Balyoz soruşturması sürerken, aslında kuvvet komutanı düzeyine gelmiş ordu mensuplarının böyle "adi suçlular gibi" yargılanmasını bir türlü içlerine sindiremeyen eski rejim savunucularının soruşturmaya ille de bir kulp takmak için sarıldıkları bazı gerekçeler var.
Ehh, bir bavul dolusu orijinal belge ortada dururken "hiçbir şey yapılmasın, bunlar bizim cumhuriyetimizin asıl sahipleri, bunlara dokunulmasın" diyemezler tabii. O yüzden de sorgulama süreci konusunda şüphe yaratmak için başka bir şeyler bulacaklar. Onlar da bula bula gözaltına alınış tarzı konusunu bulmuşlar. Günlerdir "Generallerimize böyle hoyratça davranılması şart mıydı; evlerinden yaka paça alınacaklarına 'buyurun gelin' denseydi gelmezler miydi; dört gün nezarethanede bekletileceklerine işleri bir günde hallolsaydı kıyamet mi kopardı" gibilerden bir şeyler geveleniyorlar.
Bazıları meseleyi hâlâ tam olarak anlayamadı galiba:
Bugün Balyoz soruşturması kapsamında gözaltına alınan ya da tutuklanan bu insanlar en ağır ve en yüz kızartıcı suçtan sorgulanmaktalar. Bir hırsız ya da soyguncu malımıza göz dikmiştir. Cinayete teşebbüs eden insan bir, bilemediniz iki kişinin canına göz dikmiştir. Bunlar binlerce insanın canına ve canı kadar değerli özgürlüğüne göz dikmişler. İktidar hırsı öyle gözlerini döndürmüş ki, bu uğurda Cuma namazına durmuş yüzlerce insanı öldürmeyi, kendi uçağımızı düşürmeyi göze almışlar. Anayasal düzeni yıkıp faşist bir diktatörlük kurmayı, yüz binlerce insanı stadyumlarda toplamayı, gazetecileri tutuklamayı, kardeş kavgası çıkarıp halkı birbirine kırdırmayı planlamışlar.
Ve bütün belgeleriyle birlikte suçüstü yakalanmışlar.
Bundan daha ağır, daha yüz kızartıcı suç düşünebiliyor musunuz?
Evet, şu anda sadece zanlılar. Ama unutmayın ki gözaltına alınan hırsız da sadece zanlıdır. Onun da suçu henüz ispatlanmamıştır. O da zanlı bir vatandaş olarak bir orgeneralle eşit haklara sahiptir.
Peki neden kimse çıkıp da o hırsızların, dolandırıcıların "apar topar gözaltına alınmaktansa emniyete davet edilmesi gerektiğini" sormaz?
Neden 70 senedir milyonlarca "adi suçlu" -bu tabire dikkatinizi çekerim- bitli nezarethanelerde -eskiden öyleydi, şimdi belki bitler temizlenmiştir- tahta sıralar üstünde günlerce yarı aç yarı tok bekletilmelerine ses çıkarmak kimsenin aklına gelmez de şimdi omuzu kalabalık bir zat üç gün çekyatta yatmak zorunda kaldı diye homurdanılır?
Her şeyi bir yana bırakın, insanda bir parça olsun "eşitlik" fikri olur. Hukuk devletinden biraz olsun nasiplenmiş olsalar; "yasalar önünde eşitlik" diye bir kavram onlar için biraz olsun bir şeyler ifade etse, generaller için ayrıcalıklı muamele isterken yüzleri kızarırdı.
Kaldı ki, "Evlerinden alacağınıza emniyete davet etseydiniz" dedikleri zanlıların birçoğunun, böyle kibar davetlere icabet etmeye hiç de alışık olmadıklarını geçmiş deneyimlerimizden gayet iyi biliyoruz. Susurluk soruşturması döneminde Teoman Koman icabet etmiş miydi davete? Veli Küçük'ü mahkemeye getirmek mümkün olmuş muydu? Ve bugün 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk'i kendi ayağıyla getirmek mümkün oluyor mu savcılığa?
