05 Şubat 2010 Cuma
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

TEKEL işçileri uzlaşmalıdır

TEKEL işçilerinin grevi konusunda ilk kez yazıyorum; konu Türk-İş ve diğer sendikalar tarafından bir genel grev sebebi haline getirildiği için...

Olaya TEKEL işçileri açısından baktığınızda 4-C statüsüne razı olmayıp kalıcı kamu işçisi olmak için mücadele etmelerini anlamamak mümkün değil. Kim tam iş güvencesi istemez ki... Her insan kendisi için en iyi olan sonucu almak için bütün gücünü seferber eder, nitekim onlar da böyle yapıyor.

Bu yüzden de bu yazımda TEKEL direnişçilerini sorgulayacak değilim. Ama bu direnişe destek verenlere söylenecek çok söz var.

TEKEL işçilerinin açlık greviyle birlikte gözleri parlayıp Şili'deki kamyoncular grevini hatırlayanları, bu grevi genel greve dönüştürüp ekonomiyi felç ederek olağanüstü hal yaratma ve iktidar düşürme hayalleri kurmaya başlayanları hiç saymıyorum.

Benim sözüm, herhangi bir işçi direnişi söz konusu olduğunda, önünü arkasını, haklıyı haksızı, kamu çıkarının nerede olduğunu düşünmeden o direnişi "kutsal" ilan edip yanında saf tutanlara...

Şimdi bir an için 2001 yılına, o büyük kriz günlerine dönüp hatırlamaya çalışalım.

Devlet bütçesinin iflasa yakın bir noktaya yaklaştığı, "devlet bu ay maaşları veremeyecekmiş" söylentilerinin yayıldığı o günlerde Kemal Derviş'in bütün Türkiye'de nasıl kurtarıcı gibi karşılandığını hatırlayın.

Peki o gün, Türkiye'de onun bildiklerini bilen olmadığı için mi ekonomimiz o noktalara gelmişti?

O zamana kadar ekonomiden sorumlu olan bakanlarımız, Avrupa ülkelerinde yüzde 2'lerde seyreden kamu açığının bizde yüzde 14'e varmasının ne anlama geldiğini bir türlü kavrayamadıkları için mi böyle duvara toslamıştık? 130-140 milyar dolarlık borç stoku erimeden dururken ve bütçenin çoğu borç faizlerine kapatılırken, "usta" para manevralarıyla, Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirerek günü kurtarmaya çalışmanın çıkmaz yol olduğunu o zamana kadar ekonomiyi yönetenler bilmiyorlar mıydı?

Bırakın bakanları, sanayi ve ticaret odalarını; sıradan gazete okurları bile alınması gereken yapısal önlemleri ezbere sayar hale gelmişken, Derviş'in önerdiği önlemler neden daha önce alınamamıştı?

Siyaset sınıfı neden eli kolu bağlı ekonomik çöküşü seyretmişti?

Hepsi mi akılsızdı, hepsi mi yiyici idi?

Hayır... Siyasetçi bilmediğinden değil, seçmen korkusundan yapısal reformları yapamadı. Çünkü bu reformların her biri bir seçmen kesiminin kısa vadeli çıkarlarıyla çelişiyordu.

Mesela parlamentodaki hiçbir siyasetçi kolay kolay Ziraat Bankası'nın "görev zararları" denen zararının milyonlarca köylüye yıllardır sudan ucuz kredi dağıtmaktan kaynaklandığını dili varıp da söyleyemiyordu. Taban fiyat uygulamasından vazgeçemiyor, tarım kesiminin neredeyse tümüyle vergi dışı kalmasına yol açan düzenlemeye dokunamıyordu. Çünkü o zaman, tarım kesimindeki milyonlarca köylüden oy alamayacağından korkuyordu.

Halk Bankası'nın birkaç düzine kişi tarafından soyulmadığını, 1993'ten o güne kadar biriken 6 katrilyonluk görev zararının yüz binlerce esnafa yüzde 45'le dağıtılan krediden kaynaklandığını geçiştirmeye çalışıyordu. Çünkü ucuz kredi beklentisi içindeki milyonlarca esnafı karşısına almak istemiyordu. KİT kamburundan kurtulmak zorunda olduğunu bildiği halde, işçi çıkarma korkusundan özelleştirme bile yapamıyor, özelleştirme yapsa bile işçi fazlasını tekrar devlete almak üzere söz veriyor çünkü yüz binlerce kamu işçisinin oyunu kaybetmekten korkuyordu.

