07 Şubat 2010 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Erhan AFYONCU
Erhan AFYONCU
eafyoncu@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

İlhan Selçuk Yanılıyor! XIV. Louis "Devlet benim" demedi

Başbakanımız XIV. Louis'e benzetilerek, ikisinin de "devlet benim" dediği iddia edildi. Ancak XIV. Louis "Devlet benim" dememişti.
İlhan Selçuk, "RTE XIV. Louis mi" isimli bir kitap çıkardı. Başbakanımızın XIV. Louis gibi "devlet benim" dediğini ifade ediyor. Başbakanımızın düşüncesini bilmiyoruz ancak Sayın İlhan Selçuk yanılıyor. XIV. Louis'in "L'État, c'est moi", yani "devlet benim" dediği tarihen doğru değildir.

ÇOCUK KRAL'DAN GÜNEŞ KRALA

XIII. Louis, 1743'te öldüğünde Fransa Avrupa'nın en önemli devletlerinden biri hâline gelmişti. Ancak XIV. Louis olarak tahta geçen oğlu henüz beş yaşındaydı. Devleti Başbakan Kardinal Mazarin yönetti. Ancak kral dokuz yaşındayken asiller ayaklandılar. Paris Parlement'i hükümet gelirlerini artırma teşebbüsünü reddetmiş, monarşinin gücünü kısıtlamaya çalışmıştı. Kardinal Mazarin de Parlement üyelerine baskı yapınca iç savaş çıkmıştı. Ayaklanmalar yüzünden XIV. Louis'in tahttaki ilk yılları korku içerisinde geçti. Paris'i bile terk etmek zorunda kaldı. 1648-1653 yılları arasındaki Fronde ayaklanmaları bastırıldıktan sonra Mazarin'in yardımıyla kralın otoritesi yükselmeye başladı. 1661'de Mazarin'in ölümünden sonra yönetimi tek başına eline aldı. Kendisinin Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi olduğuna ve krala karşı yapılan itaatsizliğin büyük günah olduğuna inanıyordu. Tahtta 72 yıl kaldı ama fiili hükümdarlık süresi 54 yıldı.

Krallık döneminde Fransa'yı İspanya'yla, Habsburglar'la, Hollanda'yla birçok savaşa soktu. Ancak kazandığı zaferlere rağmen uzun süren savaşlardan kalıcı bir sonuç alamadı.

1685'te dedesi IV. Henry'nin yayınladığı ve Protestanlar'a inanç özgürlüğü sağlayan Nantes Fermanı'nı yürürlükten kaldırdı. Protestanlara karşı baskı dönemi başladı.

Sanatçıları koruyan XIV. Louis döneminde Fransa'nın görünümü de değişti. Versailles Sarayı onun eseridir. Yollar, limanlar yapıldı. İmalathaneler kuruldu. Fransa ekonomik olarak güçlendi. Tarihe "güneş kral" olarak geçti.

"DEVLET BENİM"

Hükümdarlığı sırasında 10'dan fazla ayaklanma çıkaran asillere boyun eğdirip, onları siyasi bir güç olmaktan çıkardı. Bir zamanlar krallara boyun eğdiren asiller artık XIV. Louis'in sarayında günlerini eğlence ile geçirir hâle gelmişlerdi. XIV. Louis de klasik çağın mutlak monarşisi idaresinin en önemli simgelerinden birisi olmuştu. Önceki kralların tersine halktan uzaklaşarak kendisini kutsallaştırmıştı.

XIV. Louis'in "devlet benim" dediği, bu sözün de krallık otoritesini gösterdiği hemen hemen her yerde söylenir. Uzun yıllar ben de bunun böyle olduğunu zannettim. Ancak Avrupa tarihiyle ilgili okumalarım sonucunda XIV. Louis'in böyle bir sözü olmadığını gördüm.

Efsaneye göre XIV. Louis, 1655'te Paris Parlement'ine (Yüksek Mahkeme/Adalet Sarayı) girerek hakimin sözünü "devlet benim" diye kesmişti. Ancak birçok tarihçi bunun doğru olmadığını ifade eder. Stephen Lee, XIV. Louis'in hiçbir zaman "devlet benim" demediğini bunun Voltaire tarafından yaratılan bir efsane olduğunu söyler.

XIV. Louis ölüm yatağındayken ise söylediği iddia edilen "devlet benim" sözünün aksine "Şimdi ben gidiyorum fakat devlet her zaman ayakta kalacak" demişti.

