Batsın bu dünya
Dünyanın hangi ülkesinde gazete ve TV'lerde 'bu kadar çok general fotoğrafı' var?
Gazetelerin birinci sayfasında ve TV haberlerinde sadece eski-yeni 'general'ler var. Hepsi Fenerbahçeli futbolcular kadar ünlü oldu. Başbakandan daha çok yer alıyorlar. Yoldan geçen vatandaşa sorun, 'Enerji Bakanı veya Kültür Bakanı kimdir' diye... Bilemez garibim. Ama son beş yılın ordu komutanlarını sorun... Harp Okulu çıkışına dek bilir.
Aynı durum 'yargı' için de söz konusu... Anayasa, Danıştay, Yargıtay hatta Sayıştay üyelerini 'milli takım kadrosu' gibi saymaya başladık. Hatta emeklileri de görüyoruz her Allah'ın günü. Bir 'onursal başkan' var ki dersiniz cumhurbaşkanı...
Her fırsatı değerlendirmek için çırpınan doktorlar, eczacılar var. Ama onlar hep var. Hangi iktidara karşı gelmediler ki... Çünkü şöyle düşünülür; 'Doktorlar her şeyi daha iyi bilir, çok okumuştur, diğer mesleklerden üstündür.' Aynen askerlerin sivillere baktığı gibi...
Her şeye karşı olan ama ülkeyi karıştırmayı çok iyi bilen CHP ve Deniz Baykal... Bir gün Başbakan ile Genelkurmay Başkanı'nın arasını bozmaya çalışıyor, bir gün işçileri kızıştırıyor, bir gün etnik kökenlere, bir başka gün sendikalara, mezheplere çomak sokuyor. Bazen hiç ortalarda görünmeden, bazen açıkça... Seçime dek sabredemiyor, katkı sağlayan muhalefet olamıyor, hiçbir konuda proje üretemiyor. Sadece boş laf ve şov...
Ve Abdi İpekçi katilini askeri cezaevinden kaçıranlar, Papa'yı vurdurup Türkiye'yi dünyaya yalnız bıraktıranlar var. Sinsi sinsi uğraşıyorlar.
Hepsinden acı; Türkiye'nin kalkınmasını engellemek için uğraşan bir medya var. Rüzgâra göre fikir değiştiren, kime ne için hizmet ettiğini çok iyi bilen çıkarcı ordusu...
Yatıyor, kalkıyor, çiziyor, konuşuyor sadece AK Parti devrilsin diye uğraşıyor. Bunu isterken çok tehlikeli işlere de çanak tutuyor. Darbecilere, kendini demokrat diye yutturmaya kalkan gerçek faşistlere yardakçılık yapıyor. Bazen de o kadar komik gerekçeler buluyor ki, çocukları bile güldüren medya... Çamur at izi kalsın diye uğraşırken iz suratında patlıyor.
Bir gün olsun işçiyi, köylüyü, demokrasiyi, hakkı, hukuku, üretimi düşünmediği kesin. Onun için Bodrum'daki yazlık köşk, Göcek'teki tekne daha önemli...
Her şey karışsın, ülke çöksün diye bu kadar vicdansız işler yapan veya destekleyen kişi halkını asla düşünmez. 'Baykal iktidar olsun' demeleri de düzen bozulmasın, statüko değişmesin diye...
Diyelim ki AK Parti seçimi kaybetti, muhalefet partisi oldu.
Peki bu kişi ve gruplar o zaman ne yapacak? Kime, neden saldıracak? Yoksa birbirlerini mi yiyecekler? Hedefleri 'Gelişmiş, demokrasi ile yönetilen çağdaş Türkiye' ise... 80 yıldır nerede idiler. Başka ülkede mi yaşadılar?
En anlamlı mesajı rahmetli Abdi İpekçi'nin kızı Nükhet İpekçi verdi. Babasının kurşunlarla delinmiş gömleğini göstererek. Çünkü o gömlek üzerinde demokrasi tarihimiz yazıyor. Gazetecinin katilini askeri kışladan kaçıranlar elini kolunu sallayarak dolaşırken kimse kimseye demokrasi dersi vermeye kalkmasın. Hele o yalancı aydınlar hiç konuşmasın.