Kısacası, çöküşü önlemenin siyasi bedelini ödemek yerine transfer politikalarına devam etmeyi ve açığı kapatmak için borçlanmayı tercih ediyordu.

Bu politika, bugün kendi siyasi geleceğini kurtarmak için, gelecek kuşakların refahından çalmak demekti.

Evet, 2001 krizine kadar siyasetçinin yaptığı özet olarak buydu. 2001'de duvara toslamamızın sebebi de buydu.

Şimdi bu iktidar, siyasi bedelini ödemeyi de göze alarak, "Ben bunu yapmayacağım, devletin sırtındaki kamburu kalıcı olarak büyütmeyeceğim" diyor.

Ve bizler, yani vergi verenler, bu tutumu alkışlamamız gerekirken; nihayet siyasi risk alarak doğru olanı yapmaya cesaret eden bir hükümetimiz var diye sevinmemiz gerekirken işçi kuyrukçuluğu yapıyoruz.

TEKEL işçisinin çıkarı 4-C'yi reddetmek olabilir. Ama halkın büyük çoğunluğunun çıkarı gelir transferi politikalarıyla verimsizliğin sürdürülmesine karşı çıkmakta yatar.

Ve eğer demokrasi, farklı çıkar grupları arasındaki çelişkilerin güçler dengesi doğrultusunda ve uzlaşı anlayışıyla çözülmesiyse, burada uzlaşmaya yanaşması gereken, halkın büyük çoğunluğu değil, TEKEL işçileridir.

Zira yapılan son iyileştirmelerle birlikte, gerek maaşların artırılması, gerek çalışma süresinin uzatılması ve sendikalı olma olanağının tanınmasıyla toplumsal çoğunluğun çıkarlarını temsil eden hükümet zaten yeteri kadar taviz vermiş, uzlaşı için gereken iyi niyeti fazlasıyla göstermiştir.





