Ana sayfa » Yazarlar » Erhan BAŞYURT
11 Mart 2010 Perşembe
Erhan BAŞYURT
Erhan BAŞYURT
ebasyurt@bugun.com.tr
Google Facebook Del.icio.us Digg Favorilerime ekle Arkadaşına gönder Yazdır
'Genel af' tartışması ve CHP'nin ağır imtihanı
CHP Başkan Yardımcısı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Batman'da yaptığı "Toplumsal barışa katkıda bulunacaksa genel affa karşı çıkmayız" sözleri yeni bir tartışma başlattı.

Genel Başkanı Deniz Baykal hemen devreye girdi.

Kılıçdaroğlu'nun "genel af" sözünü "af" olarak düzeltti ve "silahların tümünün teslim edilmesi" şartını ekledi.

İşin doğrusu, demokratik açılım sürecinde henüz "genel" ya da "kısmi" af konusunu gündeme getirecek düzeyde bir ilerleme sağlanmadı.

Ancak silahlı terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilme süreçlerinde "af" mutlaka gündeme geliyor.

Güney Afrika'da, İrlanda'da, Sudan'da, Endonezya'da ve Nijer'de nihai ve kalıcı barışa "af" ile ulaşıldı.

Türkiye için de mevcut 'Pişmanlık Yasası'nın nihai barış için yeterli olmayacağını dillendiren uzmanlar var.

Görünen o ki, af talebi bir şekilde Türkiye'nin gündemine gelecek.

Akıl ve vicdan sahibi herkes de bunu görüyor.

Kılıçdaroğlu'nun açıklaması bu nedenle önem arz ediyor.

Kürt ve terör sorununa demokratik çözümünü ilk dile getiren ve savunan partilerden birisi aslında CHP'dir.

CHP'nin siyasi yasaklı olduğu dönemde bu görevi SHP üstlenmişti.

HEP milletvekillerini Meclis'e ilk taşıyan SHP, HEP'in devamı siyasi parti ile 1999'da gizli ittifak görüşmeleri yapan da CHP'ydi.

Buna karşılık CHP son seçimlerde Doğu illerinde adeta silindi.

Kılıçdaroğlu, "Toplumsal barışa katkıda bulunacaksa genel affa karşı çıkmayız" diyerek uzun bir aradan sonra halkın talep ve beklentilerini dile getiriyor.

Partisine kaybettiği zemini ve siyasi rolü yeniden kazandırmaya çalışıyor.

Ancak Genel Başkan Baykal, partisine de Kılıçdaroğlu'na da "puan kazandıracak" açıklamaya hemen şerh düşüyor.

Grup Toplantısı'nda, "Bir toplumsal barış projesi olarak af konusunun düşünülebileceğini söyledik, ben söyledim" diyor.

Aslında CHP'nin yaşadığı çıkmazın nedeni, muhalefet anlayışını tamamen "AK Parti karşıtlığı" üzerine oturtması.

Kendi geçmişiyle çelişmek adına demokratik çözüme de karşı çıkıyor.

Hal böyle olunca "akıl ve vicdan" değil siyasetin dili öne çıkıyor.

Kılıçdaroğlu da bir kez daha Genel Başkanı'na "biat" etmek zorunda kalıyor.

Oysa demokratik açılım süreci her şeye rağmen ilerleme potansiyeli taşıyor.

Demokratik reformlar, yurtiçinde KCK ve Ergenekon operasyonları, Avrupa'da PKK elebaşlarının tutuklanması, kanlı örgütün yolun sonuna geldiğini gösteriyor.

Dağa çıkışların önlenmesine kapı aralanıyor, para akışı ve lojistik desteğin önü kesiliyor.

Bunun son hamlesi, kanlı örgütün bölgeden tasfiyesi olacaktır.

CHP ve mirasına yakışan bu barışın mimarları arasında yer almakken, kökten muhalefet anlayışı onları zora sokuyor.

AK Parti'yi "kazanan hepsini alır" konumuna itiyorlar.

Baykal, Kılıçdaroğlu'na sahip çıkmamakla, hatta onu yalnız bırakarak nasıl bir kumar oynadığını fark ettiğinde çok geç olabilir.




Yazının Yorumları (3 yorum)
yatan binlerce kişi ve yakınları ümitlendi af beklentisi içerisinde büyük heyecan yaşıyor lütfen acil çözüm yatanlarda yakınlarıda çok madur .
maçkalı - misafir - 22:48 / 2010.03.11
genel affı gündeme getirenleri-gündemde tutmaya çalışanları-veya uygulamak isteyenleri bu millet affetmez ve affetmeyecektir
çağatay - misafir - 12:28 / 2010.03.11
ne affı be ,ölüm cezası tekrar gelmeli af ancak namus yüzünden düşmüşlere gelebilir.
adnan tuğ - misafir - 11:49 / 2010.03.11



Yazarın son yazıları






Çok Okunanlar
Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.