Genç yaşta İslam ordusuna kumandan olduHz. Üsame’nin çocukluğu Allah Resulü’nün yanında geçiyor, Efendimizin ilmi ve terbiyesiyle yetişiyordu. Bu arada fethedilecek yerlere İslam ordusu gönderiliyor ve orada İslam herkese anlatılıyor, tebliğ yapılıyordu. İşte böyle bir zamanda Allah Resulü kendi eliyle yetiştirdiği Hz. Üsame b. Zeyd’i ordunun başına kumandan tayin ediyordu... Ali DEMİREL alidemirel@bugun.com.tr Öyle bir ordu düşünün ki, bu ordunun başında henüz on dört yaşında çocuk denilebilecek yaşta genç bir komutan var. Ve yine düşünün ki bu durumu orduda bulunan hiç kimse yadırgamıyor. Çünkü herkes biliyordu ki İslamordusunun başına geçen bu genci Allah Resulü atamıştı ve bu genç komutan her yönüyle çok donanımlıydı. Gerek bilgisi, gerek savaş kabiliyeti mükemmel birisiydi. İşte İslamordusunun bu genç yaştaki kumandanın ismiHz. Üsame b. Zeyd idi. Allah Resulü’nün azatlı kölesi Hz. Zeyd b. Harise’nin oğluydu Hz. Üsame. Hz. Üsame’nin çocukluğu Allah Resulü’nün yanında geçiyor, Efendimizin ilmi ve terbiyesiyle yetişiyordu. Bu arada İslamdini büyüyor yeni yeni yerlere ulaşıyordu. Fethedilecek yerlere İslamordusu gönderiliyor ve orada İslam herkese anlatılıyor, tebliğ yapılıyordu. İşte böyle bir zamanda Allah Resulü kendi eliyle yetiştirdiğiHz. Üsame b. Zeyd’i orduya kumandan tayin etti. ORDUNUN BAŞINDA BiR ÇOCUK VAR! Hz. Üsame, Efendimizle pek çok savaşa katılmıştı. Yine bir gün Allah Resulü onu azgın birmüşrik topluluğu olan Übna kabilesine bir baskın yapmakla vazifelendirdi. Bu sıradaHz. Üsame sadece yirmi bir yaşındaydı. Ve düşünün ki bu ordudaHz. Ömer,Hz. Said b. Ebi Vakkas gibi önde gelen sahabiler de vardı. Ancak bu büyük sahabiler asla Hz. Üsame’yi küçük görmüyordu.Onun liyakatli olduğuna inanıyor, ona itaat ediyorlardı. İşte o büyük sahabilerdeki şuur da böyleydi. Yaşı küçük de olsa bir komutana itaat edilir ve güvenilir idi.Önemli olan soy, yaş ve asalet değil liyakatti. İşte tambu sıralarda bazı kimseler arasında, “Ordunun başında bir çocuk var.” dedikodusu yapılmaya başlandı. Allah Resulü bunu duyunca çok üzüldü ve yatağından hasta hasta kalkarak şöyle buyurmuştu: “Ey insanlar!Hz. Üsame b. Zeyd’in kumandanlığına karşı çıkıyorsunuz. Siz bundan evvel Üsame’nin babası Zeyd b. Harise’nin kumandanlığına da dil uzatmıştınız. Allah’a yeminler olsun ki Zeyd b. Harise bu işe layıktı. Allah’a yemin ederimki o insanlar arsında en sevdiğimbirisiydi. Allah’a yemin ederimki Üsame de bu işe layıktır.O babasından sonra insanlar arasında en çok sevdiğimbirisidir. Şimdi onu size tavsiye ediyorum. Çünkü o sizin salih olanlarınızdandır.” EFENDiMiZ VEFAT EDiYOR Hz. Üsame b. Zeyd, Allah Resulü’nün verdiği bu önemli görevi yerine getirmek için ordusuyla tamyola çıkmaya hazırlanmıştı ki, bir haber aldı. Allah Resulü’nün hastalığı gittikçe artmıştı.Hz. Üsame yola çıkmadan Efendimizi ziyarete gitti. Çok üzgündü ve o gün sefere çıkmadı. Ertesi gün yine Allah Resulü’nün ziyaretine geldi. Bu sefer Allah Resulü: “Haydi Allah yardımcın olsun” diyerek savaşa yolladı. Ne var kiHz. Üsame’nin ordusu tamyola çıkacakken Allah Resulü’nün vefat haberi geldi.Hz. Üsame ve diğer sahabiler çok üzüldü. Gözyaşları içinde tekrar