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (49 yorum)
sayın göktürk sizi bu tespitlerinizden dolayı kutluyor ve saygıyla selamlıyorum. bütün halkın bir gün siz bunları yazmasanızda anlayacağı dileğiyle.
Aklı selim - 12:02 / 2010.02.11
yok arkadaş yok. bu memlekette birini birine düşman yapacaksan aldığı parayı söyle yeter.ya arkadaşlar 4-c denilen maddenin ne olduğunu biliyormusunuz.devlet bunu yaparsa özel sektörde çalışan insanların hali nice olur farkındamısınız.tamam devlet zarar etmesin doğru,fakat mademki sosyal devletiz bu insanları yok sayamayız.tek suçları yüksek maaş almalarımı.eğer onlar az maaş alsalar devlet düzelecekmi.öyle olsaydı belediyelerde çalışan binlerce taşeron işçi var hepside 600 ile 700 tl arasında
misafir - 14:11 / 2010.02.09
tesbitlerinize aynen katılıyorum, kaleminize sağlık, onlar sanıyorlar ki hiç kimse hiçbirşeyin farkında değil.
misafir - 23:40 / 2010.02.08
sn. göktürk, amerikan sağlık reformuna karşı, 'benim paramla yoksula sağlık hizmeti veremezsi' diyerek beyaz saray önünde gösteri yapanlarla aynı mantığı konuşturmuşsunuz... kesinlikle size katılmıyorum.
Mustafa Güler - 20:06 / 2010.02.07
siyasi - ekonomik tarihimizin enfes bir özeti olmuş,teşekkürler!!
kodaloglu - 15:26 / 2010.02.06
neden bütün yorumcular agız birliği etmiş burada demekki aynı düşünenler okuyor bunu yalnızca. hiç eleştiri yok mu bu yazıya?
merhaba - 08:53 / 2010.02.06
tekel iscileri kendi iradeleri ile greve gitmis degiller kanimca.etö zihniyetli chp destekli sendikalarin baskisi altinda maruz kalmis olabilir ler isciler.
dogru söz - 01:50 / 2010.02.06
işçi kardeşlerime selam ederim amma gülay hanımın yazdıkları tamamıyla doğru bu ülkeyi batıran kişi benim de çok oy verdiğim demirel dir.süleyman demirel emeklilik yaşını 40 a indirdi ve findık ve çay taban fiyatları için aynen şöyle dedi:kim ne kadar verirse ben 5 lira fazlsını vercem diyordu.şimdi ülke bu sancıları çekiyor.
sabri - 23:07 / 2010.02.05
sn gülay göktürk hanımefendi; bende teşekkürlerimi ve tebriklerimi iletmek için ve bunu yapmanın sosyal sorumluluk olduğunu düşündüğüm için bu bölümü işgal ediyorum. kaleminize sağlık...
HARUN KASIMAY - 21:22 / 2010.02.05
ellerinize gönlünüze sağlık çok doğru yazmışınız.tebrikler
Eski Kamu Çalışanı - 20:47 / 2010.02.05
çok güzel bir yazı seçime 1,5 yıl kala hangi başbakan bu riski göze alabilir? tekel işçileri, eczaneler, doktorlar, tüm bunlarda yapmak istenilen siyasi rant değil,devletin ve vatandaşın menfaati. ama görmek istemeyenler,ya da gördüğünden kendi adına hayıflanıp bunu nasıl ranta dönüştürürüm diyenler ortalıkta coşuyorlar. tekrar söylüyorum.tayyip erdoğan gibi bir lideri bu ülke 30-40 yıl göremez. bu böyle biline.
mutluyolcu - 19:54 / 2010.02.05
önce yazınız için tşk ler iki yıldır çalışmadan yiyorlarya hazır hazır şimdide aynen öyle isdiyorlar teprikler akp ye
ranbo - 18:22 / 2010.02.05
saygıdeğer gulay hanım her konuda olduğu gıbı harıka bı yazı yazdınız.tebrık ederım.tekel işçilerının eylemı tamamen yanlış ve kanun dışıdır.unutmasınlarkı bu memlekette mılyonlarca.işsız ınsan var.hekesın onları destekleyeceğinısanıyorlar.halbukı onları kımlerın destekledığine bı baksınlar.hepsi ideolojık gruplr hatta bır kısmı ergenekoncu ve darbe heveslısı gruplar.bazı olayları unutturacaklarını sanıyorlar.bosuna heveslenmesınler.mılyonlarca ınsan ak partıye oy vermış.ve arkasında duruyor.
vatandaş - 18:15 / 2010.02.05
gülay hanım sonderece haklısınız.hr konuda aklı selım yazılar yazıyorsunuz.basarıyla takıp edıyorum.tekel işçilerini kullanmak ısteyenler açıkça goruluyor.bunlar hukumet duşmanı bır grup durumdan vazıfe çıkaran gruplar.kkendılerının reklamını yapmak isteyen başta tekdıda iş sendıkası olmak uzre bazı sendıka başkanları ve bıldığimız bazı gruplar var.eğer tekelişçileri beğenmıyorsa 4 c ye muracaat etmesınler o statude çalışmak isteyen mılyonlarca ınsan var onları alsınlar.bırazcık ınsaf dıyorum.
misafir mehmet - 18:05 / 2010.02.05
