SON DAKİKA
haberL haberR
Aykut IŞIKLAR
25 Haziran 2009 Perşembe
Onur Özbizerdik ve 'Küçük kabadayı' öyküsü
Normal 0 21 MicrosoftInternetExplorer4

Forslu kişilerin girebildiği tribünden Basın Tribü'ndeki bana 'Aykut Ağabey' diye bağırıyordu. Başımı çevirir çevirmez, o ince yüzünü gördüm. Onu tanımayan, zayıf haline bakıp 'romantik şair' filan sanır. Hele yaptıklarına asla inanmaz. Aramızda tel örgü vardı. 'Ne haber ulan. Ne yapıyorsun? Neden hiç aramıyorsun abini' deyip sert fırça atmama çok sevindi ki; onu unutmadığımı anladı. Elimde büyüdü dersem yalan olmaz. Babası ve annesi arkadaşımdı. Gazetecilerin her zaman her kesimden arkadaşı olmalıdır. Olmayan da dolmuşa binmeye mahkûmdur. Polis müdürleri ile nasıl sabahlara dek gezdim ise kabadayılar ile de çok dolaştım.

Neyse Onur'la o ortamda ne konuşabilirim ne sorabilirdim ki? Annesi ve babası iki Uğur da yoktu artık. Dedesi efsane kabadayı Dündar Kılıç da yoktu. 'Nerelerdesin, ne yapıyorsun' diye ortadan bir sorudan sonra dayıları aklıma geldi. 'Ergun ile Cenk nasıllar' dedim. Aslında soracağım çok soru vardı ama yeri değildi Basın Tribü'nü... Benim hatırımı sormak için tribünde bağırırken bile çoktan 'şehir efsanesi olmuştu' Onur. Bilen biliyordu onu... Birkaç kez elini kana bulamıştı. Yaşı küçük diye kurtarmıştı. Hem de kimleri tabanca ile vurmuştu? Çocukken hayranı olduğu Hasan Heybetli ağabeyi gibi... Kendi işini kendisi yapıyordu. Öyle yanında onlarca adamla dolaşan kabadayıları sevmeyenlerden... Raconları farklı...

 Biliyorum... Suçluyu övmek de suçtur. Bunu bir kez bilmeden yaptım. Birisi için 'Dışarıda dürüst diye tanıdığımız kişilerin hepsinden daha dürüst ve delikanlıdır' demiştim. Hemen Ankara Emniyeti savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılığa çağrılıp ifade vermiştim.

Bu yüzden gazete ve TV'lerde 'Küçük kabadayı' olarak tanıtılan Onur Özbizerdik'i size tam anlatmayacağım. Tanıtamayacağım daha doğrusu...

Biliyorsunuz annesi çok çok ünlü kabadayı Dündar Kılıç'ın kızı olan Uğur Kılıç. Babası ise Adanalı kabadayılardan Tevfik Ağa'nın oğlu Uğur Özbizerdik... Şimdi 'kabadayı' olarak anılan Uğur Özbizerdik böyle iki ailenin devamı. Okuma yazma öğrenmeden tabancaları tanıdı. Hep vuran, vurulan, kaçan, kovalayan insanların yanında dolaştı.

Henüz iki yaşında iken hamile annesini (Maçka'daki evlerinde) yerlerde tekmelenirken gördü. 12 Eylül'ü savunanlar keşke o sahneyi bilseler. Dedesini arayan ünlü Ankaralı polis müdürü hamile kadını tekmeleyerek konuşturmak istiyordu. O zamanlar insan hakları ne kelime... Yeter ki Çankaya'daki Paşa babamız mutlu olsun... Onur'un kız kardeşi sakat doğdu. Bilmiyorum şimdi nerede. Belki de hâlâ Macaristan'da özel yuvada?

 Sonra Onur, Ankara Metris Cezaevi yollarını tanıdı. Her perşembe Metris Cezaevi kapısında, 'belki dedemi görürüm' diye bekledi. O günlerde annesi, ortalarda pek görülmeyen, başka dünyalara dalan öz babasını bıraktı, Alaattin Çakıcı ile evlendi. Bir süre sonra öz babası Barcelona'da tutuklanıp zindanlarda can verdi.

Okumayı çok istedi ama sınıf arkadaşlarının 'mafya çocuğu, katilin oğlu' gibi aşağılayıcı sözlerine dayanamadı. Her gün okuldan eve ağlayarak dönüyordu; 'Benimle alay ediyorlar. Gitmeyeceğim' diye bağırıyordu. İnanın çok şirin ve çok akıllı bir çocuktu. Trabzon Of ile Adana karışımı bir çocuk. İnşallah bu da suç değildir. Onur'a değil, Onur gibi kader kurbanı olan nice delikanlı için yazıyorum şu satırları. Aslında hepimiz utanmalıyız. Çünkü zamanında gerekeni yapmadık...

