14 Mart 2010 Pazar
Yazıyı küçült Yazıyı büyüt
Ali Atıf BİR
Ali Atıf BİR
aabir@bugun.com.tr
Facebook ile paylaş Twitter ile paylaş Arkadaşına gönder Yazdır

Eyyvah Eyvah'ı kaçırmayın...

Eyyvah Eyvah'a büyük beklentilerle gitmedim. Ama film bitip, salondan çıkmak için ayağa kalktığımda büyük bir memnuniyet içindeydim.
Demet Akbağ ve Ata Demirer gerçekten süper oynuyorlar bu filmde. Hakan Algül de komediyi çok güzel şekilde müthiş yönetmiş. Keyfili sıcacık bir film olmuş anlayacağınız.

Sıcacıklık da Hüseyin Badem karakterinin samimiyetinden geliyor. Ata Demirer kendi öyküsü olunca rolün hakkını tam vermiş. Açıkçası bu roldeki Ata Demirer benim için dönüm noktası oldu. Çok sevdim, adeta bayıldım.

Osmanlı Cumhuriyeti'nde de Ata'yı beğenmiştim ama buradaki Ata başka bir Ata. Tüm Eyyvah Eyvah ekibinin eline sağlık. Hüseyin Badem 2'yi en kısa sürede bekliyorum.

Hüseyin Badem eğer karakter ağırlığı ile işlenirse farklı bir hedef kitleyi sinema salonlarına çekip Recep İvedik'in gişe tahtını sallayabilir.

Üstelik Hüseyin Badem'den çok iyi de reklam malzemesi olur. Hangi kategorilere mi? Onu da reklamcılar bulsun...

Ülker'den global pazarlama atağı

P&G, Unilever, Coca-Cola, Pepsi dünyaya pazarlamayı, marka yapılandırmayı öğreten global firmalar...

Söz konusu firmaların iç yapılarına inip pazarlama software'ini nasıl çalıştırdıklarına bakarsanız çok büyük bir standartlaştırma görürsünüz.

Pazarlama bölümlerinin nasıl çalışacağı, nasıl müşteri odaklı olacağı, nasıl tüketiciyi araştıracağı, nasıl marka yapılandıracağı ve sürdüreceği, nasıl iletişim ajansına brief vereceği hep standartlara ve el kitaplarına bağlanmıştır.

Dove, Sprite, Ariel, Pringles, Becel, Ace, Seven-Up, Ruffles, Lay's gibi dünya markaları yaratmalarının ve sürdürmelerinin arkasında da hep bu standartlaştırılmış, disipline edilmiş marka yaratım süreçleri vardır.

Bu süreçler marka anahtarı, marka DNA'sı, marka yolu gibi isimlerle adlandırılır.

Kısa bir süre önce Ülker, Pepsi'de uzun süre çalışmış Jim Zaza, Ahat Afridi gibi global pazarlama alanının önemli isimlerini transfer ederek global marka yaratım süreçlerini global eğilimler doğrultusunda disipline edeceğinin ipuçlarını verdi.

Yaklaşık bir yıllık bir alt yapı çalışmasından sonra da Ülker Pazarlama Grubu "marka evi" (brand house) isimli bir marka geliştirme, sürdürme süreci geliştirdiler.

Geçen hafta "marka evi" sürecini kurum içine yaygınlaştırmak ve derinleştirmek için uzun süre Procter&Gamble'da çalışmış, daha sonra dünyanın ünlü reklam ajanslarından Saatchi&Saatchi'ye danışmanlık yapmış, şu anda da dünyanın birçok ülkesinde marka iletişim danışmanlığını sürdüren Michael Cleary Türkiye'ye geldi. Ülker Pazarlama çalışanlarına ve üst yöneticilerine yönelik bir atölye çalışması yaptı.

Cuma gecesi Ülker'den Ahat Afridi ve Michael Cleary ile Mabeyn restoranda çok güzel bir akşam yemeği yedik. Cleary Ülker markasından çok etkilendiğini tekrar tekrar ifade etti. Ayrıca

Ülker pazarlama çalışanlarının motivasyonlarının çok yüksek olduğunu ve "marka evi" süreçlerinin kısa sürede fark yaratacağından emin olduğunu söyledi.

Cleary'nin "Çok sıkı, yapılandırılmış bir reklam briefi'nin yaratıcıların işini çok kolaylaştıran bir şey olduğunu" söylemesi dikkatimi çekti. Dikkatimi çeken bir konu da öğretim yöntemiydi.

