ABD Başkanı Obama'ya seçim kazandıran kampanyanın lideri olması, seçim zaferinden sonra ülkesinde en çok dikkati çeken adam haline gelmesi, yazdığı kitapların çok satması, sanki umurunda değilmiş gibi davranıyor.
Belki, biraz kötü zamanda geldi İstanbul'a.
Elazığ depremi, sözde Ermeni soykırım tasarısının ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nde kabulü, ardından da İsveç Meclisi'nden çıkmasının moral bozukluğunu yaşarken dinledik David Plouffe'yi.
Onun anlattıklarından "Hangi dersleri çıkardık" meselesine gelirsek, dünya gerçeklerini yakaladık öncelikle...
İnternetin, dijital teknolojinin, sosyal bağlantı sitelerinin bir dünya liderinin ortaya çıkmasındaki müthiş etkilerini saptadık.
Bay David'i dinlerken, hiç şans verilmeyen Obama'nın, çoğu özel sektörden gelme 6 bin kişilik gönüllü ve seçilmiş gençlerden oluşan 'Seçim Ordusu'yla 1 milyar dolar harcayarak, rakip liderlerini nasıl bertaraf ettiğini, yüzde 53'le Beyaz Saray'a giden dikenli yolları nasıl aştığını, ilk ağızdan bir kez daha öğrendik.
SIRADAN SEÇMENİN RUHU
Turkcell Akademi Pazarlama Konferansları kapsamında gelen Plouffe'yi Conrad Otel'in en büyük salonunda dinlemeye gelenler, kişi başına 350 lira ödediler. Bu parayı ya kendi ceplerinden ya da firmaları adına ödeyen katılımcılar arasında bazı yeni hareket ve parti temsilcileri de vardı.
Onları, soru sorduklarında fark ettik. Mustafa Sarıgül'ün Türkiye Değişim Hareketi ile Abdüllatif Şener'in Türkiye Partisi'nden gelenler, seçim kazanmanın sırlarına vakıf oldular.
David, "İnternet olmasaydı, Obama belki de başkan seçilemezdi. Aslında masal anlatır gibiydik" derken, iki noktayı öne çıkardı: Teknoloji ve sıradan insanlara ulaşmak...
Bunun sonucunu, ilk kez Hilary Clinton'ı yenerek aldıklarını sonra da Cumhuriyet Parti'nin adayı McCaine'e yüklendiklerini anlatan seçim sihirbazı, evlere telefon etmek, Obama videoları, e-posta, stadyum toplantıları, Facebook, Youtube ve cep telefonu gibi tüm araçları bolca kullanıp genç-yaşlı 30 milyon Amerikalı'ya 'on- line' ulaştıklarını söyledi.
Ona göre "Değişim"ci Obama, ABD'nin en iyi yazarı. Sloganlarını, mesaj metinlerini hep kendisi bizzat yazarmış.
TUTARLILIK VE DENGE ŞART
Rakiplerinin, Obama'nın adının Hüseyin, gizli dininin Müslüman olduğu iddialarını yıpratma unsuru yaptıklarını, bunlardan yılmadıklarını da yineledi.
Ona göre seçimi kazanmanın en etkin araçlarından birisi de 'Tutarlılık' ve iletişimde 'Denge' çizgisine dikkat etmekti.
"68 milyon kişi oy kullandı, her kesime ayrı programla ulaştık. Seçimle ilgili temel bilgiler verdik. Çok etkili oldu" diyen Plouffe, 18 milyon seçmene mail attıklarını hatırlattı.
Onu dinlerken, Türkiye'deki seçimlerde AK Parti ile lideri Tayyip Erdoğan'ın da Obama yöntemlerini kısmen denediğini, CHP ile lideri Deniz Baykal'ın ve MHP ile Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin, sıradan insanlara ulaşmada interneti fazla kullanmadıklarını düşündük.
Belki gelecek seçimlerde onlar da David Plouffe'nin taktiklerini uygularlar. Anlayacağınız, her partiye, her lidere ve hatta her firmaya bir "David" lazım...
Yılın ilk ayında köprü ve otoyollardan 60 milyon 113 bin lira gelir...
THY, sosyal paylaşım sitelerinde duyurusunu yaptığı ve yolcularının...
Bursalı tekstilci Saydam'ın ürettiği ipek kumaşlar dünya starlarına...