.

Tabii bu olay sizin için ciddi bir imtihandır. Bir anlık "şeytanın tuzağına" düşmenin bir sonucudur. Ama hiçbir şekilde ümitsiz olmayın, Allah'ın mağfireti ve rahmeti hayatınızın bütününe yeter.

Eşim canlı bomba gibi...

Eşim canlı bomba gibi... Neye, ne zaman sinirleneceğini kestiremiyorum. Çocukların yanında bana ağır sözler söylüyor, hakaretler ediyor. Çok huzursuzum. Ne tavsiye edersiniz? (Rumuz: Ayten)

Dayanılması, katlanması zor bir durum çektikleriniz. "El yarası geçer de dil yarası geçmez" derler.

Eşiniz hakkında çok çarpıcı ve gerçekçi bir tanım yapmışsınız. Bu tür insanlar öfke küpüdür, "alev topu" ateşe benzerler, dağdan kopup gelen bir seli ve çığı andırırlar.

Ne önünde durulur, ne etkisinden kurtulma yolu vardır. Alınacak tek önlem, eşinizin ruh hali ve psikolojisi hakkında iyi bir tahminde bulunmak, fazla zarar görmeden tehlikeyi savuşturmak, kontrol altında tutmaya çalışmaktır.

Veya en çok neye kızıyor, nasıl bir şeyle karşılaşınca köpürüyor, neyi eksik noksan görürse kendinden geçiyor, nasıl bir muameleye karşı tepki gösteriyor? Bu noktaları tespit ettikten sonra ona göre hareket edin ve "patlamasına" engel olun.

Fakat aile içinde sizin yapacağınız en önemli çözüm, sakin zamanını, "eşref saatini" kollayarak konuyu gündeme getirmek, birlikte çözüm yolları düşünmektir.

Allah bilir ya, o da daha sonra yaptıklarından, söylediklerinden pişman oluyordur ama gelip özür dilemeyi "erkekliğine yediremiyor", bu zaafını kabul etmeye yanaşmıyordur.

Bütün bunlarla birlikte hatasının farkında ise, ikna edebilirseniz, bir psikologdan yardım almayı deneyin. Bir şekilde olumlu sonuç alırsınız, ikna olmaya yanaşmıyorsa, psikoloğa siz gidin, yol yordam öğrenin, anlatılanları uygulamaya başlayın.

 

 





Yazarın son yazıları









Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.