Gün geçmiyor ki, bir yazı ve araştırma yayımlanmasın, bir TV programı yapılmasın... Aile Bakanı Kavaf ne dedi? Aynen şöyle:
- Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum. Tedavi edilmesi gereken bir şey bence. Dolayısıyla eşcinsel evliliklere de olumlu bakmıyorum. Bakanlığımızda onlarla ilgili bir çalışma yok. Zaten bize iletilmiş bir talep de yok. Türkiye'de eşcinseller yok demiyoruz, bu vaka var.
Peki, aileler bu konuda ne düşünüyor?
Ya da şöyle soralım: Anne ve babalar, çocuğunun erkek erkeğe veya kız kıza ilişki yaşamasını ister mi?
Herhalde bu yönde bir araştırma yapılsa, yüzde 100'e yakın "hayır" sonucu çıkar.
Şu hüküm cümlesine kimse kızmasın: Hiçbir anne ve baba, çocuğunun eşcinsel ve uyuşturucu bağımlısı olmasını istemez.
İşin dini boyutu tartışma bile götürmüyor. Bütün ilahi dinler eşcinselliği bir bozulma, ahlaksızlık, ayıp ve günah olarak görüyor. Bizim dinimiz İslam da öyle... Kur'an, "kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşanları" haddi aşan toplum olarak tanımlayıp, nasıl helak edildiklerini, ortadan kaldırıldıklarını uzun uzun anlatır. Kutsal kitaba göre eşcinsellik, büyük bir hayâsızlık ve edepsizliktir.
"Saygı duymak" çok güzel, medeni bir tabir, lakin olur olmaz her tercihin sonuna eklerken iki kere düşünmek gerekiyor. Onun için, kişilerin cinsel tercihine saygı duymak, "Ben çay içerim ama kahve içene de saygı duyarım" demekle aynı şey değildir.
Oğlunuz, mühendis olacağına öğretmen olunca üzülürsünüz. Fakat bir erkekle evlenirse, yıkılırsınız. Dünyaca ünlü Türk yönetmen Ferzan Özpetek'in cinsel tercihi de herkesin malumudur. Bir veya ikisi müstesna, bütün filmlerinde erkek erkeğe ilişkiyi yoğun biçimde işlemiştir. Ancak o bile, 4 yıl önce vefat eden babasına "cinsel tercihini" söyleyememiştir.
Basındaki eşcinsel çalışanlar, kendilerine "hasta" diyen ve dışlayanlara "geri kalmış", "çağ dışı", "ilkel" muamelesi yapıyorlar. Oysa hiçbir erkek veya kadın gazeteci, çıkıp bu "özgürlüğünü" göğsünü gere gere ilan etmiyor, edemiyor. Bilakis saklıyor.
Sonra ne oluyor? Derhal arkadaş lobisi devreye giriveriyor... Misal, Onur Baştürk ve Oray Eğin susuyor, Ahmet Hakan ve Cüneyt Özdemir TV programlarında, onlar ve onlar gibi olanların "cinsel tercihini" savunuyor, homoseksüel yaşam tarzını "sosyal bir kılıfa" sokmaya çalışıyorlar.
Misal, Perihan Mağden bu konuda kitap yazıyor. Eşcinsel gazeteciler, bırakın "aşklarını" özgürce yaşamayı, duygusal dünyalarına ilişkin kalem oynatmaktan özellikle kaçıyorlar.
Utanacağın bir şey yoksa ne demeye kaçak güreşiyorsun?
Etrafa sallarken kolay... Sana "homo" diyenlere diş bileyeceğine, çık savun kendini alenen... Yapabiliyor musun? Hayır...
Adam babasına, sen okurlarına itiraf edemiyorsun, ne demeye saygı bekliyorsun, o zaman?
Şırnak'ta güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada 10...
Ankara'da kamu ihalelerine menfaat karşılığında fesat karıştırıldığı...