28 Şubat 2010 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Gülay GÖKTÜRK
Gülay GÖKTÜRK
gokturkgulay@yahoo.com
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Çirkin polemik

Çirkin bir polemik sürüp gidiyor yine...

Hani seçim arifesinde Ak Parti ile MHP arasında cereyan eden "Öcalan'ı siz asamadınız", "Hayır siz asamadınız" minvalindeki o inanılmaz tartışmaya benzer bir polemik bu da. Günü birlik parti çıkarlarının parti sözcülerinin gözünü döndürdüğü; uzun vadeli çıkarları, temel ilkeleri hiçe sayarak; sadece o anki kısır çekişmede üste çıkma kaygısıyla neleri kırıp geçirdiklerine hiç aldırmadan giriştikleri sorumsuz bir polemik...

Bu defa konu Habur'dan başladı; 99 seçimlerindeki bir ittifak iddiasına kadar uzandı.

CHP, Ak Parti'yi Kandil ve Mahmur kamplarından gelenlerin gözaltına alınmadan serbest bırakılmaları için "yargıyı ayarlamakla" suçluyor. Buna karşılık CHP de 1999 seçimlerinde baraj altında kalmamak için Kürt siyasi hareketinin bazı temsilcilerini çatısı altına almak istemekle suçlanıyor.

CHP'nin Habur meselesini böyle istismar etmeye çalışmasında şaşılacak bir şey yok. Çünkü bu parti zaten baştan beri Kürt açılımını sabote etmek için elinden geleni ardına koymuyor.

Peki, CHP'yi köşeye sıkıştırmak uğruna; bu partinin bir zamanlar Kürt siyasi hareketiyle seçim ittifakı yapmak istemesini bir suçu ifşa eder gibi ortaya koymak neye hizmet ediyor?

CHP'yi sıkıştırmaya mı; yoksa "PKK'yla ittifak yapılmaz" tabusunu biraz daha güçlendirmeye mi?

Baykal -eğer böyle bir çağrı yaptıysa bile- o 20 militanın silahlarını omuzlarına asıp da CHP'ye gelmesini istememiştir herhalde. Onları CHP'de birlikte "silahlı mücadele" vermeye değil, siyaset yapmaya çağırmıştır.

O zaman bunun nesi suç? Ya da nesi yanlış?

Maksat, 1999'da yapılan bu teklifin CHP'nin bugünkü Kürt siyasetine tamamen ters olduğunu teşhir etmek olsa bile; eğer siz bu çelişkiye işaret edeyim derken, bu tür ittifakların suç gibi görülmesine yol açıyorsanız; daha doğrusu toplumda zaten var olan bu algıyı güçlendiriyorsanız, pire yüzünden yorgan yakıyorsunuz demektir.

Tam da Kürt sorununda çözümün şiddetin terk edilip siyasette aranmasına vurgu yaptığımız; PKK'nın silah bırakması koşuluyla siyaset yapma imkanına kavuşması ihtiyacından söz ettiğimiz bir dönemde, Kürt siyasetinin aktörlerini hiçbir şekilde siyasi ittifak yapılamayacak "lanetliler" gibi lanse etmek büyük bir gaflettir.

Kaldı ki, bütün bu tartışmaların (tıpkı "Öcalan'ı neden asamadınız" tartışmaları gibi) PKK'lılardan çok Kürt vatandaşlarımızı rencide ettiğini; açılım umudunu hâlâ tam kaybetmeyenlerin de kaybetmesi için bire bir olduğunu görmemektir.

X x x

Habur meselesine gelince...

Bence CHP'nin AK Parti'yi bu konuda sıkıştırarak kazanabileceği hiçbir şey yok. AK Parti'nin de bu konuda gocunacak bir şeyi yok. Çünkü hükümetin, yargıçların ve savcıların o günkü tutumu halkın büyük çoğunluğunun taleplerine uygun düşen hem hukuken hem de vicdanen doğru olan tutumdur. O günlerde Türkiye'de kanın durmasını isteyen herkes devletin 1999'daki hatayı tekrarlamaması için dua ediyordu. Şükürler olsun ki devlet -askeriyle siviliyle- aynı hatayı tekrarlamadı. Kürt açılımında ne kadar samimi olduğunu gösterdi. Bakanlar, müsteşarlar, savcılar, hakimler, avukatlar el ele verip barış için bir yatak açtılar. Ve bunu hukuk içinde kalarak yaptılar.

