Antidemokratik uygulamalar, bir bir patlamaya başladı...
Başbakan'ın eşinin başörtülü diye GATA'ya alınmaması... İstanbul'daki NATO Zirvesi'ne resmi yollardan akredite olan bir gazetecinin, Genelkurmay'ın kara listesinde olduğu için, yaka paça dışarı çıkarılması... Yarbay Mustafa Dönmez'in Sapanca'daki evinden cephanelik çıkması, burada bulunan krokiden yola çıkılarak Ankara Zir Vadisi'nde yapılan kazılarda bulunan silah ve mühimmatla ilgili olarak ordudan ihraç edilmesi... Son haftaya damgasını vuran olaylar oldu...
Artık... Mızrak çuvala sığmıyor... Dünyanın geldiği şu noktada... Birtakım evrensel kuralları... İçimize sindirerek uygulamaya koymamız gerekiyor...
Fakat... Hâlâ bazı fosiller... Embesil zihinler... İshal olmuş beyinler... Ergenekoncunun daniskası tipler... 20'nci yüzyılın karanlık dehlizlerinde kalmış... Ulus devletçi, diktacı, tek partici hezeyanlarıyla konuşup duruyorlar...
Geçen gün, yürüttüğü kutuplaşma siyaseti ile seçimi kazanan Antalya'nın başındaki malum kişi, diyor ki mesela:
- Camiye ayakkabı ile girebiliyor muyuz? Nedir bu duygu sömürüsü. Ordu demiş ki ben türbanı geleneksel Türk kadını örtüsü olarak kabul etmiyorum. Başörtülü olarak alabilirim ama türbanlı olarak alamam demiş. Olay bu kadar basit.
Elmalarla armutlar bu kadar karıştırılır yani...
Tıpkı geçen hafta MHP'nin yaptığı gibi...
Meclis'te yumrukların konuştuğu o meşhur oturumda... Başbakan'la ve eşiyle dalga geçen, alay eden Osman Durmuş'u kollayacaksın... Konuyu saptırıp, "peygamber tartışması" deyip içinden sıyrılmaya çalışacaksın... Sonra... Namlunu medyaya çevirecek... Öteden beri kol kola yürüdüğün birini dışarıda tutup, diğer tüm gruplara saydıracaksın...
Ne çare...
Artık güneş balçıkla sıvanmıyor...
Hepsi düzelecek... Başörtüsü yasağı gibi bir zulüm bitecek... Silahlı Kuvvetler'in içindeki çürük yumurtalar ayıklanacak... Ve medyayı... Hiçbir resmi kurum, kendi kafasına göre akredite edemeyecek... Böylece Türkiye dünyaya rezil olmayacak...
Ancaaaak...
Yolun sonuna gelindi fakat engel büyük...
Biliyoruz ki, bu uygulamaları ne MHP ve CHP... Ne Genelkurmay... Ne de askeri ve sivil bürokrasi savunuyor...
CHP bu yönde bir açılım yapabilir... Baykal, çarşafa rozet takarak bunu gösterdi zaten...
Genelkurmay, akreditasyonu gevşetip, hizmet alan vatandaşlar için başörtüsü yasağını kaldırabilir...
MHP'nin başörtüsü ile bir problemi olmadığı zaten ortada...
Peki, bunların önündeki engel ne?
- Sorunun çözümünden nemalanma ihtimali olan iktidar partisi...
İşte bunun için CHP ve MHP çirkinleşiyor... Genelkurmay yıpranıyor...
Ve bu yüzden engeli ortadan kaldırmanın planlarını yapıyorlar...
bülent özsoy yaşa sen valla süper yorum. ne mutlu türküm diyene. türkiyede türk milleti vardır sadece ve öylede kalacaktır.
baykal türban acilimina start vererek
ak parti'ye gol aqtmayi düsünüyor.
27 mayis ve diger darbelerden sonra,
tbmm si iradesini asararak,chp/tsk
ortakliginda yürüyen derin devlet hük
ümetini bilmeyen kalmadi.bu koalisyon
ak partiyi yikamadiklari icin,mhpyide
aralarina alarak hükümete savas actil
ar.tsk/chpmhp dayanismasiyla türban
acilimini yapacaklari belli.