Kadınların, eli öpülesi analarımız başta olmak üzere bacımız, eşimiz, kızımız, çalışma arkadaşlarımızın hakları 1909 yılından bu tarafa yılda bir gün sembolik olarak kutlanıyor. Oysa onların emeklerini, sosyal ve ekonomik hayata katkılarını ve yaşamda bize verdikleri güç ve desteğin karşılığını her gün kutlasak azdır.
Bu nedenle bugün kadınların ekonomik hayata dönük katkıları ve geleceğe yönelik girişim başarıları üzerinde durmak istiyorum.
ABD'li danışmanlık şirketi Boston Consultıng Group (BCG), Dünya Bankası verilerinden yola çıkarak yaptığı araştırmada dünyadaki en büyük ekonomik büyüme gücünün kadınlar olduğunu tespit etti. Rapora göre, 2014 yılında kadınların dünya ekonomisine 18 trilyon dolarlık bir gelir kaynağı yaratacakları hesap edilmiş. Yine 20 trilyon dolar olan mevcut tüketim potansiyelinin de 28 trilyon dolara ulaşacağı öngörülmüş.
Dünya Bankası verilerine göre yurtdışında çalışan ve ülkelerine nakit para gönderen kadın göçmenlerin oluşturduğu işlem hacmi 300 milyar doları geçmiş. Kadınların, ortalama olarak erkeklerden daha az para kazanmalarına rağmen daha fazla nakite sahip oldukları da belirlenmiş.
Ekonomist Sarah Mavrinac bankaların ortaya çıkan potansiyeli halen iyi değerlendirmediklerini savunarak, "Kadınlar para konusunda daha fazla söz sahibi. Bankalar bu konudaki önemli noktayı kaçırıyorlar" demiş.
Bunlar, yabancı araştırma şirketlerinin kadın odaklı dünya geneline yönelik tespitleri. Lafı bize, bizim kadınımıza getirdiğimizde de benzer örnekler görüyoruz. DB'nin Türkiye raporuna göre 2009 krizini bertaraf etmede, kadın patronların yüzde 38'i başarılı olurken, erkek patronlar ancak yüzde 18 başarı göstermiş. Yani, kadın girişimcilerimiz erkeklere göre krizi faydaya çevirmekte daha başarılı olmuşlar.
Artık bizde de Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı ve TOBB raporlarına göre kadınlarımızın hem sosyal hayatta hem de iş hayatında daha fazla inisiyatif ve görev üstlenmesi isteniliyor. Ancak son çalışmalara bakılacak olursa ülkemizde kadın istihdamı, toplam istihdam içerisinde yaklaşık yüzde 25 yer tutuyor. Oysa Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) verilerine göre küresel ölçekte kadın istihdam oranı, yüzde 49'dur. Avrupa Birliği'nde yüzde 56'dır Son verilere göre ülkemizde 15,7 milyon erkek istihdamına karşı, kadın istihdamı ancak 5,6 milyonda kalmıştır. Yani, çalışabilir yaştaki 25,4 milyon kadından yaklaşık 20 milyonu, işgücüne dâhil edilememiştir. İstihdam edilen kadınların yüzde 44'ü tarımdadır. Erkeklerdeyse bu oran sadece yüzde 19'dur. Demek ki zaten az olan kadın istihdamı, aynı zamanda nispeten düşük üretkenliğe yöneltilmiştir. Çünkü tarımdaki kadın istihdamının yüzde 74'ü, ücretsiz aile işçisi statüsündedir. Ama daha çarpıcı olanı, 1 milyon 259 bin işverenin sadece yüzde 7'si, yani 83 bini kadındır. Kadınlarımız artık ekonominin her basamağında kendilerini ispat etmiştir. Özellikle girişimcilik konusunda üretmek ve istihdam yaratmada önemli başarılara imza atmaya başlamışlardır. Ancak yeterli değildir. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşe Bektaş bu konuda "TOBB olarak, 1,3 milyon üyemizin yanında 1,3 milyon kadın girişimci görmek istiyoruz. Biz iş dünyası kuruluşu olarak ekonomik sorunlarımızın çözümünde kadın girişimci sayımızın arttırılmasının önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bunun için de çalışıyoruz hedefimiz, kadın girişimci sayımızı da erkek girişimci sayısına çıkarmaktır" demektedirler.
Başarı, başaracağım diyenlerindir.
Bir kez daha "kadınlarımızın günleri" kutlu olsun.
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...