Medine’ye döndüler.Hz. Üsame b. Zeyd, Allah Resulü’nün defin işleriyle de bizzat ilgilenmişti.Onun omübarek naaşını kabre bırakanlar arasındaydı. ONU NASIL AZLEDEBiLiRiM? Efendimizin vefatından sonraHz. Ebubekir halife seçilmişti.Hz. Ebubekir kendisindenHz. Üsame’yi ordunun başından alınması gerektiğini teklif edenlere: “Allah Resulü’nün ordunun başına getirdiği bir kumandanı nasıl azledebilirim! Allah’a yemin ederimki kaplanların beni parçalayacağını bilsem Resulullah’ın emretmiş olduğu bir orduyu seferden alıkoyamam. İşte bu genç yaştaki sahabi kendisinden sonra gelen nesillere hep örnek teşkil etmiştir ve edecektir. Günümüz gençlerinin Hz. Üsame’nin hayatını önemle incelemelidirler. O, daha çocuk denilebilecek bir yaşta İslam ordusunu kumanda etmesini bilmiştir. Bu ne sorumluluk, bu ne şuur? BİR DUA BiZi KORU MUHAFAZA EYLE Ya Rabbi! Bizi, Seni çok zikreden, Sana çok şükreden, Sana çok itaat eden, Sana karşı içi saygı ve huşu ile dopdolu olan, dua dua yalvaran ve durmadan Sana teveccüh eden kullarından eyle. Bizi bizle baş başa bırakma. Tuttuğumuz oruçlarımızı kabul eyle. Bizleri her türlü bela vemusibetler koru,muhafaza et. ALTIN ÖĞÜTLER Şöhrette afet vardır Allah dostlarından Abdülhâlık Gucdevânî Hazretleri bir sohbetlerinde şöyle buyuruyorlar: Ey oğul! Sana vasiyet ederimki; bütün hâllerinde ilim, edep ve takva üzerinde olasın!.. Geçmişlerin eserlerini oku ve Ehl-i sünnet velcemaat yolundan git! Fıkıh ve hadis öğren ve câhil sofîlerden bucak bucak kaç! Namazlarını,mutlaka cemaatle kıl! Şöhretten gücünün yettiği kadar uzaklaş! Şöhrette âfet vardır. Makamlarda da gözün olmasın; dâima kendini aşağılarda tut! Takat getiremeyeceğin işe kefil olma! Halkın seni alâkadar etmeyen işlerine karışma! Her hususta dengeyimuhafaza et! HADİS BAHÇESİ Allah’ın rahmeti geniştir Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: “Allah, rahmetini yüz parçaya ayırmıştır. Doksan dokuz parçasını kendi katında alıkoymuş, birini yeryüzüne indirmiştir. İşte varlıklar bu bir parça rahmet sebebiyle birbirlerine acırlar. Hatta hayvanlar, yavrusunun üzerine basacağı endişesiyle ayağını çekip kaldırır.” (Riyazü’s-Salihin, ErkamYayınları) Hadisin verdiği mesajlar: 1- Allah’ın rahmeti sınırsızdır. Bizlere o sınırsız rahmetten çok küçük bir parçası verilmiştir. Dünya hayatında görülen şefkat ve merhametin kaynağı işte bu yüzde birlik rahmettir. 2- Allah kıyamette kullarına sınırsız rahmetiylemuamele edecektir. 3- Merhameti böylesine bol Rabbimizin rahmet ve bağışını kazanabilmek için hep ümit içinde yaşamamız gerekir. BİR NÜKTE Affetmet cezalandırmaktan daha etkilidir Düşmanını yendiğin zaman onu affet, zaferinin şükrünü yerine getirmiş olursun. Düşmanına zarar vermek seni ondan daha küçük yapar, intikamalmak onunla aynı seviyeye getirir, affetmek ondan üstün yapar. Affetmek cezalandırmaktan daha etkilidir; çünkü affetmek insanın nezaketini, iyi yürekliliğini gösterdiği hâlde cezalandırmak kabalığını, kötü yürekliliğini gösterir. |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
|
Necip Fazıl Kısakürek'in meşhur Sakarya şiiri Uğur Işılak tarafından...
14 yaşındaki çocuk, elini kaptırdığı kıyma makinesiyle hastaneye...