 Ve bir gün çok sevdiği hep arkadaşı, dostu, güvencesi olan annesi, Uludağ'da gözlerinin önünde kurşunlanarak öldürüldü. Annesinin gözünün içine bakarken, Onur elini sımsıkı tutmuş ağlıyordu ve tabii kim bilir 'ne için' yemin ediyordu. O gün, bugünlerde olacakları tahmin etmiştim. İçimden 'Onur büyüyecek ve toplumdan intikamını öyle veya böyle bir şekilde alacak' diye düşünmüştüm. Düşündüğüm gerçekleştiği için çok üzülüyorum. Ve... Ülkem adına üzülüyorum.

Yazıya Yorum Yaz
Yazının Yorumları (1 Yorum)
Onur abimiz candir can. Allah ona ve ailesine uzun omurler versin. Turkiyemizdeki berbat adalet sisteminden dolayi suan kendi ulkesinde bulunamiyor ve maalesef yasamini yurtdisinda surduruyordur. Aykut bey sizden Onur abimiz ile ilgili yeni bir yazi bekliyoruz yazinizi cok begendik.
Misafir - 23:51, 15 Ağustos 2014 Cuma
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Son Yazıları

Tüm Yazıları
27.3.2015
Radyolar ve gençlerin ilk albümü
Radyo müzik yapımcıları, genç şarkıcıları ‘no-name’ olarak tanımlıyor. Yani isimsiz şarkıcılar… Albümler üzerindeki ambalajları yırtılmadan arşive konuluyor. Tabii bazıları da hemen çöpe atılıyor. Dinleyip de değerlendirmek ne kelime… Genç müzisyenler ise ‘Albümden bir şarkı çalınacak, ismimi küç...
26.3.2015
Hem amiral gemisi hem ekmek teknesi
En basit örnekten yola çıkalım. Geçen yıl TV dizilerinde 820 oyuncunun rol aldığını biliyoruz. Yani 820 oyuncu, TV dizisinden kazandığı para ile evine ekmek götürmüş. Yani 820 evde tencere TV dizisi sayesinde kaynamış. Kimisi haftada 50 bin lira almış, kimisi bin lira. Ama bir para ortada dönmüş. Bu...
25.3.2015
İstanbul Sinema Akademisi’nde bir öğrenci
Atalarımız ‘Öğrenmenin yaşı yoktur’ demiş. Ne kadar doğru söz… Öğrenmenin gerçekten yaşı gerçekten yok. İnsanoğlu yeni şeyler öğrendikçe yaşama daha çok asılıyor. Açıkçası gençleşiyor. Geçen yıl yaşıtlarımla bahçıvanlık kursuna gitmiştim. Dün akşam da İstanbul Sinema Akademisi’nin fotoğrafçılık kurs...
24.3.2015
1.5 milyon müzisyen bir dernek altında
Uluslararası Profesyonel Müzisyenler Derneği Kurucu Başkanı piyanist Yakup Karameşe günün anlam ve önemini anlatan konuşmasını yaptı. İkinci başkan Ercan Turgut ‘Hoş geldiniz’ dedikten hemen sonra, Frank Sinatra’nın unutulmaz şarkısı My Way’ı söyledi. Yıllardır ortalarda görülmeyen Burhan Damcıoğlu,...
23.3.2015
CD dünyasından haberler…
Behzat Gerçeker yine tam 12’den vurdu   Ankara’da Devlet Konservatuvarı yüksek bölümünü bitirip büyük orkestralarda piyanistlik yapan bir müzisyen… Ancak bu kadar başarılı bir yapımcı olabilir. Sanki 40 yılı İstanbul Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nda geçen piyasa yapımcıları gibi… O besteleri se...
22.3.2015
Pazar muhabbeti
‘Sakallı kadın’ yetmiyormuş gibi şimdi de hesaplaşma…   Eurovision Şarkı Yarışması son yıllarda gerçekten saçmalıyordu. Müzik yarışmasından başka her şeye benziyordu. ‘Ülkelerarası eşcinsel gösterisi oldu’ dersek yalan olmaz. Hele geçen yıl birinci olan ‘sakallı kadın’dan sonra pek çok ülke A...
21.3.2015
Ana kız film çekmek nasıl bir duygu acaba?
Ana babayı mutlu eden pek çok gerekçe vardır ama evladın okulunu bitirip, çalışmaya başlaması hele kendi işinin başına geçmesi bence en önemli sevinçlerden biridir. Hele yıllarca emek verdikleri kızları, kendi mesleklerinde yola çıkarsa… İşte şu günlerde Türkan Şoray ile Cihan Ünal&nb...
DÖVİZ KURLARI
Para Birimi Yön Fiyat Saat
USD 2,6025 17:53
EUR 2,8325 17:53
BIST 80894 17:55
ALTIN 100,098 17:53