Favorilerime ekle  |   Ana sayfam yap  |   Arşiv  |   Mobil  |   Bugün Çocuk  |   Bugün TV  |   Genç Kalem  |   TV Rehberi
Bugün Gazetesi
02 Şubat 2010 Salı
Toktamış ATEŞ
Toktamış ATEŞ
tokta@bugun.com.tr Google Facebook Del.icio.us Digg Favorilerime ekle Arkadaşına gönder Yazdır
İslam şeriatı
"İslamiyet'in temel kaynaklarından hiçbirinde; halkının Müslüman olduğu bir ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğine dair tek bir satır yoktur" diye yazdığım zamanlar; epey tepki alırım.

Daha önceleri bunu yazdığım zaman da aynı şey olmuştu; son yazımda bu noktaya tekrar değindiğim zaman da aynı şey oldu. Öyle sanıyorum ki bunu biraz açmam gerekiyor.

Konunun ayrıntılarına girmeden önce vurgulamam gereken bir konu var. Bizde genellikle tek başına "şeriat" sözcüğü kullanılır ve bununla bir "İslam şeriatı" kastedilir. Oysaki tek başına "şeriat" sözcüğü "düzen" demektir. Bir İslam şeriatı olduğu gibi bir Hristiyan şeriatı da vardır; Musevi şeriatı da vardır; Budist şeriatı da vardır. Hatta "demokrasinin" de bir şeriat olduğunu söylemek mümkündür. Ancak yaygın bir biçimde "şeriat" sözcüğü kullanılır ve bununla İslam şeriatı kastedilir.

x x x

Genellikle; İslamiyet'in 4 "kaynağı" olduğu kabul edilir. Bunlardan birincisi; hiç kuşkusuz "Kuran"dır. İkincisi; Hz. Muhammed'in "söz", "davranış" ve "sessizliği"ni anlatan "Hadis"tir ki; bu konuda çok sayıdaki Hadis kitaplarından ancak çok azı "muteber" yani "doğru" kabul edilir. İslamiyet'in diğer iki kaynağı; (kimi mezhepler tarafından İslamiyet'in kaynakları arasında sayılmayan) "icma" ya da "icma-i ümmet" ve "kıyas"tır.

"İcma"; tüm "müçtehitlerin" yani kabul edilmiş din bilginlerinin herhangi bir konudaki "fikir birliği" demektir. Kıyas ise belli bir konuda tek müçtehidin açıklaması ya da yorumudur.

Biraz yukarıda da vurguladığımız üzere; İslamiyet'in temel iki kaynağında; yani Kuran'da ve doğruluğu konusunda fikir birliği olan hadislerde; bir İslam toplumunun siyaseten nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda hiçbir açıklama yoktur. Kuran'da bu konuda işaret sayılabilecek tek husus; "ululara danışmak" yani "meşveret" görülmektedir.

Peki hal böyleyken; "şeriat" konusundaki bunca tartışma nedendir? Toplumumuzun son birkaç yüzyılında; "şeriat isteriz" diye sokaklara dökülenler acaba ne istiyor?

Bir "şeriat tehdidinden" söz edenler; neyin tehdidini hissediyor?

Bir "şeriat tehdidinden" korkanlar acaba neden korkuyorlar, niçin korkuyorlar?

x x x

Osmanlı İmparatorluğu'nun son birkaç yüzyılda; "düzen" istedikleri gibi gitmeyen kimi grupların "şeriat isteriz" diye sokaklara dökülmesini anlamak mümkün değil. Başta İslam "halifesinin" yani Hz. Peygamberin halefinin oturduğu bir düzene; İslamiyet adına karşı çıkmanın hiçbir mantığı olamazdı.

Cumhuriyet döneminde gördüğümüz "şeriat" taleplerinde istenen şey de; laik Cumhuriyet yerine "İslam kurallarına" göre yönetilen bir devlet oluşturmak idi. "Laik devlet-yıkılacak elbet" sloganlarının başka ne anlamı olabilir?

