07 Mart 2010 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Erhan AFYONCU
Erhan AFYONCU
eafyoncu@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Amerika'ya Ermeni meselesini İkinci Abdülhamit bile anlatamamıştı

ABD, senelerdir bir taş atıp kolunu yormadan Ermeni tasarılarıyla bizden tavizler alıyor.
Biz ise İkinci Abdülhamit döneminden beri Ermeni meselesini ABD'ye anlatmaya çalışıyoruz

Ermeni meselesi genelde 1915'te başladı zannedilir ancak ağırlıklı olarak Türkiye'nin ve Avrupa'nın gündeminde yer alması 1878 Berlin Antlaşması'ndan sonradır. Yani 132 yıllık bir geçmişi vardır.

ABD ELÇİSİ SULTANIN HUZURUNDA

İkinci Abdülhamit iktidarının büyük bir kısmında Ermeni meselesi ile uğraşmak zorunda kalmıştı fakat bu konuda taviz vermedi. Padişah, meselenin aldığı siyasi boyutun farkındaydı. Bu yüzden içeride Ermeniler'in terör faaliyetlerine yönelik sıkı tedbirler alırken, dışarıda da Batı kamuoyunu bilgilendirme yoluna gitti. Zaman zaman yabancı ülkelerin elçilerini ve gazetecilerini Yıldız Sarayı'na davet edip, Osmanlı Devleti'nin ve kendinin Ermeni meselesine bakış açısını anlattı. Anlattıklarının da yabancı ülkelerin gazetelerinde yayınlanmasını sağlamaya çalıştı. Bu konuyu Türkiye'nin İkinci Abdülhamit dönemi konusundaki en önemli uzmanlarından Prof. Dr. Vahdettin Engin'in "Kurtlar Sofrasındaki Osmanlı" isimli kitabından naklediyoruz.

Sultanın, Ermeni meselesi hakkında yabancıları aydınlatmaya yönelik faaliyetlerinden biri de Amerika elçisini huzuruna kabul edip elçiye Ermeni meselesini anlatmasıydı. Amerikan Elçisi Terel, İkinci Abdülhamit'le yapmış olduğu bu görüşmeyi daha sonra Kasım 1897'de, Century Magazine Gazetesi'nde yayınladı:

"İçinde bulunduğumuz 1897 Mart'ının 19. günü selamlık törenini seyretmek üzere Yıldız Sarayı'na gittim. Törenden sonra padişahın huzurunda iki saat kadar kaldım ve iltifatlarına mahzar oldum. Padişah hazretleri Osmanlı Devleti'nde Ermeni milletinin mahzar olduğu iyi muameleler konusunda pek çok şeyler söyledi. Bu söylediklerinin Amerikan kamuoyunca da bilinmesini arzu ettiklerini ifade etti.

Sultan Abdülhamit, görüşmemiz sırasında, Ermeni ayaklanması denilen olaylar sırasında yaptığı icraat hakkında İngiliz Milletvekili Sir Simith Barten'in gerçeklere uygun bir ifade kullanmasından gayet memnun olduğunu belirtti. Daha sonra, "Hakikatleri Amerikan kamuoyuna sizin bildireceğinizi umarım" dedi ve Ermeniler hakkında bazı bilgiler verdi.

ERMENİLER OSMANLI DÖNEMİNDE ZENGİN OLDU

Zat-ı şahaneleri bunları anlattıktan sonra Ermeniler'in başına gelenlerin Hristiyan olmalarından kaynaklanmadığını söyledi. Bunu ispat için, gerek atalarının gerekse kendisinin Ermeniler'e iyi davrandıklarını, onlara tam olarak güvendiklerini ifade etti ve sözlerine şöyle devam etti: "Babam Sultan Abdülmecid Han Hazretleri Baruthane Nezareti'ni Dadyan isimli bir Ermeni'ye emanet etmişti. Öyle ki, kötü barut imal edip de Osmanlı askerine zarar vermek Dadyan'ın elinde idi. Buna rağmen bu kişiye güvenildi ve Dadyan da bu suretle pek çok servet edindi. Oğulyan, Agop, Gümüşgerdan, Balyan ailesi hep Osmanlı'ya hizmet ederek zengin oldular.

Şu anda şahsi hazinemi yöneten Portakalyan Efendi de Ermeni olup bütün emlakım onun idaresindedir. Benim rıza göstermem suretiyle birçok Ermeni'yi hizmetinde istihdam ediyor. Bunların isimlerini ve aldıkları maaşları gösteren bir listenin size verilmesini emredeceğim. Ermeniler, Osmanlı hanedanı tarafından bunca lütuf gördükleri, kendilerine ihsanlarda bulunulduğu ve bu şekilde bol miktarda mal, mülk ve servet edindikleri halde, memleketimi harap etmek maksadıyla fesat komiteleri kurup ve nankörlük ettiler. İsyan hareketlerini zengin Ermeniler destekledi."

