Bir akrabamızla aramız açıktı. Cenazeleri oldu, gitmek için babamla görüştüm. Kendisi katılmayacağını söyledi, benim de gitmememi istedi. Fakat ben Allah rızası için gittim, cenazede bulundum. Şu an babam benimle konuşmuyor. Yaptığım doğru muydu? (Rumuz: Ahmetoğlu)
Evet, yaptığınız doğruydu ve haklısınız. En iyisini yapmışsınız. Zaten başka şekilde yapsaydınız yanlış olurdu.
Neden derseniz? Yapacağımız bir işte, vereciğimiz bir kararda Allah'ın emriyle insanların istekleri karşı karşıya geldiğinde Allah'ın emri tercih edilir. Bu kişi babanız da olsa, Allah'ı emrini öne çıkarmanız gerekir. Siz de böyle yapmışsınız.
Yüce Allah kendisine kulluk ettikten sonra anne babaya iyilik yapmayı, akrabalara iyi davranmayı emrediyor. Bu açıdan anne babanın emir ve istekleri Allah'ın emriyle uyuşuyor, buluşuyor ve aynı çerçevede yer alıyorsa o zaman dediklerini yaparsınız. Böyle yaptığınızda da Allah'ın emrini yerine getirmiş oluyorsunuz.
***
Fakat bunu yaparken de babanızı kırmamaya çalışın. İnanan bir insan olduğunuza göre, babanıza Allah'ın bu konudaki emirlerini hatırlatırsınız, hadislerde "sıla-i rahim" olarak bilinen akraba ziyareti ve akrabalarla ilgilenmenin, gidip gelmenin dini bir görev, farz bir ibadet olduğunu anlatırsınız.
Böylece size dargın ve kırgın olmasına meydan vermemiş, bir tarafı yaparken, öbür tarafı yıkmamış, üzmemiş olursunuz.
Şu anda size kırgın olduğuna ve konuşmadığına göre, hemen gidip özür dileyin, elini öpün, gönlünü alın. Daha sonra dinen yanlış yapmadığınızı izah edin. Akrabalarla konuşmamanın yanlış anlaşıldığını anlatın.
Özellikle cenaze gibi önemli bir olayda uzak durmanın, gidip gelmemenin insani olarak da hatalı olduğunu ifade edin. Ve sonunda "Ben Allah rızası için hareket ettim" deyin.
Bizim âdetlerimizde bir ölüm olayı, bir cenaze söz konusu olunca, küskünlükler unutulur, yakınlarımızın acısını paylaşırız, onları teselli ederiz.
Yarın aynı olay bizim de başımıza gelebilir. Biz de içimizden onların gelmesini isteriz, bekleriz.
Beni evli bir kadınla aldattı
Kocam beni evli bir kadınla aldattı. Ne yaptıysam düzelmedi. Yanımda kalan görümcem de ağabeyine destek verdi. Bana ve çocuklarıma çok büyük haksızlık yapıldı. Benim nasıl hareket etmem gerekiyor? (Rumuz: Leyla)
"Olacak şey değil" diye bir söz var ya, aynen öyle bir olay yaşadığınız olumsuzluk.
İki seçenek var. Birisi, onu olduğu yerde bırakır, ne hali varsa görsün, "Böyle birisi bana yar olmaz" dersiniz, kendinize yeni bir düzen kurarsınız.
İkinci tercih: "Yok yuvam yıkılmasın, günahı kendi başına, hesabını Allah'a versin" diyecek olursanız, sizin dışınızda, onu o yoldan çevirecek insanlar bulmaya çalışırsınız.
O kişi veya kişiler, eşinizle konuşurlar, ailesine sahip çıkmasını, yuvasını yıkmamasını, yanlışlardan vazgeçmesini söylerler. Eşiniz nefsine söz geçirir de hatasını kabul ederse, mesele kapanmış olur.
Fakat böyle birilerini bulamazsanız ne yaparsanız? Yapacağınız tek bir şey kalıyor. Bir psikologa gitmek, akıl almak, onun vereceği taktiklerle hareket etmektir.
***
Bir şey daha yapabilirsiniz. Oturur, eşinize uzunca bir mektup yazarsınız. Aileyi ayakta tutmak, yaşatmak için son birkaç teklifte bulunursunuz, evine, yuvasına dönmeye çağırırsınız, kendinize çekmeye çalışırsınız.
Bu girişimlerinizin hiçbirinden sonuç çıkmaz, bir yere varamazsanız, zaten "devirdiği çamlar bini aşmış", göz göre göre yanlışta ısrar ediyor. Bu anlayışta, bu yaşayışta olan bir insan kendisine acıma şansını kaybetmiştir kanaatine varırsınız. "Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve layık da değildir" gerçeğinden hareket ederek, merhamet hakkını kaybettiğini düşünerek baştaki çözümü denersiniz.
Soru ve sorunlarınız için; mpaksu@bugun.com.tr adresine mail gönderebilirsiniz....