Reklamcılar Derneği'nin yıllardır saygı duyulacak bir "ölçüm" çabası var ama bu çaba da hâlâ "kesin" rakamı vermek yerine yıllar itibarıyla yatırımların trendini veriyor.
Biraz da Doğan Grubu'nun ürettiği reklam yatırım verilerine bağlı olduğu için resmin tamamını göstermiyor.
Doğan Grubu'nun ürettiği reklam yatırım verilerinin de ne kadar objektif olduğu her zaman sektörde sorgulanan bir olgu.
Medyaya yapılan reklam yatırım rakamlarının yükselme eğilimi Doğan Grubu'nun borsadaki şirketlerinin (ve borsadaki diğer medya şirketlerinin) yatırım değerlerini doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle de reklam yatırım verilerini tarafsız üretebilmek, tarafsız tahminler, borsada yatırımlarını değerlendirenler için son derece önemli oluyor.
Tabii satışa çıkan medya şirketlerini satın alacak yatırımcılar için de...
Eğer TV ve basın reklam yatırımlarının hep arttığı izlenimi verilirse bu algıdan kimin yarar sağlayacağını tahmin edebilirsiniz.
Gelin 2009 reklam yatırımlarına bakalım:
2009 yılına ait rakamlar geçen ay Reklamcılar Derneği'nin de hazır olduğu bir toplantıda IAA Başkanı (aynı zamanda Doğan Yayın Holding CEO'su Mehmet Ali Yalçındağ) tarafından 2.8 milyar TL olarak açıklandı.
Bu toplantıda alt kırılımlara bakıldığında hâlâ TV ve basın'ın "tercih" edilen mecralar olduğu vurgulandı.
Reklam sektörünü ve reklamvereni tam 25 yıldır yakından izleyen, güdüleri, seçimleri iyi koklayan bir reklam bilim adamı olarak TV artı basının hâlâ sektörde "dominant" mecralar olduğunu kabul ediyorum.
Ancak internet, outdoor, radyo ve sinema artık "yan" mecralar değil.
2009 reklam yatırımlarının 2.8 milyar TL değil 3.5 milyar TL olduğunu tahmin ediyorum. Bu rakamın 400 milyon TL'sini yani %12'sini de tek başına internet aldı.
Bu bir devrim... Müthiş bir devrim... 2010'da bu pay göreceksiniz %20 olacak. Reklamveren TV artı basın artı internet artı diğerleri bileşimi ile harikalar yaratacak...
Outdoor, radyo, sinema ise 500 milyon TL'ye çıkarak reklam yatırımlarının %14'ünü oluşturdu. Burada da outdoor birinci, sinema ise ikinci sırada yer alıyor. Radyo ise biraz yerinde sayıyor. Radyonun kendini daha iyi anlatması şart!
Derneklere ve açıklamalara itirazım şu:
Krizin etkisiyle TV artı basın reklam yatırımları toplamda beş puan azaldı. Tamam basın 2 puan geriye gitti ama genele bakarsanız TV ondan daha fazla geriye gitti ve her ikisi bu puanları internete ve outdoora verdi. Yani internet ve outdoor hatta sinema çok güçlendi. Artık derneklerin sadece TV ve basın yanlılığını bırakıp diğer mecraların da önemli olduğuna vurgu yapması gerekir.
Reklamveren tüm mecraları amacına uygun bir şekilde kullandığında ancak satışlarını artırabilir ve büyüyebilir. Sonuçta mecraları da büyütebilir.
Bu kadar tartışmayı niye yaptım:
Internet 400 milyon TL reklam yatırımı alınca internetin reklam yıldızlarını belirlemenin zamanı geldi. Bugünden itibaren Reklametre'ye internet mecrasını da ekliyoruz. Bu alanın "en iyi internet reklamı havasını koklayan adamı" Özgür Karaçak (Bir tür CNN'in Bünyanim
Sürmeli'si yani) bu haftadan sonra bizim için internetteki en iyi ilk beş reklamını seçecek birini de bizim için yorumlayacak.
Özgür Karaçak Sesli Harfler internet reklamcılığı şirketinin sahiplerinden aynı zamanda da Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık bölümünde internet reklamcılığı üzerine dersler veriyor. Köşeciliğe hoş geldin Özgür! Özgür'ce yazılarını bekliyoruz.