Peki ama "İslam kurallarına" göre yönetilecek bir devlette; kuralları kim belirleyecek? Temel kaynaklarında sınırları belirlenen "evrensel" bir İslam şeriatı devleti olmadığı konusunda hiçbir kuşku duyulmaması gerekir. Zaten böyle evrensel kabul gören bir İslam şeriatı devleti modeli olsa; günümüzde şeriatla yönetildiğini iddia eden farklı ülkelerde çok farklı ve hatta kimi zaman birbiriyle çelişen uygulamalar olmazdı.

Gerçekten; günümüzde İslam şeriatı ile yönetildiği iddiasında olan değişik ülkelerde çok farklı uygulamalar vardır. İslamiyet'in tek bir temel kaynağı "Kur'an-ı Kerim" olduğuna göre; bu farklılıklar nereden kaynaklanabilir?

İran, Suudi Arabistan, Libya ve Afganistan'a baktığımız zaman; çoğu kez birbirlerini en ağır biçimde suçladıklarını görüyoruz. Bu suçlamalar; birbirlerini "İslamiyet dışı" saymaya kadar gidebilmektedir.

Acaba hangisi haklıdır?

x x x

Bu türden örnekler gösteriyor ki; herkesin kabul etmek zorunda olduğu evrensel bir "İslam şeriatı" düzeni yok. Uygulanan şey; iktidarı "şu ya da bu" biçimde "ele geçiren" bir grubun; kendi anlayışları çerçevesinde uyguladıkları bir Müslümanlık ve gene kendi "kafalarına göre" koydukları "İslami kurallar!"dır.

 "Şeriat isteyenler"; şeriat adına kendi İslamiyet anlayışlarının getireceği kuralları topluma "dayatmaya" ve egemen kılmaya çalışırlar. Örneğin; alkollü içki tüketilmemesi, evlilik dışı ilişkilere girişilmemesi, oruç tutulması, namaza gidilmesi, örtünme vb. kurallar dayatılan kurallardır.

Kendisi alkollü içki kullanmasa bile; bir lokantada alkollü içki içilmemesini isterler. Oruç tutmayanlara müdahale etmek isterler. Çalışma saatlerini namaz saatlerine göre ayarlamak isterler. Örtülü olmayan hanımlara müdahale edilmesini bir hak ve hatta görev olarak görürler. Bu türden örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ama acaba bu türden toplumsal kurallar; siyasal olarak bir "İslam şeriatı" düzeninin varlığını ortaya koyar mı?

Hiç sanmıyorum.

x x x

Peki bir "İslam şeriatı tehdidi" görenler; neyin endişesi içinde? Bana öyle geliyor ki; yukarıda saydığım toplumsal yaşamla ilgili düzenlemelerin endişesi içindeler...

Pek de haksız sayılmazlar.



 Yazının Yorumları (15 yorum)  

İSLAM DÜZENİ ya da İSLAM ŞERİATI - misafir 18:00 / 2010.02.06
aslında islam, tüm insanlığa bir düzen ve sistem getirmiş bir dinin adıdır. çünkü ayette şöyle buyrulmaktadır: “ey insanlar, de, ben sizin hepinize gönderilmiş allah’ın bir elçisiyim.”[1] onun için islam düzeninin en güzel uygulama örneğini hz. peygamber’in medine’de kurduğu islam toplumunda görüyoruz. medine-site devletinde yahudi, hıristiyan, müslüman ve müşrik-ateistler, vatandaşlık nimetini hep birlikte paylaştılar. islam şeriatı demek, islam teorik düzeni demektir. bunun temelleri ve dayanakları da kuran ve sünnettedir. mesela hz. peygamber bizim için en güzel örnektir.[2] kuran ise biz

recep çintesun 03:14 / 2010.02.03
kur'an temel kuralları verir. bunun üzerine islam şeriati inşa edilir. şeriat bugünkü durumda yanlış uygulanmaktadır, dinde zorlama olmaz ama bugün iran'da zorla insanlara ibadet ettiriliyor. hakiki şeriatte bunlar olmaz kul ve allah arasında kimse olamaz, yalnızca toplumun genelini ilgilendiren kurallar adalet çerçevesinde düzenlenir. kimse korkmasın türkiye'ye kimse şeriat getirmekle uğraşmaz ama herkese adaletli davranmalıyız, toplumda baskı oluşturan unsurlar bireysel olarak yargılanabilir

