Benim ablam, yengemin erkek kardeşinden hoşlanıyordu. Sonra başka birisiyle evlendi. Şimdi ben o çocukla görüşüyorum. Ailem ve yengemler uygun bulmuşlar, tanışmamızı istediler. Vicdan azabı duyuyorum. "Yanlış mı yaptım" diye düşünüyorum. (Rumuz: Gönül)
Vicdan azabı çekmenize hiçbir sebep yoktur. O gençle daha önce ablanızın gönül ilişkisinin olması, sizin görüşmenize ne bir engel teşkil eder ne de bir sakınca doğurur.
Hem zaten söz/nişan gibi bir şey de yapılmamış. Sadece iki kişi arasında geçici bir yakınlık kurulmuş, o kadar...
Burada önemli olan o kişi sizin aradığınız şartları taşıyor mu, beklentilerinize cevap veriyor mu? İnsani yönü, karakteri, yapısı ve ahlakı nasıl?
Çünkü evlilikte ilk aranan şey, evlenecek kişinin evliliğe hazır olması, evlilik sorumluluğunu yüklenebilmesi, sözüne sadık olması, sizi ömür boyu sürecek bir beraberlik için kabul etmesidir.
Bir de yengenizin kardeşi olması sizin için bir avantaj olabilir. Çünkü az çok nasıl bir özellik taşıdığını biliyor ve tanıyorsunuz.
Diğer yandan akrabalığı pekiştirirsiniz. Arada yengeniz olduğu için, ileride birtakım sorunlar çıkacak olsa, size yardımcı olacak birisi hazırda bekliyor olacaktır.
Boşansam vebale girer miyim?
Benim 2 çocuğum var. Eşim, annesinin ağzına bakıp yuvamı yıkmak istiyor. Belli bir işi yok, çalışmıyor. İkide bir küsüyor, evden gidiyor. Kendi ailem ayrılmamı istiyor. Ayrılsam nasıl olur, günaha girer miyim? (Rumuz: Hayal)
Öncelikle evli kalmanız mı hakkınızda hayırlı, ayrılmanız mı? Yani hayatınızı bu şartlar içinde geçirirseniz ne kazanırsınız, "Bu evlilik yürümüyor" diyerek ayrılırsanız ne kaybedersiniz?
Bu durumu bir gözden geçirin, ölçüp tartın. Ne getirir, ne götürür, iyice bir düşünün, ona göre karar aşamasına varın.
Islahı kabil bir olaysa, düzeltilmesi, aranızın bulunması mümkünse, yüzde ellinin altında bile olsa bir arada yaşama, hayatı sürdürme, aileyi ayakta tutma imkânı söz konusu ise ayrılmayı düşünmemek lazım.
Eşinizin annesi ayrılmanızı isteyebilir, oğlunun tarafını tutabilir ama bu durum ayrılmanızı gerektirecek ciddi bir sorun değildir.
Acaba eşiniz nasıl düşünüyor, evinden, çocuklarından ayrı kalmayı, sizinle bütünüyle irtibatı kesmeyi göze alabiliyor mu böyle bir karar aşamasına gelmiş mi?
Bunun için meseleyi enine boyuna bir konuşun, kendiniz olmaya, kendiniz kalmaya, annesi de olsa üçüncü şahısların karar vermesine taraftar olmayın.
Çünkü ağır aksak da olsa, problemler de yaşasanız ortada iki çocuklu bir ev/yuva var. Bunun için bütün alternatifleri düşünerek aileyi yaşatmak, sürdürmek ve ayakta tutmak için ciddi bir efor sarf edin.
Fakat artık bir arada kalmanızın bir anlamı kalmamışsa, eşiniz iradesine sahip değilse, size eş, çocuklarına babalık yapacak halden çıkmışsa, artık birlikte olmanızın bir esprisi bitmiş demektir.
Böyle bir durumda ayrılmayı istemenizden dolayı bir vebale girmiş olmazsınız, dolayısıyla günah kavramı da düşünülmez.
Boşanmanın günah olması için olayın keyfi bir şekle bürünmüş olması, sırf zevkini düşünerek hareket edilmesi gerekir.
Bu konuya Peygamberimiz şu sözleriyle dikkat çekiyor:
"Evleniniz, fakat boşanmayınız. Allah zevkine düşkün erkek ve kadınları sevmez."
Bir hadislerinde de sebepsiz yere boşanmadan dolayı Arş-ı Ala'nın titreyeceğine işaret ediyor.
Bir başka hadiste ise ciddi bir geçimsizlik sebebi olmadan, bir kadının eşinden boşanmayı istememesi gerektiğini belirtiyor, böyle bir durumda kadının cennetini kaybedebileceğinden söz ediyor.
Ama göründüğü kadarıyla sizin böyle bir durumunuz yok, siz eşinizden ve eşiniz tarafından sorunlar/sıkıntılar yaşıyorsunuz. Bu açıdan günah olayı sizin için geçerli görünmüyor.
Soru ve sorunlarınız için; mpaksu@bugun.com.tr adresine mail gönderebilirsiniz....
İtalya'da 2008 yılında 103 çift tarafından kırılan rekor, farkla...