Evet, Habur'dan gelenlerin ve onları karşılamak üzere toplananların zafer kazanmış gerillalar edasıyla yaptıkları taşkınlıklar yanlıştı; ama bağışlanabilecek bir yanlıştı. O taşkınlığı, on yıllarca

büyük acılar çekmiş, kimliği reddedilmiş, insan yerine konmamış bir halkın ihtiyacı olan başarı duygusunu tatmak için nihayet yakaladığı bir fırsatı ölçüsüzce kullanması olarak görebilir ve anlayışla karşılayabilirdik. Bunu bugün de yapabiliriz. O insani taşkınlığı açılımda bir kırılma noktası haline getirmek yerine, bir buluşma günü olarak hatırlayabilir, yapılan hatalardan dersler çıkararak yola kaldığımız yerden devam edebiliriz.

Varsın, CHP'liler "Habur ihaneti"nden bahsetmeye devam etsin... O gün Türkiye tarihine -yaşanan bütün tatsızlıklara rağmen- bir barışma günü olarak geçecektir.

Köşe yazarlarına çağrı

Başbakan Erdoğan'ın köşe yazarlarının kontrol altında tutulması için gazete patronlarına yaptığı çağrı basın özgürlüğü açısından; hayalini kurduğumuz "ileri" demokrasi açısından son derece vahim ve kabul edilemez bir çağrıdır.

Ben yarından tezi yok, bu açıklamayı protesto eden bir imza kampanyası açıyor ve Türkiye'deki bütün köşe yazarlarını bu kampanyaya katılmaya; ayrıca tespit edeceğimiz bir günde yazı yazmayarak basın özgürlüğü konusundaki kararlılığımızı ortaya koymaya çağırıyorum.

 

 





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (7 yorum)
emir dağı sana ne oluyor kardeşim aklını kendine sakla. işte gerçek demokratlık bu. doğruda destekş yanlışta ses getirmek.yanlışta yapsa bizimdir susalım yok öyle şey. memleket esas sizin gibilerden çekiyor. ne diyeyim bilmemki...
cccarslan - 00:08 / 2010.03.03
sıkı bir ak partili olarak; bu imza kampanyası konusunda sizi destekliyorum. başbakanın düşünce özgürlüğnden yana olduğuna hiç şüphem yok ama; bu medya konusunda anlatmak istediğini anlatamıyor, yanlış şeyler söylüyor. aslında kampanya değilde bi telefon açıp nazikce uyarsanızmı acaba?.
atilla sonmurat - 18:09 / 2010.03.01
her zamanki gibi dimdik duruşunuzu, her zamanki gibi hayretle görüyorum.
ekşi - 15:47 / 2010.03.01
başbakanın sözleri hakkında söyledikleriniz doğru.ancak bu sert tepkiyi sizin göstermenizi tavsiye etmem.sizde biliyorsunuzki amaçları statükoyu savunmak olanve doğru yanlış ayırmaksızın başbakanı elştiren,sürekli gerginlik pompalayanlar var.bırakın siz "sivil dikta"söylemi ile gündem saptırıpyapılan operasyonları sulandırmaya çalışanlar tepki göstersin.onlara daha çok yakışır.hem böylece haklıda olurlar.ancak bakıyorum sesleri pek cılız çıkıyor.demekki başbakan haklı.haklılarsa niye susuyorlar!
emir dağı - 19:11 / 2010.02.28
eğer terörü ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyorsak eline kan bulaşmamış olanları affetmeliyiz.habur bunun ilk adımıydı.tutuklanmamaları çok isabetli bir karardı.ancak terörden beslenenler paniğe kapılarak manipilosyon yaptılar.amaçlarınada ulaştıkları görünüyor.söylediğiniz çok doğru.o olaylar bu gün bakılınca bir halkın barışa özlemi olarak algılanabilir.işte bu zemin üzerinden toplumsal barışı güçlendirici açılımlara devam edilmelidir.bu hayati bir konudur.terörle ömür boyu yaşayamayız.
emir dağı - 19:01 / 2010.02.28
sizi sonuna kadar destekliyorum. demokrasi sadece bir kesim için değil herkes için gereklidir. basın özgürlüğüne hele ki düşünce özgürlüğüne gem vurulamaz.
vatandaş - 17:25 / 2010.02.28
bence bu polemiğin amacı, chp'nin ilkesizliğini bir daha göz önüne sermektir. yani ele verir talkını, kendi yutar salkımı siyasetini açığa vurmak.
Mehmetçik - 15:26 / 2010.02.28



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

PKK'nın iki kampı dağıtıldı

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK kamplarına hava harekatı...

Taklit mafyası gözünü karartmış

Ünlü spor ayakkabıların taklitlerini üreten çete, hakim ve savcıları...

12 Eylül yargısının Çatlı engeli

7 TİP'liyi öldürdüğü gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı olan...

Emniyette 3 yeni atama

Görevden alınan emniyet müdürlerinin yeni yerleri belli oldu.

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.