01 Mart 2010 Pazartesi
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Erhan BAŞYURT
Erhan BAŞYURT
ebasyurt@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Başsavcı da bunu yaparsa...

Türkiye'nin en büyük sorununun "yargı bağımsızlığı" olduğunu 25 Şubat tarihli yazımda örnekleriyle dile getirmeye çalışmıştım.

"Yargının da yargıya müdahalesi" olabileceğini, Erzincan sürecinde HSYK kararıyla görmüştük.

Balyoz soruşturmasında bunun yeni bir boyutuna şahit oluyoruz.

Başsavcı Aykut Cengiz Engin, soruşturmayı yürüten savcıların önüne engel koyuyor.

Bunu "GİZLİ" ve "İVEDİ" damgalı genelge ile yapmaya çalışıyor.

Balyoz darbe soruşturmasını yürüten savcıların, "tüm davetiye, celp/çağrı, arama, yakalama ve gözaltına alınma gibi tüm müzekkere ve yazılarda" Cumhuriyet Başsavcı vekillerinin "UYGUN GÖRÜLDÜ" şerhi ve imzasını almalarını şart koşuyor.

Oysa Anayasa "Hâkimler ve savcılar adli ve idari yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler, meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür" diyor.

Dikkat edilirse, "başsavcı vekili onayı" diye bir hüküm yok.

Başsavcı, genelge ile ya da bu emir ile Anayasa ile çelişiyor.

Üstelik bu yazı, İstanbul Merkez Komutanlığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne gönderiliyor.

Yani, "Başsavcı vekilinin onayı ve imzası yoksa arama, yakalama ve gözaltı işlemlerini yapmayın" diyor.

Oysa "arama" ancak mahkeme kararı ile gerçekleştirilebiliyor.

Başsavcı talimatıyla, hâkimlerin kararları üzerine de sınırlama koyuyor.

Anayasa'nın ilgili maddesi çok açık, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" diyor.

O halde bu genelgeyi yayınlamak da buna uymak da Anayasa'ya aykırı olur.

Peki, Başsavcı böyle bir belgeyi neden hazırladı? Buna neden ihtiyaç duydu?

Birincisi, Başsavcı kendi düşünceleri sebebiyle böyle "uygunsuz" bir emri yayınlamış olabilir.

İkincisi, üzerinde kurulan dış baskılar nedeniyle böyle bir belgenin altına imza atmış olabilir.

Balyoz soruşturması başladığında Ankara'da şaşırtan bir trafik yaşandığı biliniyor.

Başbakan Vekili Cemil Çiçek, sivil plakalı bir araçla Genelkurmay Başkanlığı'na gitmiş, ardından da Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman'ı ziyaret etmişti.

Kendisi bu temaslarını "Gün ağarınca mezarlıktan geçen çok olur" sözleriyle değerlendiriyor.

Zor zamanda devreye girdiğini ima ediyor...

Başsavcının talimat yayınlamasında neyin etkili olduğunu tabii ancak kendisi açıklarsa bileceğiz. Peki, genelgeki "Başsavcı vekili" ısrarının nedeni ne olabilir?

Bunu da anlamlandırmak kolay değil.

Elimizdeki tek bilgi, Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı'nın iki Kuvvet komutanının ifadesini aldığı ve mahkemeye sevk etmeye gerek görmeden serbest bıraktığıdır.

Kuvvet komutanları ve devlette üst düzey görev yapmış isimlerin ifadelerin "Başsavcı" ya da "Başsavcı Vekili" seviyesinde alınması talimatını da bakan olduğu dönemde yine Cemil Çiçek'in verdiği biliniyor.

"Bazıları daha eşit" anlamındaki bu genelge de Anayasa ile çelişiyor.

Sonuç olarak, "camilerin bombalanması" ve "Türk savaş uçağının düşürülmesi" planlanan Balyoz Darbe Planı'yla ilgili soruşturmanın "kontrol" altına alınmaya çalışıldığı ortada.

Bunun Başsavcı eliyle hataya geçirilmiş olması büyük talihsizlik.

Ama sorunun kökten çözümü ancak kapsamlı bir yargı reformu ile mümkün. 