gülay hanım sizi ve demokrat duruşunuzu her zaman takdir etmişimdir. bu yazınızda da her zamanki gibi doğruluktan bahsediyorsunuz size katılmamak mümkün değil. bu ülkenin sizin gibi dik durabilen cesur yazarlara ihtiyacı var kaleminize sağlık. saygılarımla
Burak Baransu - 17:51 / 2010.02.05
2001 krizinin ardında yatan bankalara içborç kanalıyla yapılan transfrlerden, hortumlamalardan bahsedilmiyor. dervişin paketinin önemli kısmı finansal sistemin sıkı kontrol altına alınmasıydı. cari açığın sebeplerinden bahsederken iktidarların işadamlarına kaynak aktarmasını hasır altı etmeden "her kötülüğün başı popülizm" edebiyatı yapılamaz tabi. kar eden bir kurumken 2003te yerli mey içkiye 292 m$a satılan tekel 2005te texas pasicif'e 900 m'a satıldı. abd bile bugün tarımını subvanse ediyor.
ilginç - 17:34 / 2010.02.05
sayın gülay hanım tekel işçisi bu memlekette sadece kendılerı varmış gıbı davranıyor.mılyonlarca işsız ve asgarı ücretle çalışan var.bu arkadaşlar çalışmadan da maaşlarını almışlar şimdi ise duygu somurusu yaparak kendılerıne destek bulmaya çalışıyorlar.yanlış yapıyorlar.onları kullanmakısteyenler var bunlara alet oluyor bır kısmı.başbakanbu konuda tamamen haklıdır.tuyu bıtmemiş yetımın hakkını kımse yedıremez.o paralarda herkesın hakkı var.bırazda bu yonuyle bakmaları lazım.sızede saygılar.
yılmaz - 17:34 / 2010.02.05
hakikatli bir yazı olmuş... selamlar
misafir - 17:29 / 2010.02.05
yıllarca ege ekici tütün piyasasında alınmayan çöplüğe atılan tütün balyaları kamyonlara yüklenip teşvik kapsamında olduğu için güneydoğudaki tütün fabrikalarına satılıyordu.para kimlerin cebine giriyordu malum. bumudur vatanseverlik tekel işçileri de kendilerini bişey sanıp fena halde gaza gelmişlerdir. eline sağlık tayyip başkanım.
nazmi - 17:20 / 2010.02.05
sayın gülay hanımı tebrik ediyorum ve unuttuğu bir şeyi de ilave ediyorum. gidin bakın çadırların arasında ne kadar illegal örgüt yandaşı varsa geziniyor.işçi ile alakası olmayan bir sürü kişi ortalıkta. maksat hüküme ve devlet düşmanlığı olsun.mobil eylemciler her yerde hazır.
hasan - 17:13 / 2010.02.05
gülay hanım, yıllardır duyduğumuz "bu kamu kurumları devlet üstünde yük hep zarar ediyor"un başka bir versiyonunu yazmışsınız. seka, türk telekom, tekel, elektrik dağıtım idaresi vs. özelleştirildi ve rahat ettik değil mi? ben bugün bakıyorum; artık telefona daha fazla ödüyorum, elektriğe daha fazla ödüyorum, suya, gaza vs. daha fazla ödüyorum. bunların üstüne üstlük daha da fazla vergi ödüyorum. kamburlardan kurtulduk ee, peki şimdi nerede kaldı bizim vatandaş olarak rahata erme işi?
mantık - 16:59 / 2010.02.05
gülay hanım sizi yürekten tebrik ediyorum.o muhteşem yazıılarınızda o kadar adalete, insafa,denge ve doğruya dikkat ederek yazıyorsunuz ki böyle kalmlerimiz oldukça ileriye dahada ümitle bakmamıza cesaretlendiriyosunuz. teşekkürler ...
memduh - 16:53 / 2010.02.05
gülay hanım elinize, dilinize ve kalemizine sağlık. herkesin görüpte söyleyemidini söylediniz. yazıklar olsun kendi çıkarını millettin çıkarının önüne çıkarana. mühim olan akıntının yönünde kürek çekmek değil, akıntının tersine kürek çekmektir. akıntının yönünde kürek çekmesenizde tekneniz gider
salih - 16:27 / 2010.02.05
gülay hanım yazdıklarınıza tamamen katılıyorum ülkemizde sizin gibi doğru bildiğini,bir takım şeylerin hesabını yapmadan yazan dürüst yazarlar çoğaldıkça, daha demokrat ve güçlü bir ülke olma yolunda mesafe alırız
Köroğlu - 16:22 / 2010.02.05
gülay hanım nasıl bir vicdanınız var ana yüreği gibi.özellikle bu yazı yumuşacık ve hakikatlice.sağduyu kelimesinin ete kemiğe bürünmüş hali bu yazıdır derim.sizde bu birikime sebep olan herkese selamlar, (hayatta olmayanlara da allah rahhmet eylesin)ellerinden öperim.
vicdan - 15:53 / 2010.02.05
sendikalar keşke işçilerin yetiştirilmesine de yardımcı olsalardı, keşke işcilerimiz kalifiye hale gelseydi.sıkıntının hiçbir işe yaramayan vasıfsız işci topluluğu olmasından kaynaklandığını sanıyorum. yoksa kalifiye bir eleman devlete yük olmadan özel sektörde rahat iş bulur. sokakta gezen bizim paralarımızla bedava hayat yaşayan işcilerin artık bugün kü dünyada yeri yok. aksi halde gülay hanımın söylediği gibi 2001 yılına geri gideriz. siyasetçinlerin tedbir alması gerekir.
