09 Mart 2010 Salı
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Ahmet TAŞGETİREN
Ahmet TAŞGETİREN
atasgetiren@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Yargı ve CHP paralelliği

Ahmet Necdet Sezer döneminde Cumhurbaşkanlığı siyasete girmişti.

CHP, onu muhalif güç gibi değerlendiriyordu. Öyle ki Sezer'in tavırları "ana muhalefet" şeklinde tanımlanıyordu.

O dönemde YÖK siyaset yapıyordu ve CHP onunla paralel yürüyordu.

TSK'nın duruşları, CHP siyasetine monte oluyordu ya da CHP, asker duruşu ile bütünleşip muhalefeti beslemeye çalışıyordu.

Ve yargı siyaset yapıyordu. CHP, yargının siyaseti ile bütünleşip, müessir olmaya çalışıyordu.

Sezer gitti. CHP siyaseti zayıfladı.

YÖK değişti. Eğitim sorunlarına odaklanmaya başladı. CHP siyaseti zayıfladı.

TSK, Ergenekon davalarının da etkisi ile siyasi alandan göreceli olarak çekilmeye başladı. CHP, Ergenekon davasını vesile ederek kışkırtmalarda bulunmasına rağmen, TSK üst yönetimi, orduyu siyasetin olabildiğince dışına çekmeye kararlı. Bu da CHP'yi, ordu ile ilişkilerde ikircikli tutumlara sevk ediyor. Her halükarda Türkiye şu anda bir "CHP artı ordu" denkleminin kurulmasının çok uzağında bulunuyor ve CHP bunu biliyor.

Yargı...

Şu anda yargı, üst kadrolarıyla, en siyasi mevzide görünüyor.

Ve CHP, yargı tartışmaları içinde, yargı ile yandaş bir görünüm verme noktasında hiçbir şeyden kaçınmıyor.

Şu andaki görünüm "CHP artı yargı" görünümü.

Bu görünüm, yargı adına konuşanlar tarafından besleniyor, bizzat CHP tarafından besleniyor.

Kamuoyu, yaşananları hükümet-yargı restleşmesi biçiminde algılıyor ve bu restleşmede, hükümet çizgisi daha ılımlı, daha uzlaşmacı, daha müzakereci görünürken, yargı cenahı, daha cepheleşmeci, daha katı, daha uzlaşmasız bir görünüm arz ediyor.

Yargı adına sergilenen görünüm, iktidarın sunduğu tüm teklifleri ret misyonu üstlenmiş bir muhalif parti katılığı niteliğinde.

Oysa kamuoyu, araştırmaların ortaya koyduğu verilere de bakıldığında bir "yargı reformu"nu kaçınılmaz görüyor.

Bir "yargı reformu" bizzat yargının farklı kademelerinde de kaçınılmaz görünürken, iktidarın yargı reformu çabası karşısında inanılmaz bir yargı direnci sergileniyor.

Neden?

Çünkü üst yargı dünyası, siyasi açıdan iktidarla farklı dünyalara mensup.

Kurduğumuz şu yalın cümle, aslında biraz derince bakıldığında, yargı açısından ne kadar derin bir sağlıksızlığı ifade ediyor, düşünmek lazım.

"Siyasi açıdan iktidarla farklı dünyalara mensup olmak..."

İşte bu, bizim özellikle Yüksek Yargımızın ana ukdesi.

Şöyle bir cümle, kamuoyu algısı dikkate alındığında yanlış mı olur?

-Sistemin derinliklerinde akıp gelen CHP zihniyeti, halk iradesine karşı şimdi en etkin muhalefetini Yüksek Yargı marifeti ile sürdürüyor.

Son günlerde gündeme gelen "Kim kimi kuşatıyor" tartışmasında, "Yargı reformu yürütmenin yargıyı kuşatmasını amaçlıyor" şeklindeki Yargıtay Başkanı'nın görüşüne karşılık, Başbakan'ın "Asıl yürütme yargının kuşatmasında" sözü arasında, olgular neyi doğruluyor?

-Halkın neredeyse yarısının oyunu alarak iktidara gelen bir partiyi kapatabilen bir yüksek yargı...

-Meclis'in 411 oyla yaptığı anayasa değişikliğini, yetkisi olmamasına rağmen yetki üreterek iptal edebilen bir yüksek yargı.

-Otobüs bileti fiyatlarını 2003 rakamlarına çekebilme yetkisini kullanarak Belediyeyi işlevsiz kılan bir yargı.

-Öğrencilerin katsayı oranları konusunda bile yerindelik değerlendirmesi yapabilen bir yargı...

-Hakimler-savcılar hakkında en keskin kararları verebildiği halde, kararları yargı dışı olabilen bir yargı....

Şu anda CHP liderine kalsa eminim "Ergenekon yargıçları"nı bir an önce devre dışı bırakır, yüksek yargı kadrolarına da madalya takardı.

