Şebnem ÖZCAN
sebnemo@bugun.com.tr
Nasıl da zayıflamış, bütün fazlalıklarından kurtulmuş.
Maşallah, sevgili Seren mankenlere taş çıkartacak kadar güzelleşmiş.
Helal olsun.
Dün kendisini telefonla aradım.
"Anlat bakalım arkadaşım, nasıl bu kadar güzelleştin" diye sordum.
Sağ olsun, sır gibi sakladığı formülünü benimle paylaştı.
3 ayda, 79 kilodan 60 kiloya inmiş.
İlk önce, kendi başına iki haftada 8 kilo vermiş.
Ardından Bodrum'da 40 günde 12 kilo daha vermiş...
Yalıkavak'ta Osman Müftüoğlu'nun zayıflama kampına gitmiş...
Günde1200 kalorilik bir beslenme uygulamışlar.
Sordum, "Sen daha önce Muzaffer Kuşhan'ın Polenezköy'deki zayıflama kampına da gitmiştin, oradaki diyet mi daha ağırdı, Bodrum'daki mi?"
"Muzaffer Kuşhan'ınki" diye cevapladı.
"Burada diyetin yanı sıra çok sıkı spor programı da uyguladılar. Sadece boğazından kesmiyorlar, sıkı bir şekilde spor da yaptırıyorlar. Sabah akşam 45'er dakika yürüdüm. Her gün su jimnastiği yaptım. Suyun içinde ellerimi, kollarımı, tüm bedenimi çalıştırdım. O kadar faydalı ki anlatamam. Günden güne eridiğimi gördüm ama inan hiç şikâyetçi olmadım. Çünkü hiç aç kaldığımı hissetmedim. Ha unutmadan söyleyeyim, haftada 3 gün de plates çalıştım."
XXXXX
Çok merak ettim ve sordum:
"Peki bu kadar hızlı bir şekilde 19 kilo verdin, vücudunda hiç sarkma olmadı mı?"
Yanıtı iddialıydı:
"İnan olmadı, her yerim taş gibi..."
Ben telefonun öbür ucunda kahkahalar atarken, o da gülümsüyordu...
"Biliyor musun artık ben de senin gibi kahkaha atabiliyorum. Oysa daha 3 ay öncesine kadar sürekli ağlayan bir kadındım. Kızımın mezarının peşinde koşan, mutsuz, çevresini de mutsuz ve huzursuz eden bir insandım. Kilo vermek mutlulukmuş..."
XXXXX
Seren devamını heyecanla şöyle anlatıyor; "Yeni Zelenda'da, Avustralya'da ağaçların üzerinde yaşayan Koala diye bir hayvan var bilir misin? Öyle toparlak, sessiz, hareketsiz... Bir dalın üzerinde saatlerce kıpırdamadan oturur. Biliyor musun eskiden Koala'ya benzeyen bir insandım. Hiç hareket etmezdim. Kumandayı bile hizmetçim sehpanın üzerinden alır, bana verirdi. Şimdi her yere, her işe koşuşturuyorum, deli gibi spor yapıyorum. 3 kez hamilelik yaşadım. Vücudumda şişlikler vardı. 6 sene sonra gururla plaja indim. Ben manken değilim, vücudumla ilgili bir iddiam yok. Ancak bedenimi de ruhumu da iyi duruma getirdim. Kızımın mezarını buldum, dertler bitti ve hayata dönmeye karar verdim. Bu kadar üzüntüden sonra hayata döndüm. Ne yalan söyleyeyim 'güzel' de oldum."
XXXXXXX
Ha atlamayalım, Seren Serengil eylülde 8 şarkılık bir albüm çıkarıyor.
Kendi besteleri de var, Serdar Ortaç'tan da, Soner Sarıkabadayı'dan da şarkılar almış...
Albümün ismi "Ben Adamı Ayrılırken Tanırım.'
Bir Soner Sarıkabadayı şarkısı...
Ayrıldığı eşi Musa'ya ithafen yazılmış.
Annesi şarkıyı duyunca Seren'e espriyi patlatmış:
"Şunları evliyken tanısan da bu kadar para gitmese..."
Hay ilahi Nevin Hanım!
Yazarın Son Yazıları
SON DAKİKA HABERLERİ