Dün de iki aydır devam ediyormuş gibi görünen "sanal" birliktelik son buldu. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, IMF ile gerçek anlamda program yürütmek Türkiye'ye zarar, sanal program ise yarar veriyor. Türkiye bugüne kadar IMF'nin kendisinden gördüğü yararın daha fazlasını gölgesinden gördü. O gölge sayesinde küresel krizin ağır hasar açma riski minimize edildi.
IMF, dün yaptığı net açıklamayla iki yıldır devam eden, kimilerine göre yılan hikâyesine dönmüş stand-by görüşmelerine son noktayı koydu. Bu sanal görüşme takvimine, 1929 büyük buhranıyla karşılaştırılacak boyutta küresel krizin denk gelmiş olması, krize rağmen IMF ile yürütülen flörtün yeni bir evlilikle sonuçlanmamış olması gerçekten büyük beceri ve sağlam karne ister. Demek ki beceri de sağlam ekonomi karnesi de varmış.
ŞOK YAŞANMADI ÇÜNKÜ...
Türkiye'nin IMF ile yeni bir stand-by imzalayacağına inananların sayısı, gerçekte inanmayanların sayısının çok çok altındaydı. Hatta anlaşmanın yapılmamasından çok imzalanması büyük sürpriz olacaktı. Piyasadaki yerli-yabancı bütün oyuncular bu oyunu sevdi. Sanal IMF oyununu aksatmadan sürdürdü. Ta ki IMF'den gelen açıklamaya kadar. Sonunda sürpriz değil, beklenen durum gerçekleşti. Sanal oyun bitti!
IMF oyununun piyasa kanadı, IMF tezi ile sanal bir iyimserlik üretmişti. Bu iyimserlik sayesinde, stand-by'ın yapılmayacağının açıklanmasına karşın piyasalarda abartılı bir kötümserlik yaşanmadı. Piyasanın diliyle, "önceden satın alınmış durum" gerçekleşti. Dün piyasanın verdiği ilk tepkinin, ekonomisi IMF'ye gerçekten muhtaç bir ülkede görülebilecek türden bir tepki olmaması bu yüzden.
GÖZLER MALİYE'YE ÇEVRİLDİ
Türkiye'nin bundan sonra IMF'siz yoluna devam edeceğinin bütün dünyaya ilan edilmiş olması, başta Maliye olmak üzere ekonomi yönetiminin işini eskisinden çok daha fazla ağırlaştırdı. İşin zorluğu IMF'ye gerçekten ihtiyaç duyulmasından kaynaklanmıyor. Aksine, gelecekte IMF'ye gerçekten muhtaç duruma düşmemek için her adımın dikkatli atılması gerekiyor.
Türkiye, sanal da olsa IMF ile görüşme trafiğini sürdürdüğü dönemde popülist algılamaya yol açacak kimi harcamaları kolaylıkla yapabilirdi. Üstelik de bu tür harcamalara IMF'nin göz yumduğu şeklinde bir mesaj da verilebilirdi. Ancak, artık bu mümkün değil! Yerli ve yabancı tüm gözler Maliye'de olacak. Bütçe mercekle izlenecek. Ekonomi yönetimi, popülist olmayan çoğu harcamayı bile piyasalara her defasında anlatmak zorunda kalacak. Makro verilerde yaşanacak en küçük bir bozulma IMF'sizliğe bağlanacak. Sanal IMF verisinin iyimserliğinden para kazanan piyasalar, bundan sonraki her aşamada kötümserlikten kazanç üretmeye çalışacak.
Düştüğü kuyudan IMF'siz çıkmaya çalışan Yunanistan'a gösterilen hoşgörüyü standart zannetme lüksümüz yok. Bundan sonra, Türkiye'yi IMF'nin oltasına ya da Yunanistan'ın yanına düşürmeyecek titizlikte bir dikkate ihtiyacımız var!
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...