Pazarlama çalışanlarını iki gruba ayırıp bir gruba brief yazdırıyor, diğer gruba ise reklam ajansı rolü oynatıyormuş.

Çok beğendim bu yöntemi. Ben de hemen başında olduğum reklam bölümünde böyle bir yöntemi uygulamaya koyacağım.

Sanırım Nisan 2006 idi... Hürriyet'teki köşemde Murat Ülker'in bir "pazarlama dahisi" olduğunu yazmıştım.

Şimdi bu fikrimi biraz ilerletmek istiyorum. Murat Ülker son üç yılda Ülker Grubu'nda yaptığı değişimler, satın aldığı şirketler ve global bir dev olma yolunda attığı kararlı ve tedbirli adımlarla aynı zamanda bir "değişim dahisi" olduğunu kanıtladı.

Darısı diğerlerinin başına. Hangi şirketler mi bunlar? Kim üstüne alındıysa onlar.

TOYOTA özür dile!

Toyota'nın Türk tüketicileri adam yerine koymadığını kanıtlamamın üzerinden dört hafta geçti.

Dedim ki "2007'de Toyota, Prado markası araçlarını dünyada geri çağırıp paspaslarını sabitlediğinde niye bu konuda bizleri uyarmadı?"

Toyota yanıt verdi ama geçiştirdi. Hâlâ da "tık" yok... Özür dile TOYOTA! Yoksa her hafta yaptığın büyük kabahati yüzüne vuracağım.

Haşmet Babaoğlu atlamış

Dün Haşmet Babaoğlu "Oscar'da en iyi kadın ve erkek yönetmen ayrımı yok, niye en iyi kadın oyuncu ve erkek oyuncu ayrımı" var diyen bir yazı yazmış. Argümanını, New York Times'taki asıl kaynağına da atıf yaparak güzelce ortaya koymuş. Yalnız unuttuğu bir şey var. O da bu konuyu ilk yine New York Times'tan aktaran Taraf yazarı Hıdır Geviş'e vurgu yapmamak. Hıdır Geviş bu konuya 7 Mart'ta köşesinde değindi ve bence adının geçilmesini hak ediyor. "Görmedim"i kabul edemiyorum. Köşe yazarıysak Hıdır Geviş dahil herkesi okuyacağız.

Fransızlar önlem aldı

Groupama'nın Okan Bayülgen'li reklam kampanyası ile ilgili olarak "Fransızlar'ı kim kandırıyor" diye bir yazı yazmıştım. Fransızlar sağ olsunlar beni dinlediler ve iletişim bölümlerinde güzel değişimler yaptılar. Oldukça deneyimli iletişimcileri iş başına getirdiler. Gelecekte Gruopama'nın aynı hataları yapmayacağına artık eminim...

Kayarlar Grup Türkiye'nin önemli kırmızı et üreticilerinden... İsmi tüketiciler tarafından çok bilinmiyor. Neden? Çünkü hem B2B'de çalışıyor hem de çok planlı iletişim faaliyetinde bulunmuyor. Kısa bir süre önce doğru iş yaptı ve kırmızı etten işlenmiş ürünler kategorisinde yeni marka yaratacağına Namet'i satın aldı. Yine Namet üzerine doğru dürüst bir iletişim yapamadı.

İki gün önce Başbakan'ın katıldığı bir açılış töreni nedeniyle Kayarlar basının gündemindeydi. Namet'e yeni tesis yapmışlar. Hayırlı olsun. Tam sayfa ilanda da "Standartlarımız dünyanın üstünde" başlığı ile açılışı duyurmuşlar.

Görsel başlıklı uyum sağlayacak şekilde dikkat çekici olmuş. Dünyayı ikiye bölüp üstüne tesisi koymuşlar. Bir büyüklük duygusu, bir hijyen duygusu yaratılmış ama açıkçası ne standardı, hangi standart belli değil. Üstelik ne Namet ne Kayarlar çok fazla ortaya konmamış.

Bazı aile şirketleri (aslında çoğunluğu) tüketiciyle iletişime sadece kendi yönünden bakıyor. Tesisiyle gurur duyduğu için onu öne çıkarıyor. Borsaya açıldığında da zorunlu olarak iletişim yapıyor.

Oysa iletişim sürekli olmalı, tüketici odaklı olmalı. Kayarlar iki günde iletişime harcadığı parayı sokağa atmak istemiyorsa sürekli iletişim yapmalı ve varlığından müşterilerini sürekli haberdar etmeli. Tüm iletişimini de iş hedefleri ile uyumlu kılmalı. Benden uyarması.

