Ana sayfa » Yazarlar » Aykut IŞIKLAR
03 Şubat 2010 Çarşamba
Aykut IŞIKLAR
Aykut IŞIKLAR
aisiklar@bugun.com.tr
Google Facebook Del.icio.us Digg Favorilerime ekle Arkadaşına gönder Yazdır
İstanbul'da taksici terörü var
Bunu gerçeği kimse inkâr edemez.

Kimlerin taksici olduğunu inceleyin ne demek istediğimi hemen anlarsınız. İşin temeli zayıf olunca aynen biz gazeteciler gibi... Çoluk çocuk, cahil ve ahlaksız ne kadar meraklı varsa gazeteci oldu. Şimdi basın ahlak ve ilkeleri deyip duruyoruz. Adamın duruşu etik değil ki yaptığı iş tabii ki etik olmaz.

Dünyanın her tarafında taksiciler belli sınavdan geçer. O kentin sokaklarını ezbere bilir. Yolcusuna nasıl davranacağını kurslarda öğrenir. Hatta çoğu yerde kravatlı olmak zorundadır. Bizde ise dağdaki teröristten ne farkı var taksicinin? Bu işi ekmek parası için yıllardır düzgün yapan arkadaşlarım sakın alınmasın. Onların bizden daha çok rahatsız olduğuna eminim. Benim anlamadığım konu, dernekleri, konfederasyonları nerede? İsteyen böyle direksiyon başına geçebiliyor mu? Bir kontrol olsa, yarısı sigortasız çalışıyor.

Taksiciler için trafik kuralı diye bir şey, hele 'yasak' kesinlikle yok. Trafik yasası da aynen orman yasası gibi. Kendilerinin yazdığı, güce ve yaygaraya dayalı ilkel yasa...

Üşenmeyin dikkat edin. İstanbul'da günün her saatinde bir taksi kazası görürsünüz. Direksiyon başına geçen bitirim taksici, ara yolda 80 km hız yapıyor. Sonra tabii ki önüne çocuk çıkınca duramıyor.

Bakın yollara en çok kazayı kim yapıyor? Taksiciler değil mi? Bütün araçlar taksi görünce yol versin, kaldırıma çıkıp saklansın. Birine ne yapıyorsun deyince de hepsi üzerine levye ile saldırıyor. Kaç kişi taksiciler yüzünden sakat kalıyor. Kurala uymazlar, gidip adamın arabasına çarparlar. Sonra da "Daha siftahım yok. Eve ekmek götüremedim" diye ağlarlar. Ama taksicilere bakıyorsun ya iş bulamayan 18 yaşında delikanlı ya cezaevinden çıkmış eski sabıkalı. Çoğu Anadolu'dan gelme, İstanbul'u hiç bilmeyen kişiler.

O ne olduğu belli olmayan gençler "Sen hatalı solladın, ben sana korna çaldım" diyerek birbirine bıçak sallıyor. Yolcu dövenleri de var.

Bu sorumsuz ve cahil taksiciler tabii ki her yeri durak yapar. Tabii ki yolun sağından yolcu arayarak giderken trafiğin içine eder. İstediği yerde yolcu indirip, yüzlerce aracı durdurur, bekletir. Yine adres göstermek istemiyorum. İstanbul trafiğinin en önemli yerlerinde korsan taksi durağı var. Böyle trafik sorunu asla çözülmez.

Ben teşekkür ederim kararı trafiği yaşayan halk verir!

Mecidiyeköy ve Taksim meydanlarında her gün yaşananları dilimin döndüğünce yazmış sonra da sormuştum: "İstanbul'da trafik polisi var mı?"

Hatta İstanbul Valisi'ni, kimseye haber vermeden arabamda gezdirmeyi bile önermiştim. Akşam Taksim Meydanı'na çıkarıp o AKM önündeki yüzlerce taksiyi, Mecidiyeköy Meydanı'ndaki keşmekeşi göstermeyi hayal etmiştim. Sayın Vali'den hiç ses çıkmadı.

Ancak İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde trafikten sorumlu en yetkili kişi Oktay Bulduk sağ olsun konuya ilgisiz kalmadı. Önce telefonda konuştuk sonra da bilgi mektubu gönderdi. Sokak ve kavşaklarda kaç polis memurunun görevli olduğunu bildirdi. Haberiniz olsun bazı caddelerde sivil trafikçiler bile var.

Açıkçası gözümün önüne eski günler geliyor da buna bile 'şükürler olsun' diyorum. Eskiden "Hemşerim ne diyon sen" diyen bile olmazdı. Sadece Şevket Ayaz zamanında vardı.