Buzdağı - misafir 02:01 / 2010.02.03
sayın hocam sizi kutluyorum her dinin her yönetim sisteminin bir şeriatı vardır.ama bu anlayana fevkalede güzel bir analiz yapmışsınız sizi kutlarım.türkiyede şeriat korkusu olmamalı çünkü laik sosyal bir hukuk devletidir.öyle bir tehlike hiç bir zaman olmamış ve olmayacaktır.olmayan birşeyi var göstermek güncel tutmak ideolojik bir saplantıdır.

uyarıYORUM - misafir 23:11 / 2010.02.02
sayın toktamış bey dayatılan kural dediğiniz şeyler kuran-ı kerim'de açıkca belirtilen hükümlerdir.bunlar insanların dayatması değil rabbimizin emrettiği kesin emir ve yasaklardır.kuran-ı kerim meali okumuşsanız bunları görmüş olmanız lazım.bilindiği gibi mezhepler insanların yaşam tarzlarına uygun dini bir yaşam sunar.bir köy yaşamı ile kent yaşamı arasında fark vardır.bazı hükümler -farz ve vacib hariç- kolaylık olsun diye farklı olmuştur.temel hükümlerde birlik vardır.saygılarımla,

Mehmet Fatih - misafir 22:29 / 2010.02.02
toktamış hocam şeriatı sadece at gözlüğü takan insamar düzensizlik ve sisteme karşı ayaklanma olarak görebilmektedir siz bunlara ne kadar da ;şeriaatın kelime manasının düzen olmak demektir desenizde onların beyinlerindeki şeriat sadece geri kalmış ülkelerde tabi buda direkt olarak islami dinini yaşıyan ülkeler olarak lanse ediliyor bu kabuğu kırmalarına sebep iştigal etmiyeceltir.

mkayra72@ttnet - misafir 21:05 / 2010.02.02
islam dini sadece kalbi bir inanç değildir.islamın her alanda söyleyecek sözü vardır.islam insanı muhatab almaktadır.bu insan zengin,fakir, genç ,yaşlı,amir,memur olabilir.allah kuranda şöyle buyurmaktadır ey insanlar,sizi ve sizden öncekileri yaratan rabbinize kulluk edin.kulluk da sadece namaz ve oruç değildir.allahın kuranda geçen bütün tavsiyeleridir.kuranı açıp bir baştan sona kadar okuyun anlayarak .ozaman kendi kendinize şöyle demekten kendinizi alamıyacaksınız.hayraet kuranda bu da var

Hüseyin Toprak - misafir 19:58 / 2010.02.02
islam şeriatı elbette vardır.ama üniforma gibi standart bir kıyafet,standart bir eğitim,standart bir ticaret hatta standart bir yönetim şekli zorunlu değildir.sınırlar belirtilmiştir.(örnek:erkekler en az diz kapağı ile göbek arasını,kadınlar el-yüz ayak müstesna tüm vücudunu yabancılardan koruyacak şekilde örtecek ama neyle örtünürsen örtün.)hem hz.adem den- peygamberimize allah ın gönderdiği hükümler aynıdır sadece müslümanların değil tüm insanların canı,ırzı namusu,mekanı,emeği mukaddestir.

mustafa - misafir 19:53 / 2010.02.02
toktamis bey yazdiklarinizi uzuntu icinde okudum, bunun nedeni tarihci olmanizdir. bakiniz efendim islam devleti dedigimiz sey elbetteki temel kaynaklarda acikca anlatilip tarif edilmedi, aynen modern ulus devlet gibi, bunlar tarih icinde yasanarak olusan yapilardir.seriat isteriz diye bagiranlarin amaci ise eski sisteme ozlemdi, degisimi suclamislardi.bugun bir islam devleti kurulacaksa bunu osmanliya bakarak anlayabiliriz, islami ozumseyen bir yapinin, bu yapisiyla hayati yorumlamasi aslolan.