Bu arada, soruşturmanın baş zanlısı Çetin Doğan'ın "tüyme" hazırlıkları içinde olduğunun ortaya çıktığını; Ergenekon'un önemli sanıklarından Levent Ersöz'ün başına gelecekleri anlayınca kapağı Rusya'ya attığını ve bir tesadüf sonucu yakayı ele verdiğini; bir zamanların muteber işadamı, üniversite kurucusu ve eski belediye başkanı Dalan'ın da halen firarda olduğunu hatırlatalım.
X x x
Soruşturmaya gölge düşüreceğim diye böyle gevelenip duranlara her şeyden önce şu soruyu sormak gerekiyor:
Bu kişiler emniyette özel bir saygıyı gerektirecek ne yaptılar?
Bu halk ordusuna da onun komutanlarına da saygı duyar. Ama onların, halkımızın ordusuna karşı duyduğu sevgi ve saygıdan pay almaya, nemalanmaya hakkı yoktur.
Mensup oldukları kurumun saygınlığına gölge düşüren, o kurumu bu kadar yıpratan onlardır.
O ordunun eline verdiği silahı halka çevirme cüretini gösteren; görevine de, görevli olduğu kuruma da, halka da ihanet eden kişi neden saygı hak etsin...
ağzınıza sağlık gülay göktürk, her şey gün gibi ortada zaten.. tarkan bile, aleyhinde bir kaç gram kenevirden başka bir şey yokken adam gibi suçunu üstlen(ebil)di.. bunların çuvallarla delil- ses kaydı- plan- silah- mühimmat.... ne ararsan var... ama ne hikmetse hepsini oralara biri koymuş.. biri koymuş... biri koymuş.. tüh tüh tüh...
Hatice Olgun - 22:27 / 2010.02.28
elinize ve dilinize sağlık gülay hanım
tram - 00:26 / 2010.02.27
gülay hanım çattığınız bu insanlar zaten kendini adam yerine koymuyorlar ki.bir de siz onlara çatıyorsunuz.onlar gibi düşüneyim.ben suç işlersem beni bitli nezarete veya zindana atsınlar.ama ülkenin asıl sahipleri suç işler ise gözaltına alınmasın.alınırsa da gözaltı sürelerini beş yıldızlı yerlerde doldursunlar.farkında olmadan bizi eşek yerine mi koyuyorlar.bu ne cüret.saygılar.
nevzat bektaş - 23:48 / 2010.02.26
bağzı komutanlar hastalandı plan yaparken sağlamdılar çürükseler nasıl asker oldular üniversete hocası hastanesi var ama hiç hastanesinde hasta yatmamış şimdi hastane giderlerinide millete çektiriyorlar gülay hanım eklenecek çok şey var
HASTA misafir - 23:13 / 2010.02.26
seni okumaya devam edeceğim.
Kadri YOLALAN - 23:09 / 2010.02.26
gülay hanım tek kelime ile haklısın,
Hakan ataseven - 23:08 / 2010.02.26
sayın gülay hanım her şe acıkça ortada artık herkes bilinçlendibunca belgeye rağmen savunanalara yazıklar olsun
KAY 38 - 21:45 / 2010.02.26
"tüyme"ciler,müthiş güzel söz buna denir işte,
iyi ki tüymeciler zamanında ,her hangi bir olay meydana gelmemiş,çok fena tüyeceklermiş anlaşılan,birileri fena halde haklıymış gerçekten,
fetret devri gibi bir şey ,tüymeciler devri,tüymeciler deyimi tarihe mal olacak bir buluştur,akademik çalışmalar için kullanılmalıdır, tebrikler...
misafir - 20:30 / 2010.02.26
gulay hanım sızlerı tebrik edıyorum dogruları cok cesur bir şekılde ifade etmişsiniz .her kes sizler gibi yazarsa her kes kendine ceki düzen verecektir
abubekir tanyıldızı - 19:49 / 2010.02.26
s.yayla'ya cevap; vatan yazarının başına gelenler ülkemizdeki yargının bir açmazı. ancak dkö üyelerinin tamamının suşsuz yere içeride yattıklarını düşünüyorsanız(can dündar gibi) size şu soruyu sormalıyım. o malum çatışmada ölen emniyet amirinin suçu neydi?