hasan - 15:35 / 2010.02.05
gülay hanımefendi bir kamu çalışanı olarak bu vatana sevdalılar adına sizi tebrik ediyorum.hükümeti yıkmak için ileri tarihlerde köy hizmetleri işçileri içinde konuyu iyi bilen olarak halkı aydınlatmanızı bekliyorum.sevgi, saygı ve dualarımla...
fetvacıoğlu - 15:00 / 2010.02.05
sayın göktürk sizin gibi vatansever ,karekterli yazarlar,erdoğan gibi liderler artmadıkça türkiyenin bekaası zordur.
atilla özdemir - 13:39 / 2010.02.05
tekel işçilerine verilebilecek bir tavizin ileride daha büyük kapsamlı işçilere de (4-c'li) taviz verilmesini gerektireceği, bunun da ekonomik ve sosyal etkilerinin negatif olacağı da unutulmamalıdır...
ertuğrul - 13:38 / 2010.02.05
bırakın tekel işcilerini: açlık grevi yapıyorlarmış yapsınlar neye yetmiyormuş 800-900 lira ama alıştılar yan gelip yemeye böyle oldumu zorlarına gidiyor siz kimsiniz maaşlarınız kimin cebinden gidiyor destek cerenler de aynı bi gün bize sıra gelirdiye hepsini atsınlar yerine çalışacak işci çok. zoruma gidiyor..
muhammet - 12:30 / 2010.02.05
çok şükür bu ülkede yaşanan gerçekleri yazabilen yazarlarda var saygılar
cembey - 12:08 / 2010.02.05
gülay hanım, her zaman olduğu gibi gene doğruları yazmaktasınız.tekel işçilerinin sefalet edebiyatına destek verenler siyasal çıkar peşinde olanlardır.yoksa onlar da gerçeği biliyorlar.hükümeti darbe planları ile yıkamadık acaba bu eylemle sarsabilirmiyiz diye düşünüyorlar.tekel işçileri yıllardır tabir caizse hiçbir iş yapmadan ayda 3-4 bin lira ücet aldılar.tanıdığım birinin tam 4 dairesi var.şimdi ankarada eylemde.benim iki oğlum üniversite mezunu ve işsiz.şakşakçıların utanması lazım.
misafir orhan - 11:57 / 2010.02.05
tekel işçilerine, özelleştirmeyle fabrikaları satın alan şirketler kendi işçisi olmalarını, hatta %20 zam yapmayı, hatta taşınma, ev bulma konusunda maddi destek vermeyi teklif etmiş, ama işçiler bunu elinin tersiyle itip, yata yata para kazanan devlet işçisi olmayı seçmişler. bunu bugün öğrendim. tekel işçisi için, sendikal dalaletlerle yüzleşme vaktidir. artık çocuk annesinin kucağından inip, kendisi yürümelidir. yoksa yürümeyi hiçbir zaman öğrenemeyecek.
spartacos - 11:36 / 2010.02.05
maaşı alıp döviz büfelerine koşardık.paramız enflasyonla ezilmesin diye.eşe dosta borç vermeti yardım etmeği unuttmuştuk. o günler bir daha yaşanmaz inşallah hükümet doğru yolda hepimiz destek olalım.haksızlık kimden gelirse gelsin karşı olmalıyız.tekelci arkadaşlar kusura bakmasın.bugüne kadar sadece yatsanız iyi.ürettikle rinizle milleti hasta ettiniz sarhoş ettiniz milyonlarca insanın kanını emdiniz.e yeter artık.
izci - 11:34 / 2010.02.05
gulay hanim bastan sona dogrulari yazmis dogru tespitte bulunmus.. ulkemizi bir zamanlar sili'deki gibi bir duruma cevirmek isteyenler var. ekonomi tepetakla olacak, kaos cikacak , ordu yönetime el koyarken hukumet de gidecek..yönetime elkoyanlarin yagdanliklarida gecmiste oldugu gibi bankalari yine hortumlayacak, vatan millet numaralariyla halk uyutulacak.. tekel iscilerinin hakli direnclerini anliyoruz ama onlari baska yöne kaydirmak isteyenlere halk izin vermez. bu ulke halkindir.
tek kelimeyle - 11:31 / 2010.02.05
yazınızı çok beğendim. altına imza atarım. yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz. saygılarımla.
kayasah - 11:31 / 2010.02.05
keşke sizin bu harika tesbit etmiş olduğunuz yazınızı bütün tekel işçileri okusa okusada doğru yolu bulsa siyasilerin onları kullanmalarına izin vermeden işlerine gitseler 4 c veya her neyse bu ülkede asgari ücretle ev geçindiren var bunuda bilsinler.çetin lere-baykallara kendilerini kullandırmaınlar.
misafir - 11:29 / 2010.02.05
net anlatılmış. cesur bir yazı. siyasetçi olabilse yine böyle yazabilir mi? söyleyebilir mi? cevap evetse. hemen siyasetçi olunuz. sizlere ihtiyacımız var.
mutlu eren - 11:19 / 2010.02.05
sendikaların ve başkanlarının mal varlıkları acaba bu işçiler için kullanılamaz mı
sendika - 11:18 / 2010.02.05
