SON DAKİKA
haberL haberR

Yaşar ERDİNÇ

20 Ağustos 2013 Salı

Piyasalar neden faiz artırımı ister?

Yarın piyasalar açısından en önemli beklentilerden biri, TCMB'nin yapacağı, PPK toplantısı olacaktır. Normalde faiz koridorunun üst bandında 50 baz puanlık artış beklenirken, politika faizinde değişiklik beklenmiyor. Aslında, her şey normal iken faizlerin artırılıyor olması piyasalar tarafından istenmeyen bir olgudur. Fakat şu anki küresel koşullar göz önünde bulundurulduğunda, TCBM'nin faizi beklenenden daha yüksek seviyede artırması piyasalar tarafından olumlu karşılanır. Bunun temel sebebini şöyle açıklayabiliriz:

Dış finansman ihtiyacı

ABD Merkez Bankası FED'in parasal genişlemeyi durdurması ve daraltmaya başlaması süreci, özellikle cari açığı yüksek ve dış finansmana bağımlı olan bizim ülkeleri olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla, bu sürecin Türkiye'nin de cari açığı finanse ederken zorlanacağı ya da daha yüksek maliyete katlanacağı beklentisini oluşturuyor. Bundan dolayı ABD'nin 10 yıllık tahvil faizlerini daha yakından izler hale geldik. Bir başka deyişle piyasalar açısından Türkiye'nin dışarıdan bulacağı finansman miktarı ile maliyeti daha önemli hale geldi. ABD 10 yılık faizleri arttığında doğal olarak Türkiye'nin finansman maliyeti de otomatik olarak artıyor. Bugüne kadar Türkiye ekonomisi cari açık vererek büyüme sağladı. Ne zaman cari açık küçülse büyüme hızla aşağı geldi (Örn. 2012). Dolayısıyla, faizlerin artırılmasının, yabancı kaynak girişini normale döndürerek, büyümeye destek vereceği düşünülüyor.

Maliyet üzerinde baskı

Diğer bir açıdan baktığımızda ise, faiz artışı, fonlama maliyetini artırarak iç piyasada kredi maliyetlerinin artmasına ve özel sektörün daha yüksek maliyetle kredi kullanmasına neden oluyor. Kredi maliyetlerinin artması ayrıca iç talebi de olumsuz yönde etkileyerek, büyümeyi aşağı çekici bir etki yapıyor.

Yukarıda anlattığımız iki etkiden ilki olumlu, diğeri ise büyüme açısından olumsuz senaryo çiziyor. Piyasa, cari açığa daha fazla önem veriyor ve dış finansmanı, büyümeyi etkileyen daha güçlü bir faktör olarak görüyor. İşte bu yüzden faiz artışı, eğer koridorun üst seviyesinde 50 baz puandan fazla ve politika faizi de en azından 50 baz puan artırılırsa, piyasalarda önemli olumlu hareketlere sebep olur. Tersi durumda ise kurlarda artış ve borsada sert düşüşler görebiliriz.

Dalgalanmaya dikkat

Dün borsamız geçen haftaya göre, yüzde 1'in üzerinde değer kaybıyla açıldı. Bu yazının yazıldığı sırada BİST100 endeksi yüzde 2.11 aşağıda bulunuyordu ve 73 bin seviyesinin altına gerilemişti. Bu arada dolar/TL kuru yeniden 1.95'in üzerine çıkarken, euro/TL kuru da 2.61'in üzerini görerek yeni bir rekor kırdı. Yüzde 50 dolar ve yüzde 50 eurodan oluşan döviz sepeti de 2.28 seviyesinin üzerini gördü.

Tüm bu olumsuz gelişmelerin sebebi ise ABD'de 10 yıllık faizlerin 2.87 seviyesini görerek, son iki yılın en yüksek seviyesine erişmesiydi. Yani cari açığın finansmanı gelecekte önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor. Eğer TL'nin cazibesi artırılmazsa, yani Merkez Bankası faizlerde esaslı bir artırım yapmazsa, kurlarda daha yüksek seviyeleri görmemiz mümkün olabilecektir. Bu da piyasalarda dalgalanma yaratarak beklentileri bozabilir ve büyümeyi çok daha olumsuz etkileyebilir.

Yazıya Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yaşar ERDİNÇ Son Yazıları

Yaşar ERDİNÇ Tüm Yazıları
3.9.2015
Baskılar, ekonomi ve piyasalar
Son iki gündür bütün halk olanları görüyor. İçinde çalıştığımız grubun neredeyse bütün şirketlerine isnat edilen suçların ne kadar komik olduğunu da herkes görüyor. Bunları inanın cevaplamak bile anlamlı değil ama insanların gerçeklerden haberinin olması lazım. Bütün toplumlar gerçek demokrasiye ...
2.9.2015
Değişen bir şey yok
Eve geldiğimde teyzem bana “Seni polis arıyor” dedi. Hemen polis merkezine gittim. “Beni arıyormuşsunuz” dedim. “Gel bakalım terörist otur şuraya” dediler. Nezarethanede en az 10-15 kişi vardı ama beni komiserin oturduğu makam masasının yanındaki bir boşluğa, yere, betona oturttular. Ne olup bittiği...
1.9.2015
İhracat, ithalat, dış açık ve maliye politikası
Haftaya piyasalar olumlu başlangıç yaptı. Fakat dünkü verilere göre Türkiye'nin ihracatı, temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16.2 azaldı. İthalatta da azalma vardı. Yüzde 8.7 düşen ithalat aylık bazda 18.2 milyar dolar oldu. İthalat ve ihracat arasındaki fark ise (dış ticaret açığı) yüz...
28.8.2015
Olumluya dönen piyasalar kalıcı olur mu?
Haftaya sert bir dalga ile başlayan piyasalarda dolar bir ara 2.97’ye çıkarken, Borsa İstanbul’da BİST-100 endeksi 70 bin seviyesinin altını görmüş, gösterge faiz de yüzde 11.32 seviyesine kadar yükselmişti. Gözler sürekli olarak yurtdışı borsalardaydı. Çin’de salı günü düşüş devam ederken, Ameri...
27.8.2015
Konut sektörü ve balonlar
Uzun zamandır Türkiye’de konutta bir balon olup olmadığı sorgulanıyordu. Bu tür bir soruyu sorduğunuzda balonun ne olduğunu tanımlamanız gerekiyor. “Konut fiyatları çok pahalı” demek “Konutta balon var” anlamına mı geliyor? Bu konuyu açmamız lazım. Bir sektörde fiyat pahalı olabilir ama balon olu...
26.8.2015
Sıkıntılı olabilecek iki üç aya hazır olmak lazım
Küresel piyasalarda önceki gün oluşan fırtınalar dün bir miktar hafifledi. Daha önceki yazılarımda da vurguladığım üzere, şu an Türkiye açısından durumu değerlendirirken, artık iç faktörler ve dış faktörlerin birlikte ele alınması gerekiyor. Bundan üç beş gün öncesine kadar, iç siyasi ve ekonomik fa...
25.8.2015
Küresel spazm
Bu haftaya küresel gelişmelerin ve bir anlamda küresel borsa paniğinin etkisiyle başladık. Dün borsada düşüş bir ara yüzde 5’i geçerken, gösterge faiz yüzde 11.33 seviyesine geldi. Döviz sepeti adını verdiğimiz yüzde 50 euro ve yüzde 50 dolardan oluşan sepet dün tarihi rekor kırarak 3.21 seviyesini ...
SON DAKİKA HABERLERi