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (11 yorum)
evet bu hükümete kimin cebinde tc.kimlik kartı varsa delikanlıca mertce yardımcı olmalı.ortamı çok fazla gerdiler hükümetin işi çok zor allah yardımcıları olsun. bunun arkasında kıskançlık var.sayın erdoğan şok bir seçim kazandı iyiki kazanmış helal olsun sapına kadar delikanlı sapına kadarda mert cesur daha ne olsun bizede böyle başbakan lazımdı bütün bu kavga adamı hazmedemiyorlar kimler beceriksizler bu adam zorlamı başbakan oldu mevcut kuralıyla hak etti beğenmezseniz seçimlerde seçmezssiniz
1953sedat - 09:53 / 2010.03.03
bu ülke kolaymı kuruldu.bir yerde gördüm çanakkaleden iki askerin kıyafetini herkes hatırına kazımalı bu resim nasıl konuşuyor birde şimdiki bizlere bakalım utanıyorum onların anısından.gelin mert olalım yiğidin hakkını verelim eğri oturup doğru konuşalım ben şahsen eski ecevit hayranı idim nedeni dürüst olmasıydı.ama adamın kıymetini bilemedik allah rahmet eylesin.şimdide sayın erdoğan hükümeti tam isabetli hükümet kim ne derse desin kendini bilen cebinde tc.kimlik kartı olan herkesin. yardımcı
1953sedat - 09:43 / 2010.03.03
yaşadıkca daha neler göreceğiz,bunlar da ergenokon un parmağı var diye düşünüyorum.
Nazlı Nazlı - 22:11 / 2010.03.01
tsk lı sayın büyüklerimiz soruşturmalara giderken siz veya sizi oralara kadar gelip ziyaret eden büyüklerimiz sivil gezelim daha güzel olur şekil itibarıyla saygılar..........
babacan 2424 - 18:59 / 2010.03.01
arkadaşlar millet artık uyandı uyandı anlayın be artık biraz milleti yanında yer alırsanız kazanan taraf olursunuz....
babacan2424 - 18:43 / 2010.03.01
yargi sisteminin sigortasi atmiş.bu anayasaya kendilerini korumak ve işlenen şuclari örtmek icin yerleştirdikleri maddelerin yetersizliginin farkinda olarak panige kapilarak anayasayi ve kendilerini ucurumdan aşagi attilar.son umutlari herhalde akp kapatma davasi şeklinde bir kurtarma paraşütünün son anda acilmasi.
memo - 16:21 / 2010.03.01
yargıya güven çok sarsıldı artık biraz adaletli olunsa.sizin gibi yazarlarımız dikkat çekmese balyozcu gazeteler suçluları kahraman yapacak...teşekkürler...
ümit - 14:41 / 2010.03.01
yargi nezaman bagimsiz olmuski simdi olsun zaten yargı hep silahli kuvvetlerin emrindeydi turkıyenın kanayan yarasindan biri bu biride ordudan emeklı oldukları halde ordudan ılıskılerının kesılememesı ordunun herturlu ıcındeler orasını cıflık olarak kullanıyorlar birde kendilerinden sonra gelenlere guvenmedikleri icin hep irtibat halindeler cunta plani gelistirmede yolgosterici konumundalar.
M.Guven - 14:15 / 2010.03.01
isimler önemli değil.hsyk başkanı veya yargıtay başkanının kameraların karşısına geçip,sanki devleti kendilerinin yönetiyormuş edasıyla açıklama yapmaları beni hasta ediyor.kendimi ağaçlandırılmış,yeşermiş uganda da yaşıyor zannediyorum.bu ülkede hem atanmış olacaksın hem de hesap verebilirlikten uzak olacaksın.kralda bile böyle yetki olmuyor.şöyle ya da böyle halka karşı kendilerini sorumlu hissediyorlar.ya siz?kurt dumanlı havayı sever kalkışması var gibi.derhal reform olmalı.hadler bilinmeli.
nevzat bektaş - 14:10 / 2010.03.01
sn başyurt ne olacak şimdi savcıda bunu yaparsa bizde artık işin sonuna geldiğine inanıyorduk dalgının önümü kesilmek isteniyor öyle ise yazıklar olsun malesef yargı taraflı
kay 38 - 09:21 / 2010.03.01
silah rest dedi mi hukuk pes der! hala adaletten mi söz ediliyor?
Gerçekçi - 02:49 / 2010.03.01



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

İstanbul'da KCK operasyonu

Düzenlenen operasyonda ilk bilgilere göre 10 kişi gözaltına alındı...

MİT krizinde Ergenekon hesabı

MİT’çilerin ifade krizini devlet krizine dönüştürmek isteyen...

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

PKK'nın iki kampı dağıtıldı

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK kamplarına hava harekatı...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.