 164 YILDA ÜÇ KRAL

XIV. Louis'in mensup olduğu Bourbon hanedanı Fransa'yı tarihte bir güç olarak ortaya çıkaran hanedandı. Valois hanedanından tahta çıkacak erkek üye kalmayınca IV. Henry, 1589'da Fransa Kralı oldu. IV. Henry ile birlikte Fransa'da Bourbon hanedanı dönemi başladı ve aile 19. yüzyıl ortalarına kadar Fransa'yı yönetti.

Bourbon krallarının en ilginç özelliği çok uzun süre tahtta kalmalarıdır. 1610'da IV. Henry'nin öldürülmesinden sonra yerine geçen oğlu XIII. Louis 1610-1643 yılları arasında hüküm sürdü. XIV. Louis, 1643-1715, XV. Louis ise 1715-1774 yılları arasında tahttaydılar. Üç hükümdar 164 yıl tahtta kalmışlar ve bu durum Fransa'ya istikrarı getirmişti. Aynı dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nda ise 12 padişah görev yapmıştı.

AVRUPA'DAN 200 YIL ÖNCE

Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'ya üstünlük sebeplerinden birincisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun mutlak padişah otoritesine dayanan bir devlet olması, hükümdarın iktidarını ülkedeki beylerin sınırlayamamasıdır. Avrupa'da asırlarca hükümdar otoritesini sağlamak için mücadele verildi. Kralların ve imparatorların unvanları çoğu zaman kâğıt üzerindeydi. Nitekim

Fransa Kralı ülkesinin her tarafında çok etkili değildi. XIV. Louis, çok uzun süren saltanatı sırasında, Fransa üzerinde kralın mutlak otorite­sini kurabilmişti.

Osmanlı İmparatorluğu'nda ise Fatih Sultan Mehmed'in İs­tanbul'u almasından sonra hükümdarlar tek otorite hâline gelmişlerdi. Avrupa'dan 200 yıl önce. Bu durum Osmanlı İm­paratorluğu'nun Avrupa'ya karşı üstünlüklerinin ana sebeplerinden biridir. Padişahların mutlak otoritelerini kurarken dayandıkları iki mekanizma vardı: Kardeş katli ve Kapıkulu sistemi. Kardeş katlinin uygulanmasıyla, hükümdarın tahttaki durumunu gölgeleyecek hanedan mensubu kalmıyordu. Böy­lece gerek imparatorluk içinden, gerekse dışından Os­manlı İmparatorluğu'na karşı faaliyet gösterecekler, kendile­rine yardımcı olacak en uygun maşalardan mahrum kalıyor­lardı. Kapıkulu sisteminin, I. Murad'ın hükümdarlığı gibi çok erken bir tarihte ihdası ve Fatih döneminden itibaren de etkili bir konuma gelmesi, Osmanlı padişahlarının, imparatorluktaki beylerin nüfuzlarını kırarak, devlet yönetiminde mutlak bir otorite hâline gelmelerini sağlamıştı.

 





Yazarın son yazıları









  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Tam o anda çekildi

Birbirinden güzel kareler...

600 yıldır çürümeyen ceset

Dünyada insan aklının çözemediği, bilimin açıklayamadığı, insanları...

Polis annenin en acı anı

Motosiklet kazası için olay yerine giden kadın polis, oğlunun...

11 yaşındaki çocuğun acı sonu

Park halinde duran otomobilde çıkan yangında 11 yaşındaki çocuk...

AKM rezil bir yapı!

Ünlü mimar Dr. Sinan Genim Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nin...

Uzmanından modanın şifreleri

Genç tasarımcı Raşit Bağzıbağlı modanın şifrelerini bizim için...

Hastanede harakiri yaptı

İzmir’de, duyanları şaşkına çeviren bir olay yaşandı.

Karun'u yere batıran günah

Karun, Hz. Musa'ya samimi olarak inanan, gündüzleri oruç tutup...

Vahşi kurt saldırıları

Doğada çekilen kurt saldırıları dehşet veriyor.

Peygamberimizin bilinen tek resmi

Resmi görenler gözyaşlarını tutamadı.

A'dan Z'ye kahvenin öyküsü

Usta kalem Beşir Ayvazoğlu, yeni kitabı Kahveniz Nasıl Olsun'da...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.