Telekom analizi haftaya.

Birçok okurum Telekom'un Cem Yılmaz'lı yeni reklamlarını "ne zaman analiz edeceksin" diye soruyor. Sabredin, reklamlar bu haftada yayınlansın etki gerçekleşsin. Kısa süre içinde süper bir Telekom analizi ile bu köşede olacağım.

Reklametre

En İyi Tv İlk Beş

1)İş'te Cell (Turkcell)

2)Sessizlik - (Şekerbank)

3)İtalyan Gnctrkcell (Turkcell)

4)Ersin ve Bonus (Garanti)

5)Demet Evgar (ING-Bonus)

En İyi Gazete İlk Beş

1)Doblo (FIAT)

2)Adam Gibi Bira (Tuborg)

3)Kırmızı Alarm (Akbank)

4)Rahata Alışacaksınız (Renault)

5)Usta ve Fırçası (Louis Vuitton)     

En İyi İnternet İlk Beş

1)Akbank-Kırmızıya Koş (Sosyal medya çalışmaları ve http://www.kirmiziyakos.com)

2)Karper-Efsane Lezzetler (Sosyal medya uygulaması)

3)Mavi Jeans-Mavi People (http://www.mavipeople.com)

4)Ülker-Mutlu Bir An (Sosyal medya çalışmaları ve http://www.mutlubiran.com)

5)TTNet-Tivibu Hizmeti (http://www.tivibu.com.tr ve sosyal medya çalışmaları)

İnternet'ten Özgürce

3 kuruş fazla olsun, "kırmızı" olsun

Şafak Sezer Vodafone'un "Kırmızı"sından kaçarken, millet Akbank'ın "Kırmızı"sına koşmaya başladı. Cep telefonuna gelen mesajdaki ATM'ye ilk koşan kişi sen olursan 1000 TL ödül kazanıyorsun. SMS'li kampanyalarda karşılaşılan bazı teknik soru işaretleri akla gelse de çalışmanın yaratıcılığı çok başarılı. Gördüğünüz gibi artık oturduğunuz yerden ödül kazanma devri kapanmaya başladı. Dur bir SMS atayım ödül ayağıma gelsin yok. Ödül aslanın midesinde, koşup alacaksın. Bu arada ne kadar çok "Kırmızı" reklam gördüğümüzün farkında mısınız? Bakalım bu mücadeleyi kimin kırmızısı kazanacak?

 

 

 





Yazarın son yazıları









  • Son Dakika
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan

Sadece Türkler'e has ölümler

Biz Türk insanları ölümümüzle bile dünyada fark oluşturmayı...

İşte hainliğin sonu: Elinde patladı

18 yaşındaki gencin polise atmak için hazırladığı bomba elinde...

Başbakan Erdoğan taburcu oldu

Cuma akşamı daha önce geçirdiği operasyonun tamamlama safhası için...

1'i MİT elemanı 5 kişi tutuklandı

Türkiye'ye sığınan Suriyeli komutanları Esed'e satanlar tutuklandı.

Terör örgütüne bir darbe daha

Ağrı merkezde terör örgütü KCK'ya yönelik düzenlenen operasyonlarda...

Tarsus'ta korkutan yangın

Mersin’in Tarsus İlçesindeki Organize Sanayi Bölgesindeki yangın...

Arama çalışması yeniden başladı

6 mürettebat için arama çalışması yeniden başladı

Fethullah Gülen'den Erdoğan'a mesaj

Fethullah Gülen, ikinci kez ameliyat geçiren Başbakan Recep Tayyip...

PKK'nın iki kampı dağıtıldı

Genelkurmay Başkanlığı, terör örgütü PKK kamplarına hava harekatı...

Taklit mafyası gözünü karartmış

Ünlü spor ayakkabıların taklitlerini üreten çete, hakim ve savcıları...

12 Eylül yargısının Çatlı engeli

7 TİP'liyi öldürdüğü gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı olan...

Tatil Budur.com'dan, 2012 erken rezervasyon fırsatları başladı. Ege ve Antalya otelleri'nde ki ucuz tatil fırsatlarını kaçırmayın. Bilgi ve rezervasyon için : (0216) 709 0 709
Erken rezervasyon fırsatları

Bugun Gazetesi internet sitesinde yayınlanan haber, yazı, resim ve fotoğrafların FSEK ve Basın Kanunu'ndan kaynaklanan her türlü hakları Koza İpek Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'a aittir.
İzin alınmaksızın, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.