2009 medya reklam yatırımları (*)
1.6 milyar TL Televizyon % 46 (51)
1 milyar TL Basın % 29 (32)
400 milyon TL İnternet % 12 (6)
500 milyon Diğer % 13 (11)
(*) Parantez içindeki rakamlar 2008 yılı Türkiye reklam yatırımlarının oranını gösteriyor. Diğer şıkkı outdoor, radyo, sinemayı kapsıyor
Reklametre (28 Şubat- 6 Mart)
En İyi TV İlk Beş
1.Tivibu (TTNet)
2.Kamyoncu (Arçelik)
3.Tek Yaprak (Papia)
4.Bir Kadın-Bir Erkek (Bonus-ING)
5. Kırılma Anı (NTV Spor)
En İyi Basın İlk Beş
1. Biranın İmzası (Efes Pilsen)
2. Herkes Görsün ((Audi 3)
3. Birkaç Gömlek Üstün (IKEA)
4. Komşu Paketi (Eston)
5. Yeni... (Opel)
En İyi İnternet İlk Beş
1) Fizy - Sorry Guiza (Viral uygulama www.sorryguiza.com)
2) Yeni Rakı-Yakup Abi (Sosyal medya çalışmaları ve http://www.yeniiletisimdevi.com)
3) TTNet-Tivibu Hizmeti (http://www.tivibu.com.tr ve sosyal medya çalışmaları)
4) Danette-Çat Kapı Bilgi Yarışması (http://www.danettecatkapi.com)
5) Prima-Prima Dünyası (Sosyal medya çalışmaları ve http://www.prima.com.tr)
İnternetten Özgür'ce
Fizy Güiza fırsatını kaçırmadı
Guiza maç boyunca her fırsatı değerlendiremese de -hatta bazen hiçbir fırsatı değerlendiremese de- başkaları için hayli yaratıcı bir fırsata dönüşmüş durumda.
Bildiğiniz gibi Fizy son dönemlerin en popüler müzik sitesi. Ve fakat belki de birçoğunuzun bilmediği gibi bir Türk internet şirketinin projesi.
Güiza tribünlerin tepkisi ile gözyaşlarına boğulunca, duygusal Fizy ekibi de bundan etkileniyor. Ve Güiza'dan özür dilemek için bir küçük site açıyorlar.
Tabi kendisine Fizy üzerinden bir şarkı da göndermeyi ihmal etmiyorlar. Sonrası mı?
Ertesi sabah tüm radyo kanallarında ve internet gazetelerinde bu siteden bahsediliyordu. İşte fırsatı görüp hızlı hareket etmenin sonucu. İnternetin gerçekleri ile örtüşen bu başarılı proje için Fizy ekibine tebrikler...
RÖK'ten yanıt var!
RÖK Genel Sekreteri, sevgili dostumuz, üstadımız, ağabeyimiz Çetin Ziylan "RÖK havanda su dövüyor" başlıklı yazıma bir yanıt göndermiş:
RÖK'te havanda su dövülüyor ama sizin ileri sürdüğünüz gerekçelerle değil.
Her yıl insanları toplayıp, birkaç yeni içtihat ya da uygulama dışında, aynı
şeyleri anlatmak anlamında havanda su dövmek var diyebiliriz.
RÖK'ün gerekçeli kararları artık tam anlamıyla gizli değil. RÖK'ten yarar
umarak başvuranlar ya da reklamları şikayet edilenler gerekçeli kararlara
edindikleri birer şifre ile ulaşabiliyor.
Bunlar RÖK'ün finansmanına katılan Reklamverenler Derneği üyesi 55 dolayında firma. Yani bu firmalar bütün rakipleri ile ilgili gerekçeli RÖK kararlarına isterlerse ulaşabiliyor.
Ulaşamayanlar, genel kamuoyu, tüketiciler, medya ve ne yazık ki bilim
kuruluşları. Ancak biz RÖK Başkanlığı olarak araştırma yapan, tez hazırlayan
üniversite mensuplarına örnek karar sağlanmasında yardımcı oluyoruz.
Yorum: Çok teşekkür ediyorum. Gerekçeli kararların yazılıyor olması tabii ki müthiş. Umarız bir gün öğrencilerimiz de bu kararlara ulaşır ve gelecekte mesleklerini icra ederken aynı hataları yapmamayı öğrenirler.
Utanın!
Toyota Türkiye ile ilgili ortaya çıkardığım gerçeğin üzerinden dört hafta geçti Toyota hâlâ Türkiye'den özür dilemedi. Anlaşıldığı üzere Çinliler kadar yolumuz yok!
Korkunç manken...
Network'ün yıllardır reklam yüzü olan siyahi bir manken var. Bana göre oldukça "korkutucu" resimler veriyor. Hani korku filminde oynasa Oscar'a en iyi aday olabileceğini düşünüyorum. Dün yine gazetelerde bu siyahi mankenin sayfa sayfa "korkunç" resimleri vardı. Üşenmedim internete girip bu siyahi mankenle ilgili yazılıp çizilenlere bakayım dedim. Fazlaca bir şey de bulamadım.
Sadece Network kendi yayınladığı basın bülteninde bu "korkunç" mankenin "karizmatik" olduğunu iddia ediyor.
Demek ki Network içinde bu mankeni "karizmatik" bulan birileri var. Üstelik de benim tanımlamam olan "korkunç"la, Network'ün tanımlaması olan "karizmatik" arasında, iki Boğaz köprüsü bir de Çanakkale Boğazı var.
Ben doğruysam Network'ün ciddi imaj sorunu var demektir. Bu korkunçluktaki bir adamın giydiği bir elbiseyi hiçbir kadın eşine, arkadaşına giydirmez.
Network doğruysa da benim acilen Umberto Eco'nun Güzelliğin Tarihi kitabını hatmetmem lazım!
Not: Just in Case, Network'e de Umberto Eco'nun Çirkinliğin Tarihi kitabını öneririm.
Şırnak'ta güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada 10...
Ankara'da kamu ihalelerine menfaat karşılığında fesat karıştırıldığı...