Arda keşke Sinem ile evlense...
Bir Galatasaray taraftarı olarak bunu çok isterim. Çünkü bana çok mantıklı geliyor.
Arda, Kobal ailesine damat olsa inanın başarıdan başarıya koşar. Çünkü Sinem'de öyle bir anne var ki. Yani Arda'nın müstakbel kayınvalidesi. En iyi menajerden daha iyi. Yaşam koçu diyorlar ya aynen öyle. Sinem'i o anne yarattı. Bazen polis gibi başına ekşidi, bazen kontrol dahilinde gençliğini yaşamasına izin verdi. Yani hem duygusal, hem otoriter patron. Sinem annesinin onayını almadan sokağa çıkamaz. Babası ise çok sessiz, sakin bir adam. Onu da eşi yönetiyor. Haaa... Bir de kayınbirader adayı var ki. Bu kadar şirin, akıllı bir çocuk olamaz. Pardon delikanlı adayı sayılır. Koyu Galatasaray taraftarı, herhalde Arda'yı ablasından daha çok seviyordur.
Kobal ailesini yıllardır tanırım. Evlerine konuk oldum, çaylarını içtim. Bu yüzden böyle emin konuşuyorum. Birbirine çok sıkı bağlı, seven ve çok samimi bir aile... Arda o ailede huzur bulur. Gözü dışarıda olmaz. Sinema ve TV dizisi setlerine gide gele herkesi tanıyan kayınvalidesinin vereceği taktikler, birçok engel rahat aşılır.
Bu alemde, iki şöhretli gencin değil evlenmesi flört etmesi bile zordur. Ayırmak için bin bir yolu denerler. En tehlikelisi ise medya ilişkileri... Ve tabii Sinem'in kariyer endişesi. Oyuncu olarak istediği yere gelmezse veya geriye sayarsa... Haliyle bunu Arda'ya bağlayacak.
METRO- İKEA lokanta rekabeti!..
Dünyanın 130 ülkesinde mağazası olan İsveçli İKEA'nın birkaç çeşit yemeği çok ünlüdür. İKEA'lara alışveriş için değil, ucuz yemek için giden bile vardır. İsveç köftesi, Norveç somonu, özel tavuğu inanılmaz güzeldir. Günün her saatinde İKEA lokantası doludur. Belki de bu yüzden çok gereksiz kişi geliyor diye yemeklere çaktırmadan zam yapıldı. Şimdi neredeyse piyasa fiyatları alınıyor. Yani öyle bedava meşrubat veya kahve dönemi kalktı.
Ama bu kez de Almanlar'ın dev firması METRO lokantasında hamle yaptı. METRO üstelik menüsünü her gün değiştiriyor. Bir gün kocaman tabak hamsiyi 6.5 liraya veriyor, ertesi gün başka balığı... Ama balığın yanındaki salata zaten o parayı hak ediyor. Kuru fasulye 190 kuruş. METRO geleneksel Türk yemeklerini sunuyor. Ama çok kaliteli şekilde. Çünkü müşterisinin yarısı lokanta sahibi. Yani işi bilen kişiler. METRO'ya lokanta malzemesi almaya gelmişken yemek de yiyorlar. Bu tatlı rekabetten tabii ki vatandaş da faydalanıyor.
Yazarın son yazıları
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/1/0/0/0/0/1/1/0/1/1/0/file/96365_video.jpg
/video/96365-nou-camp-ta-messi-sov-videosu.aspx
Nou Camp'ta Messi şov
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/1/1/0/1/1/1/0/file/96221_video.jpg
/video/96221-kimin-adamisin-lan-sen-videosu.aspx
Kimin adamısın lan sen!
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/1/0/0/0/0/0/1/0/0/0/0/file/96288_video.jpg
/video/96288-levent-ersoz-u-kurtarma-operasyonu-videosu.aspx
Levent Ersöz'ü kurtarma operasyonu
|