Türkiye'yi ekonomik darboğazdan kurtaracak bu çok önemli kaynağımıza önem verdiğimiz takdirde işlenip dünya pazarına girmesiyle, yeraltındaki maden potansiyelinin, parasal değerinin en az 400-500 milyar dolarlık bir kaynak yaratacağından bahsetmiştim. Bu tespitlere, çok sayıda okurdan katkı geldi. Madenciliğin öneminden, yaratacağı istihdama, işsizliğin "sıfır" düzeyine ineceğinden, ekonomik büyümede rekor kırılacağına kadar önemli katkılar oldu.
Yorumlar ve tespitler, yeraltı kaynaklarımızın parasal karşılığının da 400-500 milyar doların ötesinde 3 trilyon dolara kadar çıkabileceği yorumlandı. Rakamlar "dudak uçuklatacak" bir seviyede. Konu yıllardır da hep dillendirilir ama çalışmalar nedense raflarda kalır. "MTA'nın son çalışması da aynı akıbete uğrar mı" diye düşünürken, TBMM Araştırma Komisyonu'nda üzerinde çalışılan "madenciliğimizin sorunları" tespitlerinde sona gelinildiğini öğrendik. Bu anlamda da madenciliğimizin sorunlarının tespit edildiğini ve yakında yeni bir madencilik yasa tasarısı haline geleceğini duyduk.
Otoritenin tespitleri:
Komisyon bir süredir yaptığı çalışmada son olarak deneyimli ve bu konuda önemli bir otorite olan bugün özelleştirilmiş Etibank Maden işletmeleri eski Genel Müdürü Muammer Öcal'ı da dinledi.
Uluslararası bir isim olan Öcal'ın madenciliğimizin sorunlarına ilişkin yaptığı tespitler şöyle:
"Madencilik faaliyeti, diğer idarelerin mevzuatlarının uygulama alanına girdiği için çok sayıda (10 bakanlık, 22 ayrı birim) idareden izin alınması zorunlu olmaktadır. Madencilik sektörünün sermaye yapısı çok düşüktür.
Elektrik enerjisi bedeli, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında çok yüksektir ve maliyetin %20'sini oluşturmaktadır. Demiryolu taşıma masrafları yüksektir. Maden aramaları yetersizdir ve 300 metre derinliğin altına inilmemiştir. İşçi veya mekanik randımanlar dünya uygulamalarının %25'i kadardır. Ülkemizdeki maden işletmeleri, küçük ve orta ölçekli işletmeler grubuna girmektedir. Maden etüt ve aramalarında devlet desteği yoktur. Madencilik sektörü yatırımlarında orman arazileri kullanımı, işyeri açma ruhsatı, ÇED, emisyon, deşarj, mera arazisi kullanımı, tarım arazisi tahsisi, devlet hakkı, belediye payı, Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, SSK primleri, maliyet yükünü arttırmaktadır. Madencilik ruhsatı bankalarca teminat olarak kabul edilmemektedir. Sektör Eximbank kredilerinden yeterince yararlanamamaktadır.
Yeraltı arama çalışmaları Ar-Ge teşvikleri kapsamına alınmamıştır. Üretim döneminde sağlanan kârdan, üretim sonrası saha düzenlenmesi masrafı mahsup edilmemektedir. Madencilik fonu kaldırıldığı için, maden yatırımı finansmanı sekteye uğramıştır...
Maden ruhsatlarında, ruhsat ticareti yapan ile maden işleten arasında bir ayrım yapılmamaktadır."
Muammer Öcal, "Bu sorunlar ortadan kalkar ve madenciliğimize ve yatırımcısına gereken önem verilirse, ekonomimize orta ve uzun vadede en az '1 trilyon dolar' seviyesine ulaşan bir kaynak yaratılır" diye konuşuyor.
Sonuç, sorunların çözümü ve sektöre hak ettiği önemin verilmesi, TBMM komisyon raporuna ve hükümetin bu konudaki radikal adımına kalmıştır.
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...