HARUN KASIMAY - 18:06 / 2010.02.26
elinize, yüreğinize sağlık
yazının içeriğinin tamamına tüm yüreğimle katılıyorum.
iyi ki varsınız...
ve şunu bilmenizi isterim ki yalnız değilsiniz bu ülkede sizin gibi düşünen çok sayıda insan var.
enerjiniz hiç eksilmesin..
ersoy - 17:59 / 2010.02.26
gülay hanım. yüreğinizi korkusuzca ortaya koyarak yazdıklarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. iyi ki sizin gibi yiğit kalemler var.umut veriyorsunuz biz okuyucularınıza. yüreksizlere bırakmayalım meydan yerini. çok çok çok teşekkürler ediyorum.
Mehmet - 17:57 / 2010.02.26
gülay hanımı cesur ve demokrat yaklaşımından dolayı kutluyorum.sizin gibi insanların sayısının da az olmadığını düşünüyorum
mumafazakar - 17:33 / 2010.02.26
yazınızın her kelmesine katılıyorum. gerçek bir demokratsınız. teşekkür ederim.
Rıfat nadaK - 16:13 / 2010.02.26
gülay hanım gibi gerçekten demokrasiye inan kişiler, demokrasiye inan ama vatan,millet için sessiz kalmayı tercih edenlerin sesi olmayı sürdürdüğü sürece aydınlığa mutlaka çıkacağız.
girit_beyza - 14:46 / 2010.02.26
askerden zamanında bir sürü işkence görmüş, darbe zamanları büyük acılar çekmişler bile en koyu askerciler şu an.. hakikaten bunlar akserde ne bulmuşlar ne buluyorlar ?
anlamıyorum hakkaten - 13:25 / 2010.02.26
süper yine süpersiniz
ahmet kun - 13:06 / 2010.02.26
çok saygı değer ve kahraman gulay hanım yazılarınız bır harika. bızım duygularımıza tercuman ve yureğimize su serpıyor. iyıki sızın gıbı kalemı kuvvetlı ıfadesı harika ve yurekli yazarlarımız var. bu memleket eğer bır gun demekrosıyle ınsan haklarıyla gercek manada karsılaşacaksa sızın ve sızın gıbılerın cesaretı sayesınde olacak. ıstıklal savasını kazanırken nasıl karafatmalar nene hatunlar sutcu imamlar mucadele vermışse turk ınsanının ınsanlık savasında sızler ın gayretı tarıhe gececek.
adalet - 11:46 / 2010.02.26
hıncal uluçun yazısına güzel cevap olmuş, çok net bir tahlil olmuş ağzınıza sağlık. asker yalakaları bu askerlerden nasıl bir iyilik gördü anlamış değilim. allah bu insanlara akıl ve izan versin...
tunahan06 - 11:41 / 2010.02.26
merhaba gülay hanım.