CHP liderinin "yargı reformu" konusundaki tavrına baktığımda ben rakiplerini yargı marifetiyle ortadan kaldırma imkanını kaybedecek bir siyasetçi telaşı görüyorum.

AYM'nin, AK Parti'ye "para cezası" vermesini, "dini siyasete alet edip para cezası ile kurtulma" olarak niteliyor. Oysa, demek istiyor olmalı, "dini siyasete alet edince kapısına kilit vurulmalı! AYM'nin elinde böyle bir giyotin olmalı!" AYM'nin üye kadrosu da, Baykal gibi düşünse, iktidar partisi biçilir, CHP'ye yol açılır! Değil mi?

Bu görüntü demokratik zeminde siyaset üreten bir parti için sağlıklı mıdır?

Bu görüntü, en temel özelliği tarafsızlık ve bağımsızlık olan yargı için sağlıklı mıdır?

Türkiye bu ikilemi tartışacaktır. Ve aşacaktır.





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (7 yorum)
yasaları meclis yapar hakim ve savcılar da uygular. anayasa değişikliği ve yargı reformuna karşı bu mahkemelerin istemezük tavrı neye işaret ediyor. her kurumdan önce yargı siyaset yapıyor.bu beğenmedikleri milletin imkanlarıyla. artık yargının chp güdümdünde olduğunu herkes biliyor. tarafsız yargı ümidiyle. artık millet uyumuyor beyler.
adalet - 15:07 / 2010.03.17
özalın iktidarı dönemindeki has bahçe gecelerini,prensleri,prensesleri,ne yaptıklarını unutmadık.bütün aile hiç bir iş yapmadan yine krallar gibi yaşıyor.nerden geliyor bu değirmenin suyu?
misafir serdar - 16:18 / 2010.03.09
lütfen kimse kimseyi kandırmasın..eskiden "chp+ordu=iktidar" olan formül bugün "chp+yargı= iktidar" haline gelmiştir. yargı kuşatma altında diyenler aslında "rahatımızı bozmayın, biz birbirimizi seçmekten mutluyuz" demek istemektedir. adında "halk ve cumhur" kelimeleri olan bir partinin hiç bir zaman halk iradesinden söz etmemesi ve halkın oyundan kaçması da başka bir tartışma konusudur.
mersinli - 11:00 / 2010.03.09
belediye başkanı bir biniş ücretini 1.85 kr. yapacak bu yüsek ücret karşısında halkın hakkını kim savunacak lütfen biraz insaf.
misafir - 09:25 / 2010.03.09
dikkat etmiyormusunuz ! chp nin tavırları eski tavırlar değil. eskiden bütün kurumlar elinde idi. ol dediği herşey oluveriyordu. yasalara uygun olsun yada olmasın. şimdi ise olmuyor. onun içindir onun hırçınlığı. onlar atalarından öyle gördüler öyle alıştılar. hep beyefendi idiler. efendi olmak onlar için bir züldür. ne yapıp yapmalı eski beyendiliği elde etmeleri lazım. bunu elde etmek için her yol mubahtır onlar için. işte serdettikleri durum bu meyandadır. biline...
kaplan - 09:15 / 2010.03.09
yetmişli yıllarda başlayan kültür değişimi, şimdilerde tam olmasa bile çok yol katetti. yetmişli yılların kaos ortamı artık yeni oluşumlara doğru yol alıyor. seksenlerde özal'la başlayan halk hakimiyeti, geçmişin sülüklerini birer birer yerlerinden koparıyor. oturdukları koltuktan kalkmak istemeyenler, derinebildikleri kadar direnecekler. ya değişecekler, ya da yok olacaklar. yenile, yenile yenmeyi öğrenenlere yerlerini terkedecekler.
taş - 08:13 / 2010.03.09
önceki yorumumdan şuandaki yargıdan memnun olduğum çıkartılmasın yirmi yedi mayıs.oniki mart yirmisekiz şubat oniki eylül yargısının verdiği kararlar insanlık hukuğu değildi onlarıda cunta liderleri seçmişti onedendenki siyasi güçlerin belirlediği insanlar hukık adamı olamazlar kanun adamı olurlar ve gücü elinde tutanların kanunlarını uygularlar ve halka dram yaşatırlar akıllara ve vicdanlara adalet yerleşmedikçe hiçbirşeyin önemi kalmaz
dobra dobra - 03:51 / 2010.03.09



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

İstanbul'da KCK operasyonu

Düzenlenen operasyonda ilk bilgilere göre 10 kişi gözaltına alındı...

MİT krizinde Ergenekon hesabı

MİT’çilerin ifade krizini devlet krizine dönüştürmek isteyen...

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

PKK'nın iki kampı dağıtıldı

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK kamplarına hava harekatı...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.