Muhalefetin durumu felaket. CHP darbe planları ile ilgili “sadece bir uygulama, öylesine bir hazırlık işte, sonuçta darbeyi planlamışlar ama yapmamışlar” diyebiliyor. İnanılır gibi değil. Ama Türkiye burası. Kulaklarımız neler duymaya alıştı...
Muhalefet olmak ne keyifli birşey. Yönetim sürekli bir takım uygulamalar gerçekleştiriyor siz oturduğunuz yerden sadece eleştirip duruyorsunuz. Hem de halk bunları duyuyor, üstüne de para kazanıyorsunuz. Bugünkü muhalefet kazara başa gelse sok geçirir, felçli gibi kalır herhalde.
Sadece terslik, olumsuzluk olsun diye, karşı çıkmış olmak için ülkede koca bir ordunun darbe hazırlığına “ne var canım?” diyebilen bir muhalefet ne söylediğinin farkında mı acaba? Bir “darbenin gerçekleşemeden duyulmasına çok üzüldük” demedikleri kaldı ki zaten söylemlerinden bunu çıkarmak hiç de zor değil. Asıl üzücü olan muhalefetin seçimlerle başa gelmekten ümidi kesmiş, ordunun darbesine bel bağlamış olması. Zaten muhalefet partilerinin başkanları partilerinden ayrılmadıkları, yerlerini gençlere, yepyeni isimlere bırakmadıkları sürece darbe ummaktan başka şansları yok. Bu isimler siyasetten çekilmedikçe, her üç ayda bir seçim de yapılsa, ülkenin siyasi durumunda hiç bir değişiklik olmayacak gibi görünüyor. Başbakanın Deniz Baykal için söylediği “o partinin başında kaldığı sürece biz seçim kazanmaya devam ederiz” lafını ciddiye alıp düşünmek gerek.
Bir ülkede muhalefet çok önemli bir pozisyon. Muhalefetin doğru çalışması, doğru ikazları, doğru yönlendirmeleri baştaki yönetimlerin kendilerine çeki düzen vermeleri açısından çok önemli. Halk muhalefete en az yönetim kadar güvenmek ister. Ama maalesef bizde muhalefetin gözünü koltuk bürümesi gibi yoldan çıkarıcı bir durum var. Zaten meclis TV’ye 13+ ibaresi konması gereken apayrı bir durum var ki ülkemiz adına bir tam bir rezalet. Milletvekillerinin birbirlerine söylediklerini ben hayatımda mahalledeki konu komşu kavgalarında bile duymadım. Hadi küfürlü konuşan, çoluk çocuğa kötü örnek olan spor eleştirmenlerini televizyonlardan uzaklaştırdınız, milletvekillerini kim uzaklaştıracak? En son DTP milletvekili Baydemir’in akıllara zarar okkalı küfürü (yanındaki tek bir kişinin -kadınlar dahil, tek bir kaşının havaya kalkmaması, en küçük bir hayret ifadesi göstermemesi en az küfür kadar ilginçti) muhalefet etmenin dünyadaki en çirkin örneklerinden biri olarak tarihe geçti.
Muhalefet partileri yeri geldiğinde ülke sorunları karşısında partiler üstü bir tutum takınmazlarsa halkın gözünde hiçbir güvenirlilikleri kalmaz. Sadece yerip durmak muhalefet etmenin karşılığı olmamalı. Türkiye’nin siyasi tarihi hiçbir fikir, hiçbir çözüm üretmeyip sadece “biz gelirsek herşey farklı olur” diyen ama seçildikleri zaman ülkede hiçbir sorunu çözememiş partilerle dolu. Şu anda ülkemizde bir seçim yapılsa özellikle genç neslin inanarak, severek, güvenerek oy vereceği tek bir parti bile olmadığını düşünüyorum. Ve ne acıdır ki gençlerimiz siyasete karşı giderek ilgilerini kaybediyor. Bir tane hoş siyasi kişilik bile yokken kim onları suçlayabilir ki?