öncelikle size sağlık ve mutlu luklar dilerim.ben halen 60 yaşın da emekli bir öğretmenim.yıllardır sizi izleyen bir okuycunuzum. sizler gibi araştırıcı,objektif, samimi ve vizyon sahibi kişilere hayranım.maalesef allah her kuluna bu özellikleri vermemiş.
bazıları ibret alınsın diye yaratılmışlar.onlara sinirlendiği miz kadar da acımamız gerekmekte dir.
ibrahim özçalışkan
İOZC - 11:15 / 2010.02.26
sayın göktürk; yaşar büyükanıt hükümetin temin ettiği zırhlı araçla dışarıda dolaşırken, yine sizin meslektaşınız olan vatan gazetesi yazarının sorgusuz sualsiz, bir yıldan fazla içeride tutulduktan sonra, ilk duruşmasında pardon denildikten sonra serbest bırakılmasına nedersiniz? suçu olan herkes hesabını versin. suçunun ne olduğunu bile öğrenmeden ölen insanlar için söylenecek bir sözünüz yokmu? yoksa vicdanınızın bir tarafı duyarlılığını kayıpmı etti?
S. Yayla - 11:02 / 2010.02.26
tarih böyle cesur yürekleri yazacak
y.kılıç - 11:02 / 2010.02.26
bu ülkenin en önemli sorunudur demokratikleşme. insan haklarına saygılı ve eşitlikçi bir demokratik düzen kurmadan ne ekonominizi düzeltebilirsiniz, ne hukukunuzu. amacımız güzide ordumuza çamur atmak değil, ordunun içindeki çarpık ve ilkel zihniyeti sorgulamaktır. açılan davalara usul üzerinden gitme sığlığı olayın vehametini çarpıtma gevelemesinden başka bir şey değil. böyle gelmiş böyle gitmeyecek demek istiyor altık bu halk. sayın göktürk demokratlık yandaşlık değildir. sizi seviyoruz...
Mühendis - 10:52 / 2010.02.26
sayın gülay göktürk. her zamanki gibi dik duruşlu bir yazı yazmışsınız. elinize ve yüreğinize sağlık. tam da içimden geçenleri dile getirmişsiniz. bir ara "acaba gerçekten bu komutanlara ayıp mı ediliyor" diye bir düşünce aklımdan geçmeye başlamıştı ki bir ses kaydı daha ortaya çıktı. demek ki yanlış bir düşünceye kapılacakmışım, bir kez daha gözüm açıldı. suçlu suçludur kardeşim. nasıl ki oy verirken herkes eşit ise, kanunlar karşısında da (zaten anayasa da öyle diyor) herkes eşittir, o kadar..
Osman - 10:35 / 2010.02.26
sayin gulay hanim,dabe taraftarlari ve ittihat terakki uzantilari basarili olamadilarsa ,bunda sizin gibi gercekten demokrasi ve hukuka saygili ve bagli yazarlarimiz sayesinde olamiyorlar .bu donemde sizin gibi sesi cikanlar,onlara cesaret veren yalakalardan daha cok.eskiden karsi olanlar sadece ucu besi gecmezdi.simdi goruyorlar onlari destekleyen gazetelerde bileonemli saygin yazarlar onlari sert sekilde silkeleyip sorular soruyor.mesela bugun hasan cemal'in yazisi gibi.kalemine saglik ...
moskova'dan - 10:31 / 2010.02.26
polise ifade vermeyi kendilerine bir zül görenler, bu millet için hazırladıkları işkencelerden utanmıyorlar mı? bu yüzsüzler, burunlarına hızma takılarak getirilmeleri gerekirdi...
Kadir Uğurlu - 10:30 / 2010.02.26
gülay hanım, yüreğinize sağlık, duygularımıza ne güzel tercüman olmuşsunuz. gerçekten bu insanların ordumuza duyduğumuz sevgiden nasipleri olmamalıdır.
iyi adam - 10:27 / 2010.02.26
sessizlik içinde haykırmak istiyorum. yapamıyorum ama gülay hanım bunu benim yerime o kadar fevkalade yapıyor ki... bana sadece yazısını okuyup "senin allah'ına kurban!" demek kalıyor. sevgi dolu saygılarımla gülay hanım...
samimiyet - 10:16 / 2010.02.26
gülay hanım,sizin o asaletli ve güzel halinize vede yazılarınıza hayran ve medyunum,elinize dilinize sağlık, allah sizlerden razı olsun.
