"Can suyu kredisi" denildi, "Al ver ekonomiye can ver" çağrısı yapıldı. Ancak etkileri ne oldu ölçülemedi. Bu kez farklı ve şaşırtıcı bir uygulama başlatıldı. Dünyada örneği olan bir sistem bu. Nakit olmadan, paraya ihtiyaç duyulmadan işleyen bir sistem ortaya çıktı. Amerika, Kanada, İngiltere, Japonya ve daha pek çok ülkede örnekleri olan bu sistemin şimdi de bizde yaygınlaşması söz konusu oldu.
İşin mimarı, bürokratlıktan emekli olduktan sonra politikaya soyunan beklentisi olmayınca da akademik "elbise" giyen Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu.
Adına "Bartürk" dediği (Bar kelimesi Saygılıoğlu'nun Erzurumlu olması nedeniyle Erzurum bar oyunundan geliyormuş) sistem, geleneksel "takas" sistemine dayanıyor. Veya yeni adıyla barter uygulaması gibi işleyecek. Kriz döneminde üreten ancak bunu satamayan orta ve küçük işletmelere, esnafa ve sanayiciye hitap eden yeni bir alışveriş uygulaması. Bartürk Genel Müdürü Bülent Kaçmaz sistemi şöyle özetliyor: "Eğer bir üreticinin elinde ürettiği ve satamadığı bir ürün varsa bunu nakit para beklemeden sisteme sokacak ve talep bekleyecek. Örneğin konut üreticisi bir firma yaptığı konutları satamamışsa, yine bir kot üreticisi veya pantolon ve gömlek imalatçısı da satamadığı ürünleri elden çıkarmak istediği takdirde nakitsiz pazar sistemiyle elinden çıkartabilecek." Yani sistemde yer aldığınız takdirde, kot üreticisi konut, peynir, yağ, zeytin üreticisi de otomobil sahibi olabilecek. Yapılacak ilk iş Bartürk'e ücretsiz üye olmak ve elinizde üretip de satamadığınız bir ürüne sahip olmanız gerekiyor. Küçük, büyük veya orta halli üretici, imalatçı için, kriz döneminden çıkmak adına gözümüz aydın, yeni bir sistem daha devreye girdi.
Bu arada sistemden sadece sanayici, üretici kesim değil kuaförden lokantaya, otelden terziye kadar hizmet sektörü de yararlanabilecek. Sadece Bartürk'le temas kurmaları yeterli olacak.
Siyasi arenada yeni parti kulisleri...
Parlamentoda muhalefeti beğenmeyenlerin ve "Cılız muhalefet yapıyorlar" diyenlerin yeni partiler için kolları sıvadıkları görülüyor.
DYP, DP ayrışmasından sonra DYP'de kalanlar partilerini "canlandırma" yarışına girmişler. Partinin genel başkanı varken (Av. Çetin Özaçıkgöz) yeni yapılanma uğraşına geçmişler. Olağanüstü bir genel kurul yaparak başkanlığa Gökberk Ergenekon'u getirmeyi planlamışlar. Ergenekon'un bu çıkışı Güniz Sokak tarafından da destekleniyormuş. Bu gelişme üzerine Çiller cephesinde de hareketlilik başlamış. Çiller ve çevresinin de emekli albay ve Çiller'in eski genel sekreteri, iki dönem parlamenterlik yapmış Tevfik Diker'i genel başkanlık yarışında destekleyeceği öngörülmüş. DYP cephesinde bunlar yaşanırken, DP cephesinde de genel başkanlığa geldikten sonra yerine bir aday arayışına geçen Hüsamettin Cindoruk'un arayışlarının boş çıktığı ileri sürülüyor. Zira aday olarak öne çıkanların şimdiden koltuk savaşı verdikleri dillendiriliyor. Bu anlamda da DP'nin işi gücü bırakıp il teşkilatları ile uğraştığı belirtiliyor. Son örneğin de Eskişehir il teşkilatı olduğu gösteriliyor. Bunun dışında Mustafa Sarıgül'ün, Değişim Hareketi'nin partileşmesi yeniden yeni bir takvime bağlandı. Yeni tarih nisan ortaları olarak ifade ediliyor. Ayrıca, bağımsız olarak Ankara Belediye Başkanlığı'na soyunup sonuç alamayan gazeteci ve televizyoncu Hulki Cevizoğlu da Rahşan Ecevit tarafından getirildiği DSHP Genel Başkanlığı'ndan istifa ettikten sonra bu günlerde yeni bir parti kurma çalışmaları sürdürüyormuş.
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...