“Narkotik Şuçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri 6 aylık takipten sonra Tarkan’ı ve 9 kişiyi 12.5 gram esrarla yakalamayı başardı” gibi başlıkları okuyunca gülsek mi ağlasak mı şaşırdım. O kadar uğraşıldıktan sonra “Kolombiya Afganistan uyuşturucu hattı çökertildi” benzeri bir haber bekliyor insan. Herşeyin serbestliğinin çok matah sayıldığı, tüm Avrupai dejenereliklerin medeniyet yolunda adımlar kabul edildiği günümüzde tam 6 ay takip edildikten sonra ancak yakalanabilen “torbacılar”ı büyük şehirlerin özellikle Beyoğlu gibi eğlence yerlerinin tüm ara sokaklarında hatta artık okul çıkışlarında simitçilerin etrafında görmek mümkün. Neredeyse tezgah açacaklar.
Uyuşturucu ticaretinden trilyonlar kazanan isimler dünyanın pek çok ülkesinde devlet başkanları gibi yaşarken polislerin sokak aralarında torbacı kovalaması, birkaç genci üç beş gram esrarla yakalayıp uyuşturucu ticaretine çok önemli bir darbe indirilmiş gibi göstermesi komik ötesi ayıp oluyor.
Ayrıca uyuşturucuya merak saran gençler mahkemeye çıkıp “ey sevgili aile büyüklerimiz, devlet erkanımız, Amerika’nın her sezon ödüllere boğduğu Weeds, Entourage gibi uyuşturucunun, alkolün gayet sevimli gösterildiği dizileri seyrettirerek bizi de özendirip duruyorsunuz, şimdi suçlu biz mi olduk?” dedikleri zaman ne cevap vereceksiniz? Biliyorsunuz Weeds isimli dizide çok tatlı! çocuklarına çok düşkün! ve tabii son derece iyi niyetli! bir anne ailesini geçindirebilmek için mahallede marihuana, özetle “ot” satıyor, herkes diziyi alkışlayıp duruyor.
Ayrıca hadi esrarın peşine düştünüz, sigarayı nasıl serbest bırakırsınız? İkisinin de hammaddesi ot. Şu bildiğimiz tarlalarda yetişen yeşil bitkiler. Esrarın kişiye verdiği zararlar sigaranınkilerle aynı. Bir gram aşağı kalır yanı yok.
Madde bağımlılığı “aynı miktarla yetinememe” olarak adlandırılıyor tıpta. Tıpkı sigarada olduğu gibi. Devamı yoksunluk belirtileri. Yine sigarada olduğu gibi. Zararları mı? Aynı. Hem akıl hem beden olarak sağlıklı, sıhhatli, enerjik, dingin, mutlu, huzurlu yaşama imkanını insanın elinden alıyor. Tıpkı sigarada olduğu gibi. Beyin işleyişini bozması, yarattığı psikolojik sıkıntılar, sinir hücrelerine verdiği zararlar, tansiyon sorunu, denge bozukluğu, koordinasyon kaybı, kalbe ve ciğerlere verilen aşırı zarar tıbbın dikkat çektiği noktalar. Tıpkı sigaradaki gibi. Yapılan araştırmalarda esrar kullanan liselilerin başarı oranlarının daha düşük, aykırı davranışların, suç işleme oranlarının, isyankarlıkların daha fazla, ebeveyn ilişkilerinin oldukça kötü, suç işleyenlerle arkadaşlıklarının artmakta olduğu görülmüş. Yani öyle pekçok gencin dilinde olduğu gibi “ottur zararı yoktur” diye birşey yok.
Ama para dünyadaki en büyük amaç olunca bu can alıcı ama para getiren sektörler her zaman var olacak. Uyuşturucu silah satışını destekleyen en büyük kaynak. Devletin asıl yapması gereken bir yandan halkı eğitmek diğer yandan uyuşturucunun yollarını tıkamakken birkaç sanatçının elindeki sigarayı kovalamak pek anlamlı değil. Ülkemizin gücünün ancak buna yettiğini düşünmek çok acı verici olur.
Bu arada diziler konusunda ciddiyim. Gençlerin durumunun farkında mısınız? Cafe’lerde, sinemalarda, sokaklarda, nerede birkaç genci yanyana görüp kulak kabartsam aynı şeylerden bahsediyorlar; Bihter bu hafta ne giymiş, Ezel kime yan bakmış, öbürü kime ne demiş... Bu durumun uyuşturucu kadar tehlikeli olmadığını mı düşünüyorsunuz? Bir daha düşünün.