erhan - 09:56 / 2010.02.26
sayın göktürk bazı yazılarınızı beğenerek,bazı yazılarınızı da, bu yazıyı yazacak kadar vicdanı körelmemiştir diye düşünerek okuyorum.örnek ergenekonla ilgili bazı yazılarınız tekel işçileriyle ilgili olanı.mahkeme hakimliğini size versek mahkemeye dahi gerek olmadan 12 eylüldeki gibi adamları asacaksınız.sizi şiddetle kınamaktan başka elimden bir şey gelmez.iktidar militanlığını bırakıp bunların darbecileri yargılamak gibi bir niyaetlerinin olmadığını görün lütfen.büyükanıt ve çevik bir nerede?
Gerçek Demokrat - 09:48 / 2010.02.26
kaleminize sağlık.
misafir - 09:48 / 2010.02.26
muvazzaflık hizmetlerimizi yaparken bu paşaları gördüğümüzde elimizin ayağımızın kanı donardı. böyle etkilenirdik onlardan. hele teftişe gelecekleri zaman bir hafta önceden neredeyse yemekhaneye sokulmaz dışarıda yerdik yemekleri. içerideki hizadaki bardakların nizamı bozulmasın diye. başımızdaki komuta kademesinin tenzili rütbesi adına bu zahmete katlanırdık. onlar da bilirdi bunları ama öyleydi. şimdi aynı komutanı televizyonda gördüğümde hayali sukute uğradım.bu nasıl süt dökmüş kedi edasıdır
kaplan - 09:42 / 2010.02.26
bu tür yazılar iktidar partisine sempati değil sadece antipati kazandırır. 2007 seçimlerinden önce diğer kesimdekileri aptal yerine koymaya çalışıp kendi inandıkları doğrularını halka işlemeye çalışmışlar ve neredeyse her iki kişiden birinin karşı tepki oyunu cevap olarak almışlardı. şimdi bu yazı da bana göre o zamandan farksız. sadece halkı aptal yerine koymaya çalışan kesim değişmiş.gazeteler sadece kesinleşen doğruları yazsın, sonucunu halk kendisi belirlesin. demokraside bu değil mi.
Vatan hepimizin,tek eksiğimiz birbirimize tahammül - 09:28 / 2010.02.26
memleketin daha güzel günlere gelmesi için sizin gbi cesur kalemlere ihtiyacıvar teşekkürler.
Misafir - 09:17 / 2010.02.26
çok yerinde bir yazı teşekkürler g.h aynı duyğuları akşam birara halk tv de chp li özyüreğin konuşmasına rastladım oda aynı teranelerden bahs ediyordu efendim bu insanlar şöyle saygın böyle sayğın efendim onlar sanki kaçacakmı devletin lojmanlarında oturuyorlar kapılarında nöbetci var (nöbetciler sanki onlara silahı doğrultmuş kaçmalarını önlemeye çalışıyor)koskoca adam üç yaşındaki çocuk zannediyor o haberi izleyenleri acı acı gülümsedikten sonra daha fazla moralimi bozmamak için kanal değiştim
AHMET - 09:12 / 2010.02.26
gülay hanım konuları izahınız o kadar net ve ifadeleriniz o kadar sade ki...tabi ki de mantık örgünüz...elinize saglık...
misafir - 09:12 / 2010.02.26
elinize,dilinize,kaleminize sağlık.....saygılar.
Misafir - 08:40 / 2010.02.26
her zaman ki gibi yine çok harika yazmışsınız...teşekkürler gülay hanım
misafir - 08:28 / 2010.02.26
helal olsun sana gülay hanım.insanların duygularını dile getirdiğin için teşekkürler.konuşacak bir şeyleri kalmayanlar ancak sızlanırlar.adalet herkese lazım.dün ev basıp millet vekili seçilen merve kavakçı tutuklanırken çocuları önünde aşağılanırken bu insanlar nerdeydi.
Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın.
Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir. İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.