ERMENİLER'E HEP ŞEFKAT GÖSTERDİK

İkinci Abdülhamit, görüşme sırasında ABD elçisine Ermeniler'le ilgili şunları söylemişti: "Anadolu'nun fethi sırasında Moğollar'la İranlılar'ın saldırılarına maruz kalan Ermeniler toplu halde Osmanlı ülkesine hicret ederek Osmanlı sultanlarının himayelerine girdiler. Ermeniler, Osmanlı sultanlarınca şefkatle karşılandı ve kendilerine gerekli müsamaha gösterildi. Can ve mallarının muhafazası hususunda her şey yapıldı. Osmanlı sultanlarının sefere çıktıkları ve fetihle meşgul oldukları zamanlarda ticaret işleri Hristiyanlar'a özellikle de Ermeniler'e kaldı. Müslümanlar, Allah'ı tek yaratıcı olarak tanıyan her türlü dinin mensubuna ilişmedikleri için Hristiyanlar'ın dinlerine de karışılmadı. İşte bu suretle Ermeniler mal, mülk ve servet biriktirme imkânı buldular. 400 seneden beri de Osmanlı idaresinden memnun bir şekilde yaşıyorlar.

Osmanlı ülkesinde sarraflık ve iltizam işleri hep Ermeniler tarafından yürütülüyor. Ermeniler bu süre içinde dinlerini muhafaza edebildiler, asırlardan beri eski kilise ve manastırlarda serbestçe dini ayinlerini yerine getirdiler, lüzum gördükçe yeni kiliseler açtılar. Ermeni patriklerinin her türlü şikâyetlerine hükümetler hep kulak verip, mezhepleri de her zaman himayeye mahzar oldu."

TÜRKLER'İ KATİL OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR

ABD elçisi İkinci Abdülhamit'e şu cevabı vermişti: "Ermeniler'in, isyan etmek suretiyle Türkler'i öç almaya sevk edip Hristiyan aleminin merhamet ve şefkatini üzerilerinde toplamaya, böylece Türkler'i merhametsiz, zalim katiller olarak göstermeye çalıştıklarına dair en kıdemli misyonerimiz tarafından gönderilen haberler Amerikan hükümetince İndependent Gazetesi'nin Ocak 1893 tarihli nüshasında yayınlatıldı." Ayrıca şunu da ilave ettim: "Hükümetim, her ne kadar Anadolu'da meydana gelen saldırıların sadece Müslümanlar tarafından yapılmayıp Hristiyanlar'ın da bu tür cinayetlere girişmelerinden memnun değilse de, Şark meselesine asla müdahale etmek istemiyor.

Zat-ı şahaneniz tarafından Ermeniler'in katlinin emredildiğine dair hiçbir fikir beyan etmedim. Lakin karşılıklı vuruşmanın tekrarı halinde Osmanlı Devleti'nin zarar göreceğine inanıyorum.

 

 





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (2 yorum)
padişahımızın.ozor zamanlarda bile.bunu akıl edip.dunyayı aydınlatma peşine düşmesi,çok akıllıca birşey olmuş.ama dünya anlamak istemiyorki kardeşim.napsın ulu hakanımız.
mustafa kadıoglu. - 22:38 / 2010.03.07
enver-talat pasalari o kadar cok seviyoruz ki yaptiklari herseye gozumuz kapali kefil olup onlar oyle sey yapmaz diyebiliyoruz.hem de aptalca bir zihniyet yuzunden allahu ekber daglarinda sehit olan askerlerimizi bile bile yapiyoruz bunu.vatandaslari tarafindan kutsallik atfedilen turk devletlerinin isyan soz konusu oldugunda nasil bir canavara donustugunu bilmemize ragmen yapiyoruz bunu.butun bunlara ragmen uzgun bile degiliz, daha hala onlar da bize yapti diyerek aciklamaya calisiyoruz herseyi
Sipahi - 20:30 / 2010.03.07



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Eller Van’da Eğitim İçin Birleşiyor

Kimse Yok Mu, eğitimleri sekteye uğrayan Vanlı öğrenciler için “Tut...

Adnan Başer vefat etti

Devlet Tiyatrosu sanatçısı Adnan Başer (91), Ankara'da vefat etti.

Fetih 1453'ten bir ilk...

Aksoy Film kabul ederse, ilk kez bir Türk filmi Hollywood'a gidecek...

Bahçeli'nin şaşırtan görüntüsü

Yılın basın fotoğrafları ödül sahipleri belli oldu.

Türkiye'nin en eski fotoğrafları

Türkiye'nin en eski fotoğrafları görenleri şaşkına uğratıyor.

Tık rekoru kıran kareler

İnternetin fenomen karelerini sizin için derledik. İşte birbirinden...

Dikkat! Kaza riskini artırıyor

Yapılan araştırmalar trafik kazası yapma olasılığını iki kat...

Uyuşturucuya ağır darbe

9 ayrı operasyonda 155 kilo esrar yakalandı...

Uğur Acar'ın yeni hali

Yüz nakli olan Uğur Acar'ın yeni hali en yakınlarını bile şaşırttı.

Bir aile faciada yok oldu!

Karbonmonoksit gazından zehirlenen 9 aylık hamile kadın ile kızı ve...

Muğla Gökova'da deprem

Saat 21.17'de merkez üssü Gökova Körfezi olan 4.2 büyüklüğünde bir...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.