Taraf gazetesinin yayımladığı Balyoz Darbe Planı'nda, gözaltına alınacak 36 gazetecinin ismi yer aldı.
Plana göre, "gözaltına alınacaklardı" ama görünen o ki, epey bir süre ışığı göremeyeceklerdi...
"Ben o günlerde kent hayatı ve gurme yazıyordum" diyen Emre Aköz dışında, listeye giren gazetecilerden hiçbiri duruma itiraz etmedi. Hatta bu liste onlar için, gizli bir gurur kaynağı oldu.
Darbe planında 137 gazeteci , "faydalanılacak gazeteciler" diye listelenmişti. Tamamına yakını durumdan rahatsız oldu... Askerci olmadıklarını... Darbe karşıtı olduklarını... Menderes idam edildikten sonra evlerinde sabaha kadar Kur'an okunduğunu yazdılar...
Gözaltına alınacak gazetecilerden bir bölümü, suç duyurusunda bulundu.
"Faydalanılacak gazeteciler" ise duyurularını köşeleri ve TV'ler aracılığıyla yapıyor.
Daha 12 yıl önce gazetesinde Andıç'ı yayımlayıp, masum gazetecileri çarmıha geren sabık yayın yönetmeni, Taraf'ın listesine fena halde içerlemiş... Şöyle diyor:
-Kapkara bir engizisyon loncası, o eleştirdikleri İstiklal Mahkemesi'nden beterini kurmuş, yargılıyor. Ayakta kalabilenlerimiz, henüz işini kaybetmeyenlerimiz, birer kılıç artığıyız. Yeni dünya düzeni bu...
Metin Akpınar, Beyoğlu Beyoğlu müzikalinde ne güzel söyler:
-Ben de hıyarım ya, bunları yuttum!
Yine bir başkası, "Bu yazı asla bir savunma değil" başlığı altında, Genelkurmay yandaşı bir gazeteci olmadığını anlattı, uzun uzun...
Oysa...
Ne günah çıkarmaya ne de suç duyurusuna gerek vardı.
Çıkıp hep beraber şunu söyleyebiliyor muyuz:
-Darbeler bu ülkeye ihanettir. Her askeri müdahale Türkiye'yi 10 yıl geriye götürmüştür. En kötü demokrasi, en mükemmel darbeden iyidir.
Bunu diyebiliyor muyuz?
Kimse... "Darbenin yanındayım, gerekirse asker yönetime el koyar" embesilliğine imza atmaz...
Onun için...
Tek başına... "Darbelere karşıyım" lafı yetmez...
Bir de...
İki listede de yer almayıp, arafta kalanlar var...
Onlarda ise kategorize edilmemenin hayal kırıklığı yaşanıyor...
İşte böyle düşünen gazeteciler olduğu müddetçe, hıyarlığımız sürecek!