İçişleri Bakanlığı Basın Danışmanı İbrahim Saraçoğlu'ndan, Pazartesi günü yazdığım "GBT'nin kumandasının Jandarma'da ne işi var" başlıklı yazıma jet yanıt geldi.
Bu jet yanıt bir devlet dairesinin iletişim duyarlılığı konusunda beni bir kez daha sevindirdi. Türkiye'de gerçekten çok şey değişiyor. Ancak gereksiz didişmeler yüzünden bu değişimi kaçırıyor, bu değişimin daha büyük değişimlere öncülük etmesinin de önünü kesiyoruz.
Saraçoğlu'nun yanıtına gelirsek;
"Kamuoyunda GBT olarak ifade edilen bilgilerin tutulduğu bilgi sistemi, KİHBİ (Kaçakçılık İstihbarat Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı) Daire Başkanlığı Bilgi Sistemi'dir.
İçişleri Bakanlığı'nın ana hizmet birimlerinden biri olan bu Daire Başkanlığı'nın bünyesinde; polis, jandarma ve bakanlık personeli görev yapmakta ve bu birimin başkanlığı görevi de yine Bakanlık mensubu olan bir mülki idare amiri tarafından yürütülmektedir.
Dolayısıyla KİHBİ Daire Başkanlığı tarafından yönetilen Bilgi Sistemi Bakanlık koordinesinde yürütülen bir sistem olup, bu sistemde uygulanan projeler, tüm ülke çapında polis, jandarma ve sahil güvenlik kuvveti personeli tarafından gereken her türlü işlemde kullanılmakta ve sorgulama işlemleri saniyeler içinde sonuçlandırılmaktadır.
Yazıdaki konu ile ilgili 05.03.2010 Cuma gününe dönük Bilgi Sistemimiz üzerinde yapılan incelemede ise; işlemin yapıldığı ileri sürülen pasaport şubesi de dahil olmak üzere, gerek İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün ve gerek ise diğer il emniyet müdürlüklerinin, Bilgi Toplama Sistemi'ni sorgulamayı sürdürdükleri ve sistemde herhangi bir kesinti olmadığı tespit edilmiştir.
Köşe yazısına bahse konunun eksik ve yanlış bilgilendirilmeden kaynaklandığı düşüncesiyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından incelettirilmektedir."
Yorum: Cuma günü bilgi sisteminin kapalı olduğu ve bu nedenle de beklemem gerektiği söylenmişti. İçişleri Bakanlığı "kesinti olmadı" diyorsa, bu kesinti ya lokal bir kesintidir ya da bana yanlış bilgi verildi. KİHBİ'nin nasıl işlediği ile ilgili bir hizmet içi eğitime de gerek olduğu ortada!
Bu arada dün Jandarma Genel Komutanlığı'ndan da arandım. Askerin de yanlış bilgiyi düzeltme konusunda bu kadar duyarlı oluşuna sevindim. Onlar da İçişleri Bakanlığı ile aynı şeyleri söylediler. GBT kapsamında çalışan personel "asker" olmakla birlikte İçişleri Bakanlığı'na bağlı çalışıyormuş. O gün de GBT sisteminde hiçbir kesinti olmamış. Hatanın yerel bir hata ya da iş yükünden meydana gelme olasılığı varmış.
Jandarma Genel Komutanlığı'nın kabul etmediği konu GBT'den Jandarma'nın %5 oranında yararlandığının ifade edilmesi... Jandarma GBT ile yılda yaklaşık 6 milyon adet sorgulama yapıyormuş ve bu sayı polisin yaptığı sorgulama da düşünüldüğünde % 5'in çok üzerinde bir orana denk geliyormuş.
Anladığım kadarıyla polis ve jandarma arasındaki duyarlılığı çok yüksek bir konuya parmak bastığımı düşünüyorum. Tamamen tesadüfen ama... Pasaportumu yenilemeye gitmeseydim, orada bir süre beklemeseydim böyle bir konuya değinmek aklımdan geçmezdi. Ama iyi ki değinmişim. Böylece Türkiye'de GBT hizmetlerinin ne kadar ciddi yürütüldüğünü öğrendim ve mutlu oldum. İki gündür okurlarımı bilgilendirmeye çalışan herkese teşekkür ederim.
Çekirgelik
"Ne yaptığımı bilmediğim zamanlarda yaptığım şey, temel araştırma denen şeydir." (W.V. BRAUN)
fişleme amacıyla da kullanılmıyor mu, elde edilen bilgilerden maddi menfaat çıkaranlar, vatandaşa ait bilgi satanlar. bu sistem sadece adliyelerde, polis merkezlerinde kullanılabilmelidir. herkesin eline oyuncak gibi verirseniz suistimaller artacaktır. bizim milletimizin huyudur.
o zaman yine bir hata veya art niyet var bu işlerin yürütülmesinde. madem böyle bir kesinti sözkonusu değil. orada sizinle muhatap olan memurda bir problem var denmez mi? hem de özrü kabahatinden büyük bir hata. kendi hatasını başka bir birimi karalayarak yapılmış bir vakıa. ben öyle anladım...