Devlet, milleti iç düşman görüyor. Bahçeli de ülkücüleri...
Dün burada bir dua ettim, "Allah MHP'ye iktidar nasip etmeye" dedim, o kadar çok "amin" diyen çıktı ki, sayamadım.
Millet, MHP'nin iktidara gelmesi halinde ülkenin yüzde 90 ihtimalle bölüneceğini, Kürtler'in isyanının artacağını, ülkede ne huzur ne düzen kalacağını kavramış görünüyor.
Bu durum oldukça sevindirici.
Gelen tepkilere baktığımda MHP'de tabanın başka, tavanın başka alemleri seyrettiği konusunda da haklı olduğumu gördüm.
Aslında bunun için beklemeye gerek de yoktu. Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin Doğan Grubu dışında Türkiye'deki diğer bütün medya gruplarını "iç düşman" ilan ettiğinde anlamıştım bunu.
Liderin "iç düşman" ilan ettiği medya gruplarının yayınları taban tarafından izlenen medya grupları.
Liderin hep tercih ettiği ve sağına, soluna, yanına oturttuğu temsilcilerin yayın organları ise ülkücülere hep "Faşist" diyen gazeteler.
Siz Cumhuriyet'te, Milliyet'te ülkücülerden söz ederken "Faşist" kavramına atıf yapılmadan geçilen bir yazı, haber vs. gördünüz mü?
Ama ne hikmetse Sayın Bahçeli seviyor onları.
Bu durumda Devlet Bahçeli'nin de ülkücüleri "iç düşman" olarak ilan etmiş olduğunu söylersek yanılmış olmayız.
Bence üzerinde düşünülmesi gereken bir soru bu. Hatta şöyle soralım:
Türkiye'nin soğuk savaş döneminden kalma iç düşman konseptini kaldırmak için adım attığı bir dönemde Devlet Bahçeli'nin bazı kurum ve kişileri iç düşman ilan etmesi ne anlama gelir?
Bu soruya herkesin bir cevabı olabilir. Benim cevabım çok net ve açık:
Tabii ki kendi altını oyuyor, bindiği dalı kesiyor anlamına gelir.
Devlet, milleti iç düşman görüyor ya bu ülkede, aynı onun gibi.
Ne diyelim?
Kimseye kimi seveceğini, kimden nefret edeceğini söyleyemeyiz. Böyle bir hakkımız yok.
Ne demiş peygamberimiz, "Kişi sevdiği ile beraberdir."
Sayın Bahçeli sizin için bu noktada bir duam daha var:
"Allah sizi sevdiklerinizle haşretsin."
Şimdi...
Evet kimseye kimi seveceğini, kimden uzak duracağını söyleyemeyiz ama bazı stratejik tavsiyelerde de bulunabiliriz.
Bakın Sayın Bahçeli, bizi sevmeyebilirsiniz, bizi Cumhuriyet'in, Milliyet'in ülkücüleri gördüğü gibi "faşist" olarak görebilirsiniz. Ama şu bir gerçek, iç düşman konsepti ile hiçbir yere varılmaz.
Süleyman Demirel, onca yıl ülkenin tepe noktalarında kalmıştır. Hakkında her gün yüzlerce hakarete varan yazı yazılıp yorum yapılmıştır. Ama onun başından beri hiçbir gazeteci ile dalaştığı, onları mahkemeye verdiği, onları iç düşman ilan ettiği görülmemiştir.
Hiçbir gazeteciyi, kendisine aptalca sorular soranlar da dahil onları itmemiştir, incitmemiştir.
Bizden söylemesi!
Gelelim dünkü duama gelen tepkilere...
Önemli bölümü düzeyli, ne dediğini bilen, saygın ifadeler kullanan tepkilerden oluşuyor. Onlara teşekkür etmişimdir.
Ama bir kısmı var ki, onları okuduğum zaman "Yahu bu mesajı yazan adam ülkücüyse bu kadar küfrü, daha önce hiç duymadığım ifadeleri nereden biliyor" demişimdir.
Aynı duyguyu daha önce bana "Haydar Baş'ın militanları" yaşatmıştı. Onlar için de "Bunlar dindar ise bu derece küfür edebilmeyi ne zaman ve nerede öğrenmiş olabilirler" diye sormuştum.
İçim rahat. Çünkü ben burada sadece dua ettim. Küfür etmedim. Görüşlerimi bildirdim.
Buna karşılık, duaya, fikre, düşünceye küfürle karşılık verenlere de misliyle iade ettim.
Allah kabul etsin, amin!
Yazarın son yazıları
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/0/0/0/0/0/0/1/file/96003_video.jpg
/video/96003-messi-futbolseverleri-hayran-birakti-videosu.aspx
Messi, futbolseverleri hayran bıraktı
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/0/0/0/0/0/1/1/file/96006_video.jpg
/video/96006-seedorf-tan-90-a-muhtesem-gol-videosu.aspx
Seedorf' tan 90'a muhteşem gol
http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/0/1/0/0/0/0/0/0/file/95873_video.jpg
/video/95873-abd-nin-uniformali-canavari-videosu.aspx
ABD'nin üniformalı canavarı
|