Ekonomi küçüldü banka kârları büyüdü
Dediğimiz oldu. Kriz döneminde banka sektörü 20 milyar lira kâr ederken, yüzde 14 büyüdü. Konuyu geçen yılın başından beri en az dört defa işledik. Kriz, ekonominin bankacılık dışında her yanını sardı dedik. Esnaf, küçük sanayici ucuz faiz ve uzun vadeli kredilerle desteklensin istedik. Bunun için bankalara görev düştüğünü hatırlattık. Ama "kriz daha dip yapacak ihtiyatlı olalım" dediler. Bu dönemde onlarca fabrika kapandı. Binlerce kişi işsiz kaldı. Kredi kullanamayan yüzlerce KOBİ atılım yapamadı, üretimi artıramadı. Ekonomi yüzde 3 küçüldü. İşsizlik yüzde 13 seviyesine çıktı. Bankacılık kâr etsin diye ülkenin geri kalan sektörleri "kan kustu, kızılcık şerbeti içtik" dedi.
Ama yine de haklarını yemeyelim, Türk ekonomisinin yurtdışı değerlendirme kuruluşları karşısında itibarını bankalarımız sağladı. Türkiye'nin kredi notu yükseldi. Şimdi bu notun sanayide, üretimde, ihracatta, işsizliği azaltmada nasıl bir faydası olacak, onu izleyeceğiz.
Danıştay "elini" YÖK'ten çekmeli
Milyonların geleceği iki kurumun çekişmesinin sonucuna bağlandı. YÖK, üniversite imtihanlarında katsayı uygulama kararında değişiklik yaptı. Danıştay, değişim istemesine karşın bu değişimi de durdurunca, Yüksek öğretim görme rüyası yaşayan milyonlarca genç ortada kaldı. Geleceklerini ipotek altına alan kararın düzeltilmesini bekliyorlar. Aslında üniversiteye adım atacak gençlerin yol haritasını çizmek YÖK'ün işi.Ama bir zamanlar bu yolu benimseyen Danıştay, son yıllarda, işi siyasallaştırarak kargaşa yarattı. Milyonlarca genç zihinde karıştı. Danıştay kararına pek çok tepki yağdı. Bir mahkeme nasıl olur da yüksek öğretim konusuna ahkam kesebilir deniliyor. Ama Danıştay oralı bile değil. Sözde hukuk adına milyonların geleceğine ipotek koyuyor. Duruma pek çok sağduyulu kesimin karşı çıktığını görüyoruz.
Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı da bunların arasında yerini aldı. Avcı, kararı eleştirerek, "Danıştay kendini YÖK'ün yerine koymaktan vazgeçmelidir. Danıştay'ın verdiği karar Anayasa'ya, YÖK Yasası'na, Milli Eğitim Temel Kanunu'na ve Danıştay'ın geçmiş yıllarda oluşturduğu içtihatlara aykırı bir karardır. Fakat halkımız bilmelidir ki mahkeme kararı olsa da hiçbir haksızlık, haklı görülemez. Mahkeme karar verse de hiçbir hukuksuzluk, hukuki olamaz" diyor.
Bugün gençlerimizin zihninde büyük bir belirsizlik ve tedirginlik var. Gençlerimizin kafası karma karışık. Gençler dersleriyle ilgilenemez hale geldi. Bu tutum hukuk değil "guguk" yaptırımdır. Danıştay, elini eğitimden çekmelidir.
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...