işte günlerdir bu konuda yazılmış en doğru yazı.halk bu adamlara destek verirse bunun kendisine temel ihtiyaç maddelerine zam ve devlet hizmetlerin aksaması olarak döneceğini bilmeli
timur adanalı - 10:37 / 2010.02.05
sayın göktürk, lafı uzatmadan ve "ama"demeden tamamına katıldığım bu yaınız için ayrıca tebrik ediyorum.
misafir - 10:15 / 2010.02.05
sayın gülay göktürk hanımefendi; sizi saygıyla selamlıyorum.mükemmel tesbitinizden dolayı ve bunu okurlarınızla paylaştığınızdan dolayı sizi birkez daha tebrik ediyorum.lütfen bu gerçekleri yılmadan haykırınız. mevlam yar ve yardımcınız olsun.
Burak47 - 10:09 / 2010.02.05
iyiki varsınız.bu kadar kimlik sorunu yaşanırken,okumak ihtiyacımızı siz ve sizin gibi sayısı az hür iradeli aydınlarla doyarak gideriyoruz.sayenizde tarf olma zavallılığından kurtarıp demokrasiyi anladık . ama inanın bize yetiyor ve sizi sevmeyi artık bir ayrıcalık gibi görüyorum.saygı ve sağlık dileklerimle
ahmet a - 10:06 / 2010.02.05
tekel işçileri benim ödediğim ve bana hizmet olarak geri dönmesini beklediğim vergiye göz dikmiş durumda. yata yata ekmek elden su gölden ömür boyu iş garantili maaş almak istiyorlar. biz özel sektörde çalışanlar ise her an iş korkusuyla var gücümüzle çalışıyor ve vergi veriyoruz. ben en çok sendikalara kızıyorum. kendi çalışanlarının vergilerini tekelcilere peşkeş çekmeye çalışıyorlar.
mahmut bağcı - 09:59 / 2010.02.05
bir memur emekli olduğunda aynı şartlara sahip işçinin yarısı kadar bile tazminat alamaz. işçi 3 ayda bir bir maaş ikramiye alır.fakat memurunda iş güvencesi vardır.işçinin özelliği iş güvencesi olmamasıdır. tekelci arkadaşlar diyorki biz işe girerken emekli oluncaya kadar çalışmak üzere işe alındık. doğru değil zira niçün o zaman sözleşmenizde ihbar tazminatı kıdem tazminatı vs falan var. hakkımzızı savunuyoruz diyorlar onların hakları zaten kendilerinin yaptıkları sözleşmede açıkca yazıyor.
işçiler sözleşmenizi okuyun - 09:51 / 2010.02.05
sayın göktürk,sorun sadece tekel işçilerinin sorunu değil. asıl sorun özelleştirme sonrasında işsiz kalınma sorunudur.tedaş a bağlı edaş larda kpss-b ile idari memur ünvanı adı altında işe alınan iş akti daimi işçi ama işverence sendikalı yapılmayan kapsam dışı dört ve iki yıllık üniversite mezunları ki bunlar;elektrik mühendisleri,avukatlar,siayasl-kamu-işletme-okonomi-iktisat mezunları da özelleşmeyle 4 c olacaklardır.devlet bunları işe alırken memur gibi aldı çıkarırken işçi gibi çıkarıyor.
Ahmet KEZER - 09:47 / 2010.02.05
saygıdeğer gülay hanımefendi konuyu geçmişle ilişkilendirerek anlatmanız bazı örümcek kafalıları uyandırır sanırım.kimsenin tekel işçisinin derdile bir derdi yok herkes kendi çıkarına durumdan vazife çıkarma sevdasında.memlekette nasıl kaos oluşturulur,hükümet nasıl yıpratılır,eskiden olduğu gibi bulanık sudan nasıl faydalanırızın peşinde.hükümetin teklifettiği işi bulabilmek için en az 300000 kişi sıradaiken böyle bir teklifin reddi haksızlıktır.saygılarımla.
Kürşad Özger - 09:21 / 2010.02.05
tekelin tütün bölümü vardı. ve bir çok ilçede tekel müdürü ve depoları vardı. o depolarda da onlarca işçi. işin ilginç yanı o depo olan ilçede bir yaprak bile tütün yetişmezdi ve ordaki herkes yatarak maaş alırdı. bunlar neden gündeme getirilmiyor.zamanında alah affetsin ecevit ve demirel batırdı bu ülkeyi, o tütüne 5 veriyorsa ben on vericem derlerdi. dedem kapa denilen en dandik tütünü yapardı ama köyün öne gelen chp lilerinden olduğundan gelen eksper baş para yazar giderdi. ve o tütün çöpe..
abdullah birisi - 09:11 / 2010.02.05
gülay hanım ben başbakanın yerinde olsam onun verdiklerinede vermezdim. hükümet tupraşı özelleştiriyor işçiler vatanı satıyorlar yaygarası yapıyorlar bende düşünüyorum bu işçiler neden bunu düşünüyorlar öyleya tupraş orada duruyor bunlar çalışmaya devam edebilirler bunların sıkıntısı vatan falan deyil hiç birisinin umurunda deyil vatan bunların derdi devlet denilen patron sömürülmeye müsaitti mustafa koçu sömürüp sömüremeyeceklerini kestiremiyorlar bunu anlasalar vatanı unutacaklar
muhammet fidan - 02:37 / 2010.02.05