ed - misafir 14:28 / 2010.02.02
müslümanlar dininin gereklerini sıkıntı yaşamadan yaşamak istiyor.namaz vakitlerinin çalışma saatlerine uyması evet bu çok zor bişey değil veya başörtüsü taktığı için 2. sınıf insan muamelesi görmemek.biz osmanlı geleneğinden geldiğimize göre müslüman değilim diyene içki yasağıda toplumun yapısını bozmayacak diğer yasaklarda geçersizdir.

nur - misafir 14:20 / 2010.02.02
sayın hocam dinde zorlama yoktur.müslümanların istediği tebliğ vazifesini yapabilmektir.yani göz göre göre zayı edilen ebedi hayatları da kurtarmaktır.sıkıntı buna fırsat tanınmamsıdadır

krlszoyun@hotmail.com - misafir 14:13 / 2010.02.02
sayın hocam.tesbitleriniz yerinde ancak devletler gerçekten islam şeriatına göre yönetilmek istenirse gerçek islam şeriatı var ve şuna inanıyorum biz insanları allah yarattığına göre bizim fıtratımıza en uygun olanıda ancak o belirler yeterki bizler kendi menfaatlerimize kapılıp gitmeyelim. ha şunu da belirmekte fayda var belki bizler islam şeriatını ağır görebiliriz ama tarihte onun gibi her zaman yeni kalabilen başka bir hukuk varmı insan hepsini zamanla kendi menfaatlerine göre değiştirmiş.

abdullah - misafir 13:46 / 2010.02.02
hocam, islam şeriatı isteyenler diye belirttiğiniz insanların istek ve arzularını endişe eden insanlar, nezaman bir dayatma ile karşılaşmışlar.. ama islami yaşam tarzı isteyen insanlar onlarca-belki binlerce...en önemlisi psikolojik baskı altında çok dayatma ile karşılaştırlar..hala da karşılaşıyorlar.. lütfen...damokrasi.. nasıl bir şey acaba

hasan özdemir 13:11 / 2010.02.02
toktamış beyin yorumu aldığı eğitim ve yaşadığı hayata göredir- kısmen doğrudur-ben de allah ın emir ve yasaklarına uyarak yönetilecek bir devlet yaşamak isterim-tabii bunun başkanı peygamberimiz yada hz ömer olursa-ne libya ne suıdi nede başka bir devlet de asla tamamen kur an a uyarak yaşamak yok- toktamış bey de diğerleri gibi-aıds den kurtulmak için bin tane tedbir sıralayan uzmanlara benziyor-oysa islamı yaşayın deseler sorun çözülecek-islam yaşamak ve yaşatmak için yaşamak gerekli-saygılar

kaplan - misafir 13:10 / 2010.02.02
insan bilmediğinden korkar. şeriat da anlaşılmadığı için bir korku halini almıştır. aslında şu andaki meriyetteki bütün kanunların menşei o korku ile telaffuz edilen şeriattır. yani hocamın ifade ettiği gibi edille-i şerriye denilen fıkıh ilmidir. bunlar açık kalblilikle ama gerçek ilim adamları tarafından nedir, ne değilleri ortaya dökülüp bir sonuca vardırılsa inanın herşey bir çırpıda çözülecek. yani yarıya kadar dolu bardağın biri yarısı dolu biri yarısı boş tartışması gibi birşey.

MUHTAR - misafir 12:32 / 2010.02.02
hocam biraz geç kalmadınızmı bu söylediklerinizde




Yazarın son yazıları






Video galeri
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/0/0/0/0/0/0/1/file/96003_video.jpg
Messi, futbolseverleri hayran bıraktı
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/0/0/0/0/0/1/1/file/96006_video.jpg
Seedorf' tan 90'a muhteşem gol
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/0/1/0/0/0/0/0/0/file/95873_video.jpg
ABD'nin üniformalı canavarı

© Copyright 2009 Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş. Tüm hakları saklıdır.
Bugün gazetesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.