Koskoca il emniyet müdürünün yardımcısı oturup da uzun uzun mektup yazacak... İnanın olacak iş değildi. Okurlarım adına çok teşekkür ederim Sayın Oktay Bulduk. Şu bilgi mektubu bile işinizi ne kadar ciddiye aldığınızı gösteriyor. Haa bu arada Emniyet Genel Müdürlüğü'nden de bir açıklama gelmişti. Ama açıklamayı gönderen müdürü gazetelerin en tepesinde 'tutuklandı' veya 'görevden alındı' diye görünce çok şaşırmıştım. "Bu trafik çok normaldir" demiştim.

Sorunlar çözüldü mü? Orasını yaşayanlar yani halkımız bilir. Onlar karar verecek son duruma. Ama biz böyle kendimizi herkesten daha akıllı yani uyanık sandığımız sürece yasalar, polisler filan işe yaramaz. Önündeki araç durmuş, sarı ışık yanıyor inadına devam ediyor. Kavşağın tam ortasında kalıp tüm trafiği kilitleyen adama polis ne yapsın?

Kürşat Özkök'e özür borcum var

Geçen gün "TRT Esra Ceyhan'ın yerine halk müziği sanatçısı Sevcan Orhan'ı düşünüyor. Hatta bu işi Ceyhan'ın yardımcısı Volkan Öksüz yönetiyor. Plaza Otel'de toplantı yapıldı. TRT Müdürü Kürşat Özkök de bu toplantıya katıldı" demiştim.

Haber kaynağım köstebek hemen ertesi sabah arayıp "O günkü görüşmede Kürşat Özkök yokmuş. Bize yanlış istihbarat gelmiş" dedi. Gerçeği yazmak ve Kürşat arkadaşımdan özür dilemek boynumun borcu oldu. Ne Plaza Otel'e gitmiş, ne Volkan ile ne de Sevcan ile görüşmüş.

Kürşat Özkök'ü de Zeki Müren'in rahmetli olduğu günden beri tanırım. O töreni ve TV programını Özkök organize etmişti. TRT'de müdür de olsa devlet memuru. Önemsiz dedikodular da olsa isminin geçmesi hoş değil. Türk halkı her zaman doğruları bilmeye layıktır.

"Memedim Zeynep" en popüler şarkıcı oluverdi niye?

Eee çok normal. Gazetelerin birinci sayfasında; eski-yeni general fotoğrafları, başlıklarda 'darbe aşağı-darbe yukarı', en çok duyduğumuz kelime "Balyoz." Böyle bir ortamda tabii ki en popüler şarkıcı 'Memedim Zeynep' olur. Sezen Cumhur Önal'ın şarkılarını söyleyenler olmaz herhalde...

Bu akşam İstanbul'un en popüler eğlence yerlerinden biri olan Şamata'da sahne alacak. Uzun bir aradan sonra hayranlarına Memedim türküsünü söyleyecek. Bence salon kötü hava koşullarına rağmen dolacak. Hele bir de "Çırpınırdı Karadeniz" derse...

Bir komando askerinin öyküsünü anlatan Memedim ağıt-türküsü, Zeynep'in ismi ile özdeşti. Zeynep denilince "Memedim Zeynep mi" diyorlar. Bu rahmetli Esmeray'da da olmuştu. Askerlik denilince Esmeray'ın 'Gel Tezkere' şarkısı akla gelirdi.

Milli Savunma Bakanlığı Zeynep'i neden kadrolu yapmaz? Kız yılın 300 günü askeri birliklerde konser veriyor. Üstelik beş kuruş almadan. Cebinden harcarken, babasını bitirdi. Ama Mehmetçik'te bir Zeynep sevgisi var ki inanılır gibi değil... 




Yazının Yorumları (1 yorum)
aykut bey, istanbul'un trafik sorunu aynen devam ediyor. 1.canı isteyen istediği yere park ediyor, kaldırım diye bir şey kalmadı. 2.taksici "nereye gideceksin?" diye soruyor, canı istemezse almıyor. 3.on iki lira tuttu diyelim, yirmi veriyorsun, "bozuk yok mu?" diyor yüzsüzce. oysa bozuk bulundurmak zorunda. 4. dokuz lira tutuyor, on lira veriyorsun, üstünü istemedikçe vermiyor. denetim varmış! güleyim bari de boşa gitmesin...
semiramis arman - misafir - 06:04 / 2010.02.03



Yazarın son yazıları






Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.