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Gül'den MİT açıklaması

Cumhurbaşkanı Gül, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Emre Taner ve Afet...

Kılıçdaroğlu'ndan Çiller gafı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi hayatının en büyük gaflarından...

Son yolculuğuna dualarla uğurlandı

Eski milletvekili ve gazeteci-yazar Yılmaz Öztuna son yolculuğuna...

Canlı bombanın kimliği belli oldu

İstanbul'daki patlamada ölen canlı bombanın kimliği ve örgütü belli...

Hükümetten MİT hamlesi

MİT yöneticilerinin PKK ile Abdullah Öcalan arasında iletişim ve...

Tatlıses suikastinde şok iddia

PKK-KCK eylemlerini mercek altına alan polis, İstanbul’da son üç...

PKK harekete geçti

Hangi gazete hangi haberi nasıl gördü?..

Baykal suç duyurusunda bulundu

CHP eski lideri Baykal, Wikileaks belgelerinde hakkında yer alan...

Şemdinli'de mühimmat bulundu

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde, silah ve mühimmatlar ele geçirildi.

Ünlü gazeteciler MİT takibinde

MİT’in sahte isim ve kod adıyla Taraf yöneticileri ve yazarlarını...

İstanbul'da canlı bomba patladı

İstanbul'da üzerindeki bomba patlayan bir kişi parçalanarak feci...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.