11 Mart 2010 Perşembe
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Ahmet TAŞGETİREN
Ahmet TAŞGETİREN
atasgetiren@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Baykal, Başbuğ'u sıkıştırıyor

Sanırım şu sıralar, Anadolu'nun sade evleri dahil birçok mahfilde şu soru soruluyordur:

-Baykal Ergenekon'un neresinde?

"Ergenekon'un avukatlığı"na soyunduğunu bizzat kendisi söylemişti. Silivri'de tutuklu bulunanların namuslu vatan evlatları olduğuna dair kefaletini, bir iki değil, hemen her Salı konuşmasında kamuoyu ile paylaşıyor.

Ama sanırım Baykal'ın Ergenekon'la ilişkisi, sadece "avukatlık ilişkisi" denecek kadar yalın değil.

Mesela siz, zaman zaman "Öyleyse Başbuğ gerekeni yapsın" tarzındaki çağrılarını nasıl değerlendirirsiniz?

"Başbuğ gerekeni yapsın" sözünü Ergenekon'un bütün boyutlarıyla ortaya çıkmasını gerçekten isteyenler bile, dokuz boğumluk boğazdan çıkaramazken, CHP lideri çatır çatır "İstifa et, ne duruyorsun" demeye getiriyorsa, bu "avukatlık" mıdır?

Şu son salı konuşmasını ele alalım mesela. Özetle kurgu şöyle:

-Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı Çankaya'da buluştu.

-Bu buluşmadan sonra iki açıklama yapıldı:

-Bir: Dursun Çiçek'in imzasının Jandarma Kriminal'de de ıslak çıktığı açıklandı.

-İki: 2003'te 1. Ordu'da yapılan tatbikatın bir darbe hazırlığı olduğu ve bunun KKK'nın, Genelkurmay Başkanlığı'nın onayı ve bilgisi dışında, emirlere uymayan bir şekilde yapılmış olduğu açıklandı.

Baykal bundan sonra şu muhakemeyi yürütüyor:

-Dursun Çiçek, Genelkurmay'ın kalbinde çalışıyor.

-Eğer imzanın ıslak çıkması Dursun Çiçek'in bu işi yaptığı anlamına geliyorsa, Çiçek bunu tek başına yapmış olamaz. Eğer Genelkurmay'da 'İrticayla Mücadele Eylem Planı' diye bir plan hazırlanmış ise bunun net bir şekilde ortaya çıkması lazım, yarım yamalak değil.

-Bu planı, emir kumanda olmadan kim hazırladı?

-Çiçek o belgeyi hazırladıysa hesabını vermelidir. Sadece o değil belgenin hazırlanmasına fırsat veren, onunla işbirliği yapan, işbirliğine göz yumanlar da sonuna kadar araştırılıp, gerçek ortaya çıkarılmalı.

Baykal, bundan sonra da "Mutlu bir rastlantı" tanımlaması ile "üçlü zirve" ile bu gelişmelerin ilgisinin bulunduğunu, bir anlamda orada bir pazarlık yaşandığını ve Genelkurmay'ın birilerini kurban verdiğini ima ediyor:

"-Kamuoyuyla, böyle oyuncakla oynar gibi oynayamazsınız. Böyle bir kanaatin bu aşamada ifade edilmesi için kamuoyunu tatmin edecek ciddi bir araştırmanın yapıldığı söylenemez."

Baykal, bu değerlendirmelerin ardından da Genelkurmay Başkanı'na dönüp, "Gereğini yap" diyor. Gereğinin ne olduğunu da Haber Türk'ten Muharrem Sarıkaya'ya anlatıyor:

"Gerçek olduğunu yaptığın Genelkurmay açıklaması ile kabul ettin. Madem gerçek, o zaman gereğini yapacaksın. İstifa edeceksin. Demokrasilerde böyle olur. 'Benim bilgim dışında, haberim yoktu' diye kendini kurtarman yakışık almaz." ( HT, 10 Mart 2010)

Baykal'ın mantığı tutarsız denemez.

Gerçekten, bugüne kadar Dursun Çiçek'le ilgili ana soru hep aynı oldu:

Dursun Çiçek böyle bir planın içinde yer almışsa, iki şey ortaya çıkar denilmiştir:

Bir: Ya bunu Genelkurmay'ın bilgisi içinde gerçekleştirmiştir.

İki: Ya da Genelkurmay Başkanlığı, kendi karargâhında olan bitenden habersizdir.

Her iki hal de, Genelkurmay'ı ciddi anlamda sorumlu kılıyor.

Aynı şekilde, 7 yıl önce 1. Ordu bünyesinde gerçekleşen ve bugün "darbe hazırlığı idi" raporu verilen iş, "Kara Kuvvetleri'nin ve Genelkurmay'ın bilgisi dışında olmuş" şeklinde yapılan bir açıklama ile üstü örtülecek bir iş değildir.

Yani ortada Genelkurmay'ın ve ilgili komutanların sorumluluğu vardır.

Baykal diyor ki:

-Peki o zaman, komutanlar neden salıverildi? Bunda, Çankaya'daki zirvenin payı var mıdır? Yani orada Genelkurmay Başkanı kendini ve bazı komutanları kurtarmak için, "aldım verdim pazarlıkları ile" birilerini kurban mı vermiştir? Hatta Muharrem Sarıkaya'nın verdiği bilgiye göre Baykal, "Başbuğ'un Çankaya'da teslim alındığına inanıyor."

Bunlar müthiş ithamlar.

Bunun ardından Baykal'ın "Sadece Çiçek değil belgenin hazırlanmasına fırsat veren, onunla işbirliği yapan, işbirliğine göz yumanlar da sonuna kadar araştırılıp, gerçek ortaya çıkarılmalı" demesi anlamsız değil.

Bütün bu dozunu yükselten ithamlarla Baykal ya gerçekten bütün sorumluların ortaya çıkmasını istiyor olabilir -ki bu, gerçekten demokratik bir hassasiyet olurdu- ya da Levent Ersöz gibi "Ben karanlıkta kalacaksam herkes kalmalı" türünden, "Ergenekon'da birilerini kurban verecekseniz, onunla birlikte siz de kurban olun ya da okkanın altına gitmek istemiyorsanız, kurban alınmak istenenleri kurtarın" cinsinden bir şantaja dönüşür.

Bence konu hâlâ soru durumunda:

-Baykal acaba hangisini oynuyor?





Yazarın son yazıları






Yazının Yorumları (6 yorum)
ergenekonun savciligini yapanda basbakan degilmi,birazda o tarafa deginseniz,hep tek tarafli bakip tek tarafli yorumlayip,elestirmeseniz nasil olur
mesut - 22:01 / 2010.03.11
peki sayın teşgetiren,baykal bir yerinde diyelim.öteki liderler bu işin neresinde ?bu sorunun cevabı da beklenmemeli mi?
Basri Kara - 21:00 / 2010.03.11
kurt bulanık havayı sever
vatandaş ferit - 13:55 / 2010.03.11
baykal ergenekonun sofrasında. mutfaktan bir şey çıkamadı diye hayal kırıklığı yaşıyor. şimdi aşçı değişsin istiyor. bir yerde haklı.
İbrahim Abdulrahman - 11:23 / 2010.03.11
baykalın ergenekonun neresinde olduğunu çok merak ediyorsanız ki kendiside istiyor kaldırın dokunulmazlığını yargılayın onu
VELİ - 10:35 / 2010.03.11
paslaşma maç satmaya dönmüş.
a.aklı - 09:42 / 2010.03.11



  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Sıcaklıklar 9 derece düşecek

Balkanlar'dan gelen soğuk havanın etkisi altına girecek Marmara'da...

Arınç'tan MİT açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, MİT kriziyle ilgili açıklama...

30 ilde KCK operasyonu

30 ilde düzenlenen KCK operasyonunda 109 kişi gözaltına alındı...

Dink davasında bir beraat daha

Dink davasında tutuksuz sanık Coşkun İğci'nin beraatına karar...

Başsavcılıktan MİT açıklaması

Başsavcı vekili Seçen yaptığı açıklamada, 'Bazı devlet görevlilerinin...

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İstanbul'da olaylı gece

Park halindeki 2 araç kimliği belirsiz kişilerce kundaklandı...

MİT krizinde Ergenekon hesabı

MİT’çilerin ifade krizini devlet krizine dönüştürmek isteyen...

İşte BUGÜN'e damga vuran manşet

Hangi gazete hangi haberi nasıl gördü?..

Erdoğan'dan Fransa'ya sert mesaj

Azerbaycan televizyonuna konuşan Başnakan Erdoğan